AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Sarkozy'nin zebanileri...

Yaşadığımız yüzyılın en belirgin özelliği haline gelen çok kültürlü toplum modelini reddeden, kimlikleri, dini sembolleri yok sayan Fransa'nın jakoben ve de çok numaralı uyduruk cumhuriyet modeli iflas etmiş bulunuyor.

Şimdi ırkçı Avrupa'nın Paris'te son tangosunu seyrediyoruz. Neredeyse bütün bir Avrupa'nın, yıllardır bir türlü "Avrupa ailesi" içinde görmek istemediği, ekonomik ve kültürel olarak itip kaktığı "öteki dünya"nın çocuklarının yaktığı isyan ateşi Parisle birlikte Avrupa'yı da yakıyor.

Fransa, yıllardır farklı kültürden, farklı dünyadan, farklı dinden, farklı medeniyetten olanları reddetti. Onları, Fransa'da doğup büyüdükleri halde kendi "ailesi" olarak kabul etmedi. Medeniyetin ekonomik ve kültürel nimetlerini "öteki" ile paylaşmak istemediği için önce onları işsizliğin, yoksulluğun ve şiddetin kollarına terketti. Bizzat İçişleri Bakanı Sarkozy tarafından "çapulcu" olarak aşağılanan "ikinci sınıf Fransızlar"ın ateşi Fransa'yı içten içe yakıyor.

Yani yıllardır sömürülen Kuzey Afrikalı ve kara Afrikalıların torunları sömürgeci imparatorlukla hesaplaşıyor şimdi... Bunun adına, ister 'iç savaş' deyin, ister 'medeniyetler çatışması' deyin, ister 'terörle mücadele' deyin, isterse 'Hristiyan-Müslüman kapışması' deyin farketmiyor.

Biliyoruz ki, bu yaşananlar küreselleşme, insan hakları, demokrasi, liberalizim ve özgürlük masallarının sonudur. Bunlar insani hasletleri yokeden sömürgeciliğin, despotizmin yüzyıllardır insanlığın içine attığı cehennem ateşleridir. Ve bunlar, sömürgeci atalarından devraldığı mirasla Türkiye'yi bile "bizden değil" diye reddeden Sarkozy'nin zebanileridir...

Ne yazık ki, geçmişi insanlık ayıplarıyla dolu olan Fransa yakın geçmişte de aynı insanlık ayıplarını işlemeye devam etti. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Daha bir yıl önce Fransa'da "tek kimlikli vatandaşlık" adeta zorla dayatıldı, dini semboller okullarda yasaklandı. Öyle ki, başörtülü öğrenciler için okullarda "tecrit odaları" bile kuruldu, onlara vebalı muamelesi yapıldı

Tam da The Independent Gazetesi'nin dikkat çektiği gibi, Fransız Devrimi'nin üç sloganı olan özgürlük (Liberte), eşitlik (Egalite) ve kardeşlik (Fraternite) sanki bir Fransız masalına dönüştü.

Fransa'da Nazi dönemi uygulamalarını çağrıştıran bu görüntüler yaşanırken, her zaman sağduyunun ve "insani duruş"un temsilcisi olması gereken Fransız aydınları, düşünce önderleri sadece seyrettiler. Şimdi de Paris'in yanışını seyrediyorlar.

Oysa, ayrıcı ve ırkçı sistemlerin bozgunlara yolaçacağını en iyi aydınların bilmesi gerekir. Çünkü aydınlar, toplumların en güvenilir "hafızası" olmak durumundadır.

İnsanlık tarihini ve hatta yakın tarihi dikkatle incelediğimizde, yasakların sonunda yenilgilerle bittiğini çok rahatlıkla görürüz.

Mesela, "Fransız modeli"nden fotokopi çekilerek çoğaltılan Türkiye'deki "ulus devlet modeli"nde sayısız "yasak" ve "yenilgi" örnekleri vardır. Daha 10 yıl önce, Türkiye'yi adeta "yasaklar haritası"na dönüştüren "28 Şubat" aynı zamanda bir yenilginin adıdır.

Umarız, Fransa'yı yakıp, yıkan bu isyan ateşi bütün Avrupa ile birlikte bizdeki "Sarkozy dangalakları" için de bir ders olur.


9 Kasım 2005
Çarşamba
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED