|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Güney Kıbrıs AB Daimi Temsilcisi Emiliou, Türkiye'nin AB üyeliğine 'evet' derken, stratejik davrandıklarını belirterek, "Umudumuz adanın birliğini sağlayacak tatminkar bir uzlaşma bulunması" dedi
Türkiye'nin AB ile müzakerelerinde en büyük engeli çıkaran Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB Daimi Temsilcisi Nicholas Emiliou, Yeni Şafak'ın sorularını yanıtladı. Emiliou, AB üyeliklerini Türkiye'ye karşı 'sayı kazanmak' amacıyla öne sürmediklerini belirterek, Ankara'nın gerekli koşulları yerine getirmesi halinde Birliğe tam üye olacağına inandığını söyledi. Rum Büyükelçi, Türkiye'nin uyguladığı liman ambargosunu kaldırmaması halinde ise AB ile çok büyük sorun yaşayacağını savundu. Türkiye ile müzakerelerin başlamasına Güney Kıbrıs nasıl yaklaşıyor?
Güney Kıbrıs halkı Türkiye'nin üyeliğine nasıl bakıyor? Türkiye, Avrupa halkını kazanmak için ne yapmalı? İlk olarak söylemeliyim ki sadece Kıbrıs değil, Avrupa halkı ekonomik nedenlerle kuşkuyla yaklaşıyor. İşsizlik büyük bir sorun. Birçok insan Türklerin kendi işleri almasından endişe duyuyorlar. Ayrıca Türkiye'yi yakından tanımıyorlar. Büyük nüfusunuz da insanları Türkiye'nin üyeliğine karşı daha da kuşkucu yapıyor. Ayrıca kültürler arasındaki fark da unutulmamalı. Komisyon tarafından Türkiye için önerilen sivil diyalog stratejisi oldukça yararlı olabilir. Ayrıca Türkiye'nin son 20-30 yıldır imajı iyi değildi. Kıbrıs'taki olaylar, Türkiye'nin Güneydoğu sorunu, ülkenin imajı açısından çok demokratik olmayan ve insan haklarının ciddiye alınmadığı izlenimi yarattı. AB ile ilişkilerle birlikte büyük bir değişim yaşandı ancak Türkiye hala AB standartlarının gerisinde ve en önemlisi demokrasi alanında AB standartlarının adapte edilmesi olacak. Türkiye kısıtlamaların karşılıklı olarak kaldırılmasından yana. Rumlar bu fikre nasıl bakıyor? AB, 2006'da Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden doğan yükümlülüklerini ve Kıbrıs da dahil üye ülkelerle ilişkilerini normalleştirme konularının değerlendireceğini açıklamıştı. Sorunların çözülmesi herkesin yararına. Üyeliğimizi kullanarak Türkiye'ye karşı sayı kazanmaya çalışmıyoruz. Bizim katılım anlayışımız ileriye yönelik adımlar atmak. Biz Kıbrıs Türklerinin dış dünyayla ticaretine karşı değiliz ama 1974 olaylarının ardından direkt ya da dolaylı olarak Kıbrıs Türklerinin tanınmasına yol açabilecek gelişmelere karşıyız. Ticareti kolaylaştırmak için yeşil hat tüzüğü yürürlüğe girdi. Ancak Türkiye'nin AB'ye anlaşmalardan doğan yükümlülükleri ile Kıbrıs Türklerine uygulanan kısıtlamalar konusu birbirinden tamamen bağımsız. Referandumun ardından AB'nin Kıbrıs Türkleri için hazırladığı doğrudan ticaret ve mali yardım tüzükleri Rum vetosu yüzünden hayata geçemedi... Komisyonun hazırladığı tüzükler bizim için ve diğer AB ülkeleri tarafından işbirliğini arttırmaktan ziyade, ayrılığı körüklemek olarak görülüyor. Yürürlüğe girmesi için nitelikli oy çoğunluğu gereken tüzükleri başlangıçta bazı AB üyeleri desteklese de, şu anda çoğu bizim pozisyonumuzu anladı. Kıbrıs Türklerine doğrudan ticaretle liman ve havaalanlarının açılması teşvik edici bir yaklaşımın aksine, ayrılığı daha da derinleştiren bir adım olurdu. Tüzükler Kıbrıs Türklerini desteklemekten ziyade referandumda 'hayır' diyen Rumları cezalandırmaya yönelikti. Türkiye'nin tam üye olacağına inanıyor musunuz? Müzakerelerde sonuç önceden garanti edilemez. Eğer Türkiye örneğin limanlarını açmak gibi gerekli AB koşullarını yerine getirir, diğer üye ülkeler gibi davranır ve yapıcı bir ortak olduğunu gösterirse Türkiye'nin bir gün üye olmaması için hiçbir sebep kalmaz. Madalyonun diğer yüzü ise kuşkusuz AB'nin yeni üyeleri hazmetme kapasitesi. Biz de AB olarak ödevlerimizi yapmalıyız. Uyum için birlik ülkeleri içinde kurumsal değişiklikler yapılmalı... Türkiye'nin sizce karşılaşacağı en büyük engel ne olacak? Birinci engel değişimin kendisi olacak. Ordunun rolü örneğin çok zor bir konu. Bu Türk siyasetinin kalbinde. Ayrıca insan hakları konusu var. Bazı çevreler değişime karşı çıkabilir. Ayrıca unutmamalısınız ki AB'nin tüm üyelerini tanımadan birliğe üye olmanız mümkün değil. Politik sorunlar aşılmalı. Bir diğer konu ise iyi komşuluk ilişkileri; sadece Kıbrıs değil, ama Yunanistan ve doğu sınırındaki ülkelerle de tarihten gelen zor konular aşılmalı. Mücadele çok çok büyük olacak... Kıbrıs'ta çözüm AB desteğiyle BM'de olmalı
Adada çözüm için BM çerçevesinde yeni bir girişim bekliyor musunuz? Çözüm AB'nin desteğiyle BM'de olmalı. Kıbrıs AB'nin üyesidir. Nihai çözüm için BM Genel Sekreteri zamanlamanın ve durumunun yeterince olgunlaştığına karar verdiğinde masaya oturmaya hazırız. Ancak çok dikkatli olmamız ve hazırlanmamız lazım. Çünkü referandumla gelebilecek ikinci bir başarısızlığı kaldıramayız. Papadopulos'un New York temasları sırasında ve geçen Haziran ayında tutumumuzu BM'ye ilettik. Çözüm arayışları adada kalıcı bir bölünmeye yol açmamalı. Bu hepimiz için felaket olur. Kıbrıs AB ile ilişkilerinde Türkiye'nin önüne bir koşul olarak sunuldu. Ancak siz bölünmüş bir ülkenin tek temsilcisi olarak AB'ye üye oldunuz.
Açıkçası tersini düşünüyorum. Mart 1995'te Türkiye Gümrük Birliği'ne kabul edildi. 1999'da Kıbrıs'a üyelik yolu açılırken Türkiye aday ülke statüsünü kazandı. 2004'te bize üyelik yolu açıldığında Türkiye'ye müzakerelere başlaması için tarih verildi. Ben Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde büyük rol oynadığını düşünüyorum.
|
|
![]() |
|
|
|
|