AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Ekonomik ve Sosyal Konsey'de MÜSİAD'ın görüşleri

Bilindiği üzere, ülkemizde, sosyal güvenlik sistemi, başta Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Bağ-Kur, Emekli Sandığı (ES) olmak üzere, çeşitli sigorta sandıkları, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetlerden oluşmaktadır. SSK, özel sektörde çalışan işçiler, kamu işçileri, tarım işçileri ve isteğe bağlı sigortalılara hizmet vermektedir. Bağ-Kur esnaf ve sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar ile çiftçiler ve isteğe bağlı sigortalıları (ev hanımları ve muhtarlar), Emekli Sandığı ise devlet memurlarını kapsamaktadır. Sosyal güvenlik sistemini oluşturan bu kurumların ödediği emekli aylıkları ve muhtaç yaşlılara verilen sosyal yardımlar, düşük seviyelerde kalmış; sağlık hizmetlerinde yeterli yaygınlık ve kalite sağlanamamış; sosyal güvenlik kapsamı toplumun tümüne yaygınlaştırılamamıştır. Nüfusu genç bir toplum olmamıza rağmen, sistemin hızla bozulan malî dengesi, ekonomik istikrarı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

* * *

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısı'yla kısa ve uzun vadeli sigortalar tek çatı altında toplanmakta ve nüfusun tümüne hakkaniyete uygun, eşit, koruyucu ve tedavi edici kaliteli sağlık hizmetinin sunumunun düzenlendiği genel sağlık sigortası sistemi oluşturulmaktadır. TBMM'ye sevk edilen bu Yasa Tasarısı, 147 asıl, 37 geçici maddeden oluşmakta; SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensupları tek bir çatı altında toplanmakta ve aynı emeklilik rejimine tâbi olmaktadırlar. Ve Sosyal Güvenlik Kurumu Kanun Tasarısı, sosyal güvenlik alanında norm ve standart birliğinin sağlanması ve tüm sosyal güvenlik hizmetlerinin tek çatı altında toplanmasını sağladığı için, MÜSİAD'a göre, yerinde bir düzenlemedir. Sosyal Güvenlik Kurumu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Primsiz Ödemeler Kanunu ve Kuruma yetki veren diğer kanun hükümlerini uygulamak üzere kurulması öngörülmüş olsa da, siyasi otoritenin müdahalesine imkân verecek tarzda yapılandırılmış olması hasebiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yönetim biçimi ve işleyişine ilişkin bazı maddelerde değişiklikler yapılması gerekmektedir.

* * *

TBMM gündemine alınan Sosyal Güvenlik Kanun Tasarılarına ilişkin olarak Ramazan Bayramı öncesinde toplanan Ekonomik ve Sosyal Konsey'e katılan MÜSİAD, aşağıda ele alacağımız görüşleri ve değerlendirmeleri dile getirmiştir. Konsey'e sunulan rapora göre, bunlar kısaca aşağıdaki gibidir:

- Sosyal Güvenlik Kurumu Kanun Tasarısı'na göre, kurumun organları olan Genel Kurul ve Yönetim Kurulu'nun, sosyal tarafların temsiline imkan verecek biçimde oluşturulmasına ve Genel Kurul'da sosyal tarafların temsilcileri çoğunlukta olmasına rağmen, icra organı olan yönetim kurulunda devlet tarafından atanan temsilciler çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu durum, sosyal taraflarla birlikte sorunların çözümlenmesi yaklaşımıyla bağdaşmamaktadır. 11 üyenin 6'sı atanmış, 5'i seçilmiş üyedir. Toplantı 6 üyenin katılımı ile yapılabilecek ve kararlar salt çoğunluğun oyları ile alınabilecektir; bu sakıncalıdır ve düzeltilmelidir.

- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı'na göre, devlet, uzun vadeli sigorta kolları olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına % 5 oranında katkı sağlamakla birlikte, ücretler üzerindeki prim yükü hâlâ oldukça yüksektir. Toplam sosyal güvenlik prim oranları, % 33,5 ile % 39 arasında değişmektedir. Yüksek prim oranlarının hem kayıtdışı çalışmayı özendirdiği, hem yeni yatırım yapılmasını ve istihdamı, dolayısıyla ülke ekonomisini olumsuz etkilediği bilinmekte; istihdamı teşvik amacıyla bazı bölgelerde primlere yönelik teşvikler uygulanmaktadır. Bu yasal düzenlemeler, çalışan ve işveren primlerinin azaltılması ve kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması için, bir fırsat olarak değerlendirilmeli; sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı bir yapıya kavuşması, ancak aktif sigortalı sayısının artırılması ve çalışanların % 52'sini oluşturan kayıtdışı istihdamın düşük prim oranlarıyla cezbedilmesi yoluyla sağlanmalıdır.

- Sosyal güvenlik, temel insan haklarından biri olmakla birlikte ve tam bir sosyal güvenlik sisteminin tüm nüfusu ve tüm riskleri kapsaması gerektiğine inanılmakla birlikte, Genel Sağlık Sigortası, Bütçe üzerinde ilave yüklere yol açacaktır. Çünkü, Genel Sağlık Sigortası, 1992 yılında uygulamaya başlanan "yeşil kart"tan daha geniş kapsamlıdır. Bu kesimin sigorta primleri, devlet tarafından ödenecektir. Bu nedenle, sağlık sigortası priminin ödenmesinde yoksulluk tespiti objektif kriterlere ve ciddi bir tespit sistemine bağlanmalıdır. Üstelik, etkin bir takip sistemi kurularak sigortalının gelir değişiklikleri takip edilmelidir.

* * *

MÜSİAD'ın TBMM gündemine alınan Sosyal Güvenlik Kanun Tasarılarına ilişkin olarak, Ekonomik ve Sosyal Konsey'de dile getirdiği görüş ve değerlendirmelerin bir kısmına bu yazımda yer verdim. Konsey'e sunulan Dernek Raporu'nda yer alan başka görüşleri, daha sonra yeri geldikçe ele alıp değerlendireceğim.



9 Kasım 2005
Çarşamba
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED