|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
ediyoruz, o da bizden!
Guardian gazetesinin muhabiri Jon Henley, Fransa'da şiddet olaylarının patlak verdiği yerlerden Paris'in yaklaşık 21 kilometre kuzeyindeki Sevran'a gitti. Henley'nin görüştüğü yaşları 15 ila 21 arasında değişen gençlerden biri olan Raşit, hükümete öfkesini şu sözlerle anlattı "Çünkü nefret ediyoruz, çıldırmış durumdayız. Artık yeter. Şuraya bakın. Berbat bir yer burası, bir çöplük. Biz burada hiçbir şeyiz. Burada bize sunulan bir şey yok" Yanan her araç Sarkozy'e mesajdır Sylla adında 18 yaşındaki genç ise eleştiri oklarını Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'ye yönelterek, "Karşımızda Sarkozy'nin polisleri var. Sarkozy gitmeli. Çenesini kapayıp özür dilemeli ya da defolmalı. Çünkü onun bize saygısı yok. Bizi 'hayvan' olarak nitelendiriyor, sokakları temizleyeceğini söylüyor. Esasında durumu daha da kötüleştiriyor. Yanan her araç Sarkozy için bir mesajdır" diye konuştu. "Henry gollerini Fransa için atmıyor" Yaşı 16 olan Ali adındaki bir genç ise hükümete karşı öfkesini şöyle özetledi. "Araçları ateşe veriyoruz çünkü kendimizi ancak böyle ifade ediyoruz. Bunun için bir bira şişesi yetiyor. Biri aracın camını kırıyor diğerimiz yanan şişeyi içine atıyoruz." Kendisinin Fransa milli takım oyuncusu Thierry Henry'nin fanatiği olduğunu açıklayan Ali sözlerini şöyle sürdürdü: "Henry gollerini Fransa için mi atıyor zannediyorsunuz, Kendisini bir Fransız olarak mı hissediyor. Biz Fransa'dan nefret ediyoruz, Fransa da bizden. Ben ne olduğumu bilmiyorum. Burada evim yok, ailem Cezayir'de, Her türlü durumda Fransa bizi eziyor. Biz tıpkı deli dana gbiyiz her an dayak yiyoruz" Ziwyana Şerif (17) Bu ırkçılık değil. Polisin itiraf etmesi gereken bir hata olduğunu düşünüyorum. Ama ırkçılıkla her gün karşılaşıyorum. İnsanların yüzü bir siyah ya da bir Arap görünce hemen değişiyor. Bu gençlerin ölümü bardağı taşıran son damla oldu. Mehmet Altun (15) Polis her zaman gelir ve bizi taciz eder. Bizden günde 10 kere kimliklerimizi isterler. Bize suçlularmışız gibi davranıyorlar. Özellikle de İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy... Arabaları ateşe vermek iyi bir şey değil ama dikkati çekmek için bir yol. Mamadou Nyang (19) Üzerimdeki giyside 'Yok yere öldüler' yazılı. Bu, ölen Banu ve Ziyad'ın anısına... İki yıl önce okulu bıraktım ve o zamandan beri bir işe giremedim. İsmimi ve yaşadığım yeri söyler söylemez, bana o işe başkasının alındığını söylüyorlar. Polisten nefret ediyorum. Bilal (Devlet memuru - 29) Devlet hizmetinde bile mağdur ediliyoruz. Beyaz Fransızlar'ın iki katı çalışmamız gerekiyor. Fransa'daki sorun bu. Polis gençlerin trafoda bir kilometre boyunca ölüme koşmalarını durdurmak için hiçbir şey yapmadı. Onlar barış istiyorsa, biz de adalet istiyoruz. Türk gençleri de bir gün isyana katılacak Olayların alevlenmesinin Fransa İçişleri Bakanı Sarkozy'nin göçmenlere yönelik hakaretlerinin sebep olduğunu belirten Fransa Yurttaşlar Meclisi Başkanı Ümit Metin, "Türk gençleri bugün olmasa bile bir gün mutlaka olaylara karışacaktır" dedi Fransa'da yabancılara yönelik bir kuruluş olan Fransa Yurttaşlar Meclisi sözcüsü Ümit Metin, Fransa'da son günlerde yaşanan olayların temelinin eskiye dayandığını söyledi. Ümit Metin, "Başkent Paris'in banliyölerinde meydana gelen olayları, bugünün şartlarında ele almanın dışında 35-40 yıl gibi bir süreci değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Fransa İçişleri Bakanı Nicholas Sarkozy, varoşlarda yaşayan çocuklara açıkça hakaret ediyor. Olayların ilk başladığı yerdeki bir camiye polis gaz sıkıyor ama yanlışlık oldu diye özür dileme gereği bile duymuyor. Gençlere 'pislik' diye hitap edebiliyor, bunlar da gençleri çileden çıkarıyor" şeklinde konuştu. Olayları bölgede yaşayan Türkler açısından değerlendiren Metin, "Türk gençleri bugün olmasa bile bir gün mutlaka olaylara karışacaktır" dedi. Chirac'a şampiyonluk kupasını göçmen fubolcular vermişti Fransa milli takımı da Afrikalı göçmen futbolcularla dolu. Fransa'ya 1998 Dünya Kupası'nı kazandıran takımda yer alan futbolcuların çoğu ikinci ya da üçüncü kuşak Afrikalılar. Bunların başında Cezayir asıllı Zineddin Zidane, Senegal asıllı Patrick Vierira, Thierry Henry ve Lillion Thuram geliyor. Fransız milli futbol takımının eski oyuncusu Lillion Thuram, banliyö gençlerini tahrik ettiği gerekçesiyle İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'ye sert eleştirilerde bulundu. Aynı zamanda Fransa Entegrasyon Yüksek Konseyi üyesi Thuram, "Ben de banliyölerde büyüdüm. Gençleri ayak takımı diye eleştirmek yanlış. Sorunların neden ve nasıl kaynaklandığına herkesin daha iyi bakması gerekir'' dedi. Avrupa'da şimdi 'Paris' sendromu! Günlerdir gündemi işgal eden Paris'teki olaylardan sonra geçtiğimiz akşam Almanya'nın başkenti Berlin'de yabancıların yoğun olarak yaşadığı bir semtte 5 arabanın yakılması, Avrupa başkentlerinde 'Paris' korkusu başlattı. Berlin İçişleri Senatörü Ehrhart Körting'in "Berlin'de arabaların yakılması ile Paris'teki olaylar arasında bir paralel kuramıyorum" şeklinde konuşmasına rağmen, böylesi olayların bir daha yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çekmesi bu korkuyu ortaya koydu. Belçika'da ateş apartmanlara sıçradı Belçika'da ise olaylar endişe verici boyutlara ulaştı. Başkent Brüksel'de araç kundaklamanın yanında dün gece dar gelirli vatandaşların yaşadıkları iki ayrı apartman kundaklanmak istendi. Günlerdir teyakkuzda olan polis Anderlecht ve Vorst semtlerindeki 'sosyal konutlar'ın bodrum katına molotof kokteyli atan kişileri arıyor. Kundaklanmak istenen apartmanlardeki alevler büyümeden kontrol altına alındı. Ulusal Kriz Merkezi Başkanı Fernan KoekeLberg, Belçika genelinde bir gecede 20'ye yakın aracın ateşe verildiğini belirtti. 50 yıl sonra ilk kez olağanüstü hal ilanı Fransa'da Paris'in banliyölerinde başlayan ve giderek yayılan isyan olaylarını bastıramayan hükümet 1955 yılında cezayir için ilan ettiği olağanüstü hali 50 yıl sonra bir kez daha uygulamaya koydu. Yayımlanan kararnamede 3 Nisan 1955 kanununun 25 bölgenin tümü ya da bir kısmında uygulanacağı kaydedildi. Ancak olağanüstü hal ilanına rağmen, olaylar dün gece de sürdü. Ancak yetkililer yine de olaylarda şiddet düzeyinin önceki geceye göre azaldığını söyledi. Fransa İçişleri Bakanı Nicholas Sarkozy de şiddet düzeyinin düşmesinin önemli olduğunu belirtti. İsyancı göçmenler vatandaşlıktan çıkarılsın
Fransa'daki aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi (FN) lideri Jean-Maire Le Pen, son şiddet olaylarına karışan göçmen kökenli gençlerin, Fransız vatandaşlığından çıkarılması gerektiğini iddia etti. Yabancı düşmanlığıyla tanınan Le Pen, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Ailelerinin değil, ancak bu olaylara karışan gençlerin vatandaşlığı düşürülmeli. Yeraltı ekonomisi bırakılmalı'' diye konuştu.
|
|
![]() |
|
|
|
|