AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
G Ü N D E M
Dostum Abdullah Gül'ün yüzündeki gülümseme

İngiltere Dışişleri Bakanı Straw, müzakerelerin başlamasının Türk halkı için önemini "Lüksemburg'a geldiğinde dostum Gül'ün yüzündeki gülümsemeden bunu anlamak kolaydı" sözleriyle değerlendirdi

Türkiye AB arasında üyelik müza-kerelerinin başlamasında büyük çaba harcayan İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Türk halkıyla arasında büyük bir dayanışma olduğunu söyledi. Straw, müzakarelerin başlamasının kendisi için çok önemli olduğunu belirterek, "Kuşkusuz Türk halkı için de bu çok önemli bir adım. Görüşmeleri başlatmak için Lüksemburg'a geldiğinde dostum Abdullah Gül'ün yüzündeki büyük gülümsemeden bunu anlamak kolaydı" dedi.

Straw, Ramazan Bayramı öncesinde El Hayat Gazetesi'nde yayımlanan 'Türkiye'nin Avrupa Yolculuğu ile İlgili Görüşüm' adlı makalesinde Türkiye'nin AB üyeliğini değerlendirdi. Straw'un yazısı şöyle:

"Bir kaç hafta önce, sabahın erken saatlerinde Lüksemburg'da bir otel odasında oturmuş, Avrupa Birliği'nin tarihinde çok önemli olan bir günü düşünüyordum.

Birkaç saat öncesinde, bir alışveriş merkezinin karşısındaki gri ofis binasında, tarihi bir karar alınmıştı: AB'nin en büyük, en kalabalık Müslüman komşusu Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanacaktı.

Önümüzde uzun bir yol var. Türkiye gerçek anlamda en az bir on yıl daha AB'ye katılmayacak. Şimdiden kayda değer bir reformlar yolculuğuna başlamış olan ülkenin AB'ye girebilmesi için daha da çok değişimden geçmesi gerekiyor. Ancak, haftalar süren yoğun görüşmelerin ardından müzakere yolunun açılmasının aslen çok büyük önem arz ettiği gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil.

Bu kararın benim açımdan önemi büyük; kuşkusuz Türk halkı için de bu çok önemli bir adım. Görüşmeleri başlatmak için Lüksemburg'a geldiğinde dostum Abdullah Gül'ün yüzündeki büyük gülümsemeden bunu anlamak kolaydı.

Bu bana Türk halkıyla aramda büyük bir dayanışma olduğunu hissettiğim çok üzücü başka bir olayı anımsattı. Yaklaşık iki yıl önce (Kasım ayında) İstanbul'da İngiliz Konsolosluğu'nun enkazları arasında duruyordum. Bina birkaç saat önce El-Kaide bağlantılı intihar bombacıları tarafından bombalanmış, 13 Türk ve üç İngiliz hayatını kaybetmişti. Hissettiğim ilk duygu, bu eylemin ardındaki mutlak kötü emel karşısında duyduğum dehşetti; ama aynı zamanda Türk insanı ve Türk hükümetine karşı hissettiğim çok güçlü bir dayanışma hissi vardı. Teröristler bizi ne kadar bölmeye çalışırsa çalışsın, bu dayanışmayı bozamayacaklar diye düşünmüştüm.

Avrupa Birliği'nin kendi içinde de Türkiye'nin AB üyeliği hakkında yaygın ve çoğu zaman tutkulu bir destek var. Bazıları kuşkularını ifade etse de, AB'nin şu andaki 25 üyesinin hepsi de görüşmelerin başlamasından önce bu konuda mutabakata varmıştır. Memnuniyetle belirtmeliyim ki Türkiye'nin davası Parlamento'nun her iki kamarasında da tüm partilerden destek almaktadır.

İleri doğru atılan bu büyük adımdan tüm taraflar yarar görecektir. Türkiye çok uzun süre AB'ye katılma umudunu taşımıştır ve bu karar ülkenin reform programına yeni bir ivme kazandıracaktır.

Halihazırda AB içinde olanlarımız için bunun anlamı, yakın bir ortağın bize biraz daha yaklaşacak olmasıdır. Türkiye hızla büyüyen bir ekonomiye sahiptir, AB ihracatçıları için bir kilit pazar konumundadır ve uyuşturucu kaçakçılığı, sınır ötesi suçlar ve uluslararası terörizme karşı verilen savaşta anahtar rol oynamaktadır.

Tüm bunlar, Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyelik başvurusunu desteklemek için çok iyi nedenler. Ama başka nedenler de var.

Zira, Lüksemburg'taki o ofis binasında alınan karar aynı zamanda AB'nin sadece bir Hıristiyan kulübü olmadığını ortaya koymaktadır; AB, tüm ırk, renk ve inançtan insanın temel ortak değerleri paylaştığı bir ülkeler grubudur.

Hepimiz insan haklarına, insan onuruna ve özgürlüklerine inanıyoruz; bunlar ( bizi bölmeye çalışan teröristlerin barbarlığından bizi ayıran ) ve bizi birbirimize bağlayan ortak insanlığın bir parçasıdır.

Tarih boyunca AB, aralarındaki farklılıkları aşmak için sıklıkla savaş yoluna başvurmuş ülkeler arasındaki bariyerleri yıkma konusunda büyük başarı göstermiştir.

AB, hepimizi birleştiren ortak inançları ve değerleri vurgulamış, bunu yaparken de kıtamızı bu denli zengin ve renkli bir yer haline getiren farklı kültürleri ve gelenekleri kutlamaya ve desteklemeye devam etmiştir.

Türkiye ile müzakereleri başlatma kararı, AB'nin, Avrupa kıtasında uzlaşma ve daha yakın işbirliği sağlamaya yönelik bir güç olarak, bu mevcut rolü sürdüreceğine dair taahhüdünü ortaya koymaktadır.

Bu, kesinlikle iyi bir haber. Hem Türkiye için, hem Avrupa için, hem de İngiltere için."



10 Kasım 2005
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya
| Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık
| Arşiv | Bilişim | Dizi

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED