AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Eğitim değil merhamet

Skandal patlar patlamaz, Başbakan'ın medya eleştirilerinin fazlasıyla "asabi" bulunması, sabık bakan Hasan Gemici'nin mealen "Bütün bunlar AKP'nin kadrolaşması sonucudur" şeklindeki SHÇEK iddialarına gösterilen neredeyse teveccüh düzeyindeki ilgi, medyanın Malatya olayının devam bölümlerine yaklaşım üslubu hakkında fikir vermeye yetiyordu izleyicilere.

Başbakan'ın kızlarla erkeklerin aynı yurtta kalmasının istismar olaylarına sebebiyet vereceğine dair yaptığı açıklamanın, yine öfkeli hareketlerle çağdaşlık örnekleri verilerek gericiliğe dayandırılması da, ne yapılsa aşılamayacağı aşikar o meşum konunun altını bir kez daha çizdi: AKP'nin Meşruiyet sorunu.

Çocuk yuvalarında cinsel istismarı büyük ölçüde engelleyecek ve travma nedenlerinin en ağırlarından birine set çekecek gibi görünen bu öneri bile, medyanın yıllardır besleyip büyüttüğü, "ne pahasına olursa olsun çağdaşlık, cumhuriyet, batıcılık" zaafiyetini ve baz aldığı öncelikler sıralamasında "siyasi tavır ve ideolojik boyutun" birinciliği hiçbir şeye bırakmayacağını anlattı yine herkese.

Bu konuda muhalif mücadele vermek konusunda ağız birliği etmiş gibi davranan medyanın, kuralları kim tarafından belirlenmiş olduğu bile muallak olan çağdaşlığa halel getirilmemesi uğruna, tacizle, tecavüzle büyüyen çocukların giderek ayaklı birer travmaya dönüşmesi ihtimaline bile göz yumma noktasına gelmiş olduğunu gösteren bir resim buradan çıkan. Kötü bir resim, çünkü bu noktadan sonra medyanın sadece sorumlu yayıncılık ilkeleri ve çocukları koruma duyarlılığıyla hareket ettiğine inanmak zor.

Yumuşak karın yayınları

Bu nasıl bir teyakkuz halidir diye sorası geliyor insanın. Aynı gerekçelerle kadın bakan Nimet Çubukçu hakkında yapılan yayınlar da, bir yerlerde önceden üstleri çizilmiş "yeri gelince vurulacaklar" listesinin bulunduğunu bile akla getirebiliyor. Bakan Çubukçu'nun olay yerine varmakta geciktiği doğrudur. Ama, Bakan'ın son üç gündür manşetlerden inmeyen "Çocuk muhbirlerim var" sözü de, okulda dayak yediğini anne babasına söyleyen bir çocuğa muhbir muamelesi yapılmayacağı için, yanlış sözlerle ifade edilmiş iyiniyetli bir çözüm amacı olarak değerlendirilebileceği de doğrudur. Psikologlardan muhbirliğin çocukluğa etkileri başlıklı tefrikalar derlemek yerine, çocukların dertlerini rahatça anlatması konusunda açılmış bir çözüm alanı olarak da alınabilir yani.

Bu nedenle, "Bu Bakan zaten bir vakitler de zinanın suç olarak değerlendirilmesini savunmuştu, bu örümcek kafalıdan daha ne beklenebilir ki" türü yaklaşımları en hafif tabirle artniyetli olarak değerlendirmek, medyaya yapılmış büyük bir haksızlık olmaz.

Ayrıca, Malatya Çocuk Yuvası'ndaki skandalı ortaya çıkaran Deşifre programının sunucusu Mehmet Ali Önel'in de röportajında ifade ettiği, "Bu olay, yılların olayı, sadece Nimet Çubukçu'nun olayı değil. Bunu bir tek Bakan'a mal etmenin çok da doğru olmadığını düşünüyorum." görüşü de doğrudur.

Medyanın özellikle toplumun birkaç madde altında toplanabilecek yumuşak karınları konusunda yaptığı yayınlarda, "üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek" maksadından ivedilikle vazgeçmesi gerekiyor. Çünkü özellikle çocukların masumiyeti üzerinden söylem geliştirerek, 'olaysızlıktan' mola verilmiş hesapları bir bir ortaya dökmek şık değil, çocuklar için faydalı hiç değil.

Medya hesap soracak ama...

Medya elbette ki, toplumsal infial uyandıracak bu tür olaylarda, gerekirse sorumluların yakasına yapışarak milyonlar adına hesap sorması gereken bir kurum. Ancak, çok hassas ve ciddi bir ilgi bekleyen bu tür konularda, çocuklarla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan hesapları, zaafiyetleri ortaya atmayı bir hareket stili haline getirmek de, en az o çocuk yuvasında yaşananlar kadar ciddi bir sorun gibi gözüküyor buradan.

Hırpalanmış çocuk bedenlerinin siyasetin satranç tahtasına açılış piyonu olarak sürülmesinin resmi bu çünkü.

Merhamet yoksunu bir dünya görüşünün sırası geldiğinde boynu bükülmüş çocukları bile eline alabileceğinin kanıtı. Çocuklara muhbirlik öğretiliyor diye avaz avaz bağıranlar, kendisi evde yokken çocuklarının bakıcısından yediği tokadı saklamasını ister miydi acaba? Önce bunu sormak lazım ve sonra şunu söylemek: İkisi de birarada olsa çok daha hoş olurdu tabii, ama herhalde, sadece çocuklara değil insana dair her konuda eğitimden önce merhamet gelmeli.

Başka bir çözüm yolu bileniniz var mı?


10 Kasım 2005
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED