|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
İlerleme Raporu'nda 'MGK'nın sivilleşmesi yönünde önemli adımlar atıldı, ancak hâlâ ordunun etkisi hissediliyor' denildi. AB, askerlerin askeri konular dışında konuşmamasını istedi
İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin siyasi değişimi hala sürdürdüğü ve önemli değişimler yaşandığı belirtildi. 151 sayfalık belgede dikkat çekin başlıklar şöyle: Demokrasİ ve Hukukun ÜstünlüĞü: Yüzde 10 seçim barajı konusunda değişikliğe gidilmedi. Cumhurbaşkanı Sezer Ekim 2004'ten beri 13 kez kanun taslaklarını TBMM'ye geri gönderdi, bazılarının iptali için 8 kez Anayasa mahkemesine başvurdu. Hükümetin yaptığı 2340 atamadan 306'sını onaylamadı. İlerleme sürecinin önemli noktasını oluşturacak kamu idare reformu kanununu veto etti. Asker-sivil ilişkileri: Reformlar sürüyor ancak hala ordunun etkisi hissediliyor. MGK'nın sivilleşmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Askerlerin özellikle Irak, Kıbrıs, Türkiye-AB ilişkileri, laiklik ve terörizme yönelik açıklamaları siyasi gelişmeleri ve hükümet politikalarını etkileyecek nitelikte. Silahlı kuvvetler hala önemli siyasi güce sahip. MGK'nın askeri üyeleri ve TSK'nın kıdemli üyeleri iç ve dış politikaya ilişkin görüşlerini açıklamaya devam ediyor. Eğitim-Sen'in kapatılması davası Genelkurmay baskısıyla açıldı. İç tüzük hala değiştirilmedi. Askeri harcamalar Meclis tarafından tam yetkiyle denetlenmeli. İçişleri Bakanlığının jandarma üzerindeki kontrolü güçlendirilmeli. Genelkurmay askeri mahkemesi eski generallere yönelik yolsuzluk davaları açtı. Savunma bütçesi artmasına rağmen ilk kez eğitim bütçesinin altında kaldı. Özellikle de askerlerin yaptığı açıklamalar sadece askeri, savunma konuları ile ilgili olmalı ve hükümetin yetkisi çerçevesinde yapılmalı. YargI: Önemli adımlara rağmen, yargıçların bağımsızlığı konusunda daha fazla ilerleme kaydedilmeli. Adalet Bakanlığı'nın yargıçları ataması yargı bağımsızlığına aykırı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun bağımsızlığı sağlanmalı. Yolsuzlukla mücadele: Bazı ilerlemeler sağlanmasına rağmen, yolsuzluk Türkiye'de hala ciddi sorun. Siyasi partilerin finansması ve denetlenmesi konusunda özel bir hukuki düzenleme yok. Sayıştay'ın denetim rolü attırılmalı. Dokunulmazlık yolsuzluk konusunda önemli bir sorun. İnsan hakları ve Azınlıkların korunması: AİHM'nin Öcalan'a ilişkin verdiği kararının nasıl uygulanacağı netleşmedi. Din Özgürlüğü ve Gayrimüslimlerin hakları : Din özgürlüğü konusunda çok az ilerleme sağlandı. Gayrimüslimler tüzel kişilik, mülkiyet hakları ve vakıfların yönetimine ilişkin konularda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Alevilerin ibadet yeri, zorunlu dini eğitimle ilgili güçlükler var. Diyanet içinde temsil edilmiyorlar. Sivil ve Siyasi Haklar: İşkence ve kötü muamele vakaları hala bildirilmekle birlikte azalma var. TCK'nın 301. maddesi değiştirilse de hala mahkumiyet kararları için kullanılıyor. Değiştirilmesi gerekebilir. Orhan Pamuk, Hrant Dink, Emin Karaca ve Ragıp Zarakolu örnekleri görülüyor. Ermeni konferansının, engellenme girişimlerine karşın hükümetin desteğiyle yapılması olumlu bir gelişme. Güneydoğu'da kötüleşen durum çerçevesinde yargısız infaz iddiaları arttı. Kasım 2004'te bir baba ve 12 yaşındaki oğlu Mardin, Kızıltepe'de özel kuvvetler tarafından öldürüldü. Halen 60 yayıncı, gazeteci ve yazar yargılanıyor. Güneydoğu: Bölgede gelişme çok yavaş ve pürüzlü. Başbakan Erdoğan'ın bölgeye gitmesi ve soruna değinmesi dikkat çekici. Son dönemde PKK şiddeti arttı. Kadın Hakları: Bu alanda çok az ilerleme sağlandı. Kıbrıs: Türkiye, Rumların bazı uluslararası kuruluşlara üyeliğini ve bazı anlaşmalara taraf olmasını engellemeyi sürdürüyor. Rumlara ambargo sürüyor. Ankara, ek protokolü imzaladı ama 'Rumları tanımıyorum' deklarasyonu yayınladı. Ege: Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan 31 istikşafi görüşmeden sonuç alınamadı. TBMM Başkanı Arınç, 'Casus belli' referansının kaldırılabileceğini söyledi ama bir adım atılmadı. Ekonomi: Makro ekonomik istikrarda önemli kazanımlar elde edildi. Hükümetin benimsediği özenli ve dikkatli politikalar sayesinde enflasyon düştü, ekonomik büyüme sağlamlaştı. Kamu mali idaresi ve denetimle ilgili ciddi gelişme yaşandı. Mali şeffaflık arttı. Türkiye'de işleyen pazar ekonomisi olmaya devam edecek. Türkiye orta vadede AB'deki rekabet baskısı ve piyasa güçleriyle başa çıkabilir. Ancak yükselen bütçe açığı dikkatle izlenmeli ve önlem almaya hazır olunmalı. İstihdam arttırılmalı, kayıtdışı ekonomi azaltılmalı, kamu harcamaları kısılmalı.
|
|
![]() |
|
|
|
|