|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 28 MART 2006 SALI | ||
|
|
Türkiye, Bergamalılara 945 bin avro ödeyecek
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Bergamalıların açtığı davada Türkiye'nin toplam 945 bin avro tazminat ödemesine karar verdi.
AİHM'nin kararının duyurulduğu basın açıklamasında, sözleşmenin 41. maddesine göre başvuru sahibi 315 kişinin her birine 3 bin avro olmak üzere toplam 945 bin avro, ayrıca davacılara mahkeme masrafı için toplam 5 bin avro ödenmesine karar verildiği bildirildi. Açıklamada, Eurogold madencilik firmasına 1992 yılında altın çıkarma izni verildiği, bu iznin 10 yıl geçerliliği olduğu ve 1994'te de Çevre Bakanlığı'nın şirkete Ovacık'ta altın madeni işletme izni verdiği hatırlatıldı. Bergamalı davacıların, şirketin altın çıkarmada siyanür kullanmasının yerel ekosistemi tahrip ettiğini ve sağlık açısından tehlike oluşturduğunu belirttiğine yer verilen açıklamada, Türkiye'deki dava süreci anlatıldı ve 1998 yılında AİHM'ye başvuru yapıldığı belirtildi. AİHM kararında, 8. maddeye göre, yetkililerin davacıların korunmasına yönelik tedbirleri almadığı, böylece Türkiye'nin özel ve aile hayatını saygı hakkını garantiye alma yükümlülüğünü yerine getiremediği kaydedildi. Mahkeme, 6. maddenin 1. fıkrasına göre de, Türk yetkililerin İzmir İdare Mahkemesi'nin 15 Ekim 1997 tarihinde aldığı ve Danıştay'ın 1 Nisan 1998 tarihinde onadığı yürütmeyi durdurma kararını zamanında yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin ihlal edildiğini belirtti. Davaya bakan 7 kişilik yargıç ekibinde Rıza Türmen'in yanı sıra Jean-Paul Costa (Fransız-mahkeme başkanı), Andras Baka (Macar), Ireneu Cabral Barreto (Portekiz), Volodymyr Butkeviç (Ukraynalı), Danute Jociene (Litvanya), Dragoljub Popoviç'de(Sırbistan-Karadağ) yer aldı. AİHM, daha önce de benzer bir davayı ele almış, 10 Kasım 2004 tarihinde, "Bergama-Ovacık Madeni'nde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkını koruyan 6/1. maddesi ile yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özel ve aile yaşamına saygı hakkını koruyan 8. maddesinin ihlal edildiğine" karar vermişti. Kararla ilgili Türk hükümetinin AİHM Büyük Dairesi nezdinde yaptığı itiraz reddedilmiş ve karar 30 Mart 2005 günü kesinleşmişti. BERGAMADA 120 BİN KİŞİ TAZMİNAT İÇİN SIRADA İzmir'in Bergama ilçesi eski Belediye Başkanı ve Bergama Çevre Hareketi önderi Sefa Taşkın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) tazminat için başvuracak 120 bin kişinin daha sırada olduğunu kaydetti. Taşkın, AİHM'in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özel ve aile hayatına saygıyla ilgili 8. maddesi ve adil yargılama hakkıyla ilgili 6. maddesinin ihlali görüşüyle Bergamalıların açtığı davada Türkiye'nin toplam 945 bin avro tazminat ödemesine ilişkin kararını değerlendirdi. Türk mahkemelerinin verdiği kararların uygulanmaması nedeniyle 2004 yılında 6 kişiyle AİHM'e başvurduklarını, bunun sonucunda 3 bin avro tazminat almayı hak ettiklerini bildiren Taşkın, ardından 315 çevrecinin daha AİHM'e müracaat ettiğini ve bugün açıklanan karar doğrultusunda 945 bin avro tazminat kazanıldığını belirtti. Taşkın, sırada müracaatını yapmış 1500 kişinin tazminat için mahkemeye başvurduğunu kaydederek, bu kişilerin de tazminat davasını kazanacaklarının görüldüğünü öne sürdü. Bütün Bergamalıların tazminat davası açmak için hazır olduğunu savunan Taşkın, şunları kaydetti: "Bergama ilçe nüfusunun tamamı olan 120 bin kişinin tazminattan yararlanma hakkı var ve bu kişiler AİHM'e başvuracaklardır. Bizim için bu tazminatlar önemli değildir. Önemli olan, çevreye zarar veren bu madenin bir an önce kapatılması ve bu kararları uygulamayarak, devleti zarara uğratan yetkililer hakkında da yasal işlemin yapılmasıdır. Bizlere verilen tazminatlar, mahkeme kararlarını uygulamayanlara rücu edilmelidir" dedi. AİHM'in kararına göre tazminat almaya hak kazanan 315 kişiden birisi olan Ahmet Uneleroğlu da, "Haklılığımız bir kez daha onaylandı. Yüce Türk mahkemelerinin bu madenin işletilmesinde kamu yararı bulunmadığı ve kapatılması gerektiği kararına rağmen kapatmayanlardan hesap sorulmalı, maden en kısa sürede kapatılmalıdır" diye konuştu. "ÜRETİM, SORUNSUZ VE KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR"
İpek, yaptığı açıklamada, AİHM'in, Bergama ve çevre köylerinde yaşayan 315 kişinin açtığı dava ile ilgili olarak, Türkiye'nin 945 bin avro tazminat ödemesini kararlaştırdığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Hatırlanacağı üzere Normandy Madencilik A.Ş. döneminde Ovacık Altın Madeni bir süre Bakanlar Kurulu'nun aldığı prensip kararıyla çalışmalarına devam etmiş, AİHM'ye dava açılmıştı. Mahkeme de oluşmuş bir zarardan değil, Bakanlar Kurulu'nun aldığı prensip kararında ÇED raporu yerine TÜBİTAK raporunu baz alması nedeniyle idari işlemdeki usul hatasından dolayı, davacılara 3'er bin avro tazminat ödenmesine karar vermişti. Yeni alınan karar da bu davanın devamı niteliğindedir." İpek, Ovacık Altın Madeni'nin Koza Altın İşletmeleri A.Ş tarafından satın alınmasından sonra belirlenen eksiklerin, ÇED raporu da dahil olmak üzere giderildiğini, tüm gerekenlerin yerine getirilerek, GSM işyeri açma ruhsatının alındığını bildirdi. Akın İpek, "Bu nedenle AİHM'in aldığı karar, eski döneme ait bir karar olup, Koza Altın İşletmeleri Ovacık Altın Madeni'nin çalışması ve yeni aldığı izinlerle alakalı değildir. Üretim sorunsuz ve kesintisiz devam etmektedir" dedi. "MADENİN ÇALIŞMASI, İNSAN HAKLARINA AYKIRI"
Özay, 10 yılı aşkın süredir devam eden Ovacık Altın Madeni davasının Türkiye'de onlarca yargı kararından sonra, AİHM kararıyla da insan haklarına ve hukuka aykırı bulunduğunu bildirdi. Tüm yargı kararlarına, madenin zararını, tehlikelerini gösteren bilimsel raporlara, yöre halkından gelen tepkiye rağmen, altın madeninin işletilmesine izin verildiğini belirten Özay, şunları söyledi: "Bergamalı 10 köylü, yargı kararlarına rağmen madenin işletilmesi üzerine, AİHM'e başvurarak, (insanın yaşama hakkı), (özel hayata ve aile hayatına saygı), (doğru bilgilendirme) ve (etkin temyiz merci) ilkelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtı. Bu dava, 2004 Kasım ayında sonuçlandı ve köylülerin her birine 3'er bin avro tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, aynı nedenlerle, önce 315 kişi, ardından da 1479 kişi AİHM'e başvurdu. 315 kişinin açtığı davada, altın madeninin çalışmasının insan haklarına aykırı olduğu ikinci kez kanıtlandı. 1479 kişinin açtığı dava ise halen AİHM'de." Köylülerin amacının tazminat kazanmak olmadığını söyleyen Özay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Madenin, çevre ve insan yaşamı açısından yarattığı zarar ve tehlikeyle (yaşam hakkını), (aile ve özel hayata saygıyı) ihlal ettiğini, aleyhindeki yargı kararlarının uygulanmamasıyla ortaya çıkan (adil yargılama hakkı) ilkesinin ihlalini ortaya koymak istiyoruz. Yıllardır süren davada değişen hükümetlerin tavırları aynıdır. AİHM'nin kararının uygulanacağı konusunda umudumuz azdır. Hayalimiz, bu kez beklenmeyenin olacağı, madenin, hukuk için, çevre için, insan sağlığı ve ekolojik denge için çalışmaması gerektiğinin görüleceğidir. Bergamalı köylüler, yıllardır sürdürdükleri çabanın boşa gitmediğini görmek istemektedir. Bu konuda, barolar, odalar, derneklerden, tüm sivil toplum kuruluşlarından, köylülerin yanında olmalarını istiyoruz."
|
![]()
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |