|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 28 MART 2006 SALI | ||
|
|
Ortadoğu'da işgallerle, Karadeniz'in kuzeyinden Çin sınırına uzanan kuşakta "Kadife Devrim"lerle yerleştirilmeye çalışılan ABD hegemonya arayışı, şimdiden sert kayalara çarpmaya başladı. 21. yüzyıla dönük bütün stratejiler, "Batı'da Doğu'ya uzanan iki kuşak" üzerinde deneniyor. Bu iki kuşak, önümüzdeki yılların en büyük iki çatışma hattı olacak, oldu bile... Kuzey Afrika'dan Güney Asya'ya uzanan İslam kuşağında müthiş bir hareketlilik yaşanıyor. ABD işgalleri, yeni harita çizimleri, iktidar değişimleri, etnik ve mezhep eksenli iç savaş senaryolarının birbirine karıştığı bu coğrafya, hiç de Amerika'nın tasarladığı gibi olmayacak aksine küresel sistemi sarsacak büyük dalgaları besleyecek. Müslüman Orta Kuşak, şu an korkunç derecede kaotik görünse de, belki de merkez güçlerin bütün hesaplarını sıfırlayacak bir stres biriktiriyor. Bu durum, çok yakında bölgede büyük patlamaların yaşanacağına işaret ediyor. "Kuzey hattı"nda askeri üslerin dışında yürütülen "sivil" darbeler, ABD'nin geliştirebildiği en mükemmel senaryoydu. Belarus'ta başarısız oldu. Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan'da başarıya ulaştı. Veya öyle sanıldı. Renkli devrimlerin üzerinden bir yıl geçmeden ABD'nin kurduğu sistemler çatlamaya, oluşturduğu iktidar elitleri yozlaşmaya ve çökmeye başladı. Ukrayna'da, 'Turuncu Devrim'den 15 ay sonra yapılan seçimlerde, "ABD'nin adamı" Viktor Yuşçenko hezimete uğradı, ancak üçüncü olabildi. Rusya yanlısı muhalefet lideri Viktor Yanukoviç birinci oldu. Kadife Devrim efsanesi başlamadan bitti. Gürcistan'da ABD parası ve desteğiyle iktidara gelen, Kırgızistan'da ise sokak çatışmalarıyla oluşturulan yönetimler hiç de iyi durumda değil. Bu ülkelerin "garnizon ülke" olmaktan başka seçeneği yok. Hepsi, ABD askeri ve istihbaratının operasyon karargahı ve gizli işkence merkezleri olma kaderiyle yüz yüze... Aynı ülkeler, önümüzdeki yıllarda da büyük çalkantılar yaşayacak. Çünkü hepsi küresel çatışmanın fay hattı üzerinde bulunuyor. Dolayısıyla bu ülkelerle ilgili hiçbir gelişme kalıcı değil. Özbekistan'ın ABD ile arasını açmasından sonra Rusya ve Çin baskısı altındaki Kırgızistan ne kadar direnebilir? Karadeniz, Kafkaslar ve İran'a karşı ABD'nin üssü olmak dışında bir varlık gösteremeyen Gürcistan yönetimi de aynı durumda. Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya devlet başkanı, adalet ve dışişleri bakanlarına, Kuzey Osetya ile birleşme amacıyla Rusya yüksek mahkemesine başvurmak için yasal hazırlık yapmaları talimatı verdi. Tiflis ya da ABD bu parçalanmayı durdurabilecek mi? Kadife devrimlerin planlandığı ülkeleri artık çok sert çatışmaların beklediğini, ABD ve Asya'nın merkez güçleri arasındaki nüfuz mücadelesinin bu ülkeleri kaosa sürüklediğine işaret etmek zorundayız. Rusya-Çin-Hindistan-İran arasındaki jeopolitik, jeoekonomik yakınlaşmanın küçümsenmemesi gerekiyor. Buna karşı ABD ve Batı'nın Doğu Avrupa'dan Çin Seddi'ne uzanan kuşakta giderek sertleşeceğini görmek zorundayız. Rusya'nın Karadeniz filosu dün büyük bir tatbikata başladı. Romanya ve Bulgaristan'a binlerce asker nakletmeye hazırlanan ABD, Türkiye'yi de uzun vadede tehdit edecek şekilde Karadeniz'i Amerikan Gölü haline getirmeye çalışıyor. ABD'nin 135 ülkede askeri, 702 civarında askeri tesisi var. Ordusunun yüzde 18'e yakını başka ülkelerde. Washington Ortadoğu ve Orta Asya'da on yıl içinde beş büyük üs daha inşa etmeyi planlıyor. Bu üsler bölgesel savaşlara göre dizayn edilecek. National Endowment for Democracy, National Democratic Institute for International Affairs, International Republican Institute, Freedom House, International Center on Nonviolent Conflicts gibi kuruluşlar, ABD hegemonyası için yeterli değil. Amerika'nın hegemonya arayışı, Latin Amerika'da, Ortadoğu'da ve Asya'da çok güçlü dirençle karşılanıyor ve bu bölgeler ABD'nin liderlik rolünü tanımıyor. Tanımayacak da... Dünya "Kadife Devrim" romantizminden çok farklı sorunlarla karşı karşıya. Çünkü "Kadife Devrim"ler bu büyük çatışmanın sadece bir cephesi. Batı'dan Doğu'ya uzanan Müslüman Orta Kuşak, büyük istilaya karşı kitlesel öfkeyle kendi yolunu bulabilir. Kuzey Kuşağı ise ABD ile Asya'nın merkez güçleri arasında bu yüzyıla damgasını vuracak çatışma alanı olacaktır. Türk dış politikasını Büyük Ortadoğu Projesi'ne mahkum edenlerin burada yapacakları hiçbir şey yok!
|
![]()
![]()
| |||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |