T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 28 MART 2006 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Vecdi AKYÜZ

Savaşta İlâhî Yardımlar

Önceki yazıda, savaşta ilâhî yardımın, İslâm'ın Allah anlayışının bir gereği olduğunu ve Kur'an-ı Kerim'de bu hususun açıkça dile getirildiğini belirtmiştik. Bugünkü yazıda ise, savaştaki ilâhî yardım şekillerini ele alacağız.

Yardımcı Meleklerin Gönderilmesi

İlâhî yardım şekillerinin ilki, savaşla ilgili pekçok kuralın ele alındığı Enfâl Sûresi'nde belirtildiğine göre, savaş sırasında en yüksek düzeyde duyulan Allah'a sığınma ihtiyacının sonucunda meleklerin yardımcı olarak gönderilmesidir: "Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, 'Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim' diye cevap vermişti. Allah bunu, ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım, ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah, güçlü ve hakîmdir. Allah, kendi katından bir güven işareti olarak, sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti. Rabbin meleklere, 'Ben sizinleyim, inananları destekleyin' diye vahyetti. 'Ben inkâr edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına' dedi. Bu, onların Allah'a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah'a ve Peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir." (Enfâl, 8/9-13) Bu durumun Bedir Savaşı'nda gerçekleştiği belirtilir.

Allah'ın Rüzgâr ve Ordu Göndermesi

Savaştaki ilâhî yardım şekillerinden ikincisi, Yüce Allah'ın rüzgâr ve görünmeyen ordular göndermesidir: "Ey inananlar! Allah'ın size olan nimetini anın; hani üzerinize ordular gelmişti. Biz de onların üzerine rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görüyordu. Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi; gözler de dönmüştü, yürekler ağızlara gelmişti; Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz. İşte orada, inananlar denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğratılmışlardı." (Ahzâb, 33/9-11) Müslümanların savaşta kendilerine daha önce şehit düşmüş askerlerin yardım ettiği, inancının temeli, işte bu âyetlerdir.

Düşmana Çok Görünme

Yüce Allah'ın savaşın özellikle en kızışkın zamanında gönderdiği üçüncü yardım, mü'minlerin sayısının düşmana iki kat görünmesidir: "Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkârcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımıyla destekler. Bunda, görebilenler için ibret vardır." (Ali İmran, 3/13) Bu durum, Bedir Savaşı'nda gerçekleşmiştir.

Allah'ın Gönüllere Güven İndirmesi

Müslümanlara savaşta bahşedilen ilâhî yardımların dürdüncüsü, gönüllerine güven indirmesidir: "Doğrusu Biz, sana apaçık bir zafer sağlamışızdır. Allah böylece, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar, sana olan nimetini tamamlar, seni doğru yola eriştirir. Böylece sana, kimsenin güç yetiremeyeceği bir şekilde yardım eder. İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalblerine güven indiren O'dur. Göklerdeki ve yerdeki ordular, yalnız Allah'ındır. Allah bilendir ve hakîm olandır." (Fetih, 48/1-4); "And olsun ki Allah size birçok yerlerde ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği, fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn (savaş) gününde yardım etmişti. Bozgundan sonra Allah, Peygamberine ve müminlere güvenlik verdi ve görmediğiniz askerler indirdi; inkar edenleri azaba uğrattı. İnkârcıların cezası, işte budur. Allah bundan sonra da, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, bağışlar ve merhamet eder." (Tevbe, 9/25-27)

Savaşa katılmış askerlerimizin hatıralarında, bütün bu ilâhî yardım şekillerinden sayısız örnekler anlatılmış ve anlatılmaktadır. Anlatanlar, anlattıklarına biraz abartı katsalar da, mü'minler olarak savaş sırasında ilâhî yardımın da yanımızda olduğuna, belirttiğimiz âyetler dolayısıyla kesinlikle inanırız. Yüce Allah, yurdumuzu ve insanımızı savaştan uzak tutsun. Savaş kaçınılmaz olduğunda da, vaat ettiği ve hak edeceğimiz dünyevî ve uhrevî yardımlarını bizden esirgemesin.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi