T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 16 MAYIS 2006 SALI | ||
|
|
"Genç Siviller Rahatsız" başlıklı bir bildiri bir süredir elden ele dolaşıyor... 19 Mayıs vesilesiyle kaleme alınmış, internette 19mayisbildirisi.org adlı adreste imzaya açılmış bir bildiri bu "Genç Subaylar"dan yorgun düşmüş bir ülkede "Genç Siviller"in varlığını hissetmek ne güzelmiş... Kendilerini söyle tanımlıyorlar "genç siviller": "Bu topraklar üzerinde 16-35 yıldır ikamet eden, bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş, herkes gibi Cem Yılmaz esprilerine gülen, Babam ve Oğlum filminde ağlayan, kimsenin üniformasını giymeyen, şiddetle uzaktan yakından bir alakası olmayan, uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek isteyen, ileride çocuklarına iyi bir gelecek bırakma hayali kuran Türkiye Cumhuriyeti'nin sıradan genç vatandaşları..." Evet bu genç vatandaşlar ses veriyorlar... Fikirlerini paylaşan ve verdikleri genç sivil tanımına uyan herkesi kendilerine katılmaya davet ediyorlar... Demokrasi talep eden, demokrasi dışı yollara set çeken bir ses bu... Kürt sorunundaki alevlenmeden, bu bahaneyle gündeme gelen Terörle Mücadele Yasası'ndan, toplumsal meselelerin tekrar asayiş politikalarına mâhkum edilmesinden yola çıkan, bunlara yüksek sesle itiraz eden, alabildiğine sivil ve kendiliğinden bir ses... Nitekim bildirilerinin son kısmı ve bitişi şöyle: "Biz genç siviller, İstiklal Marşı'nın ümide çağıran girişi ile tüm Türkiye'ye sesleniyoruz: Korkma! Bu sorunlar çözülecek, bu coğrafyada birlikte yaşamanın hepimizi mutlu edecek bir yolunu mutlaka bulacağız. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler! Korkma! Hesabı sorulmamış hiçbir cinayet, hiçbir hukuksuzluk kalmayacak, kimse hukukun üstünde olmayacak, kimse hukuksuzluğun altında ezilmeyecek. Şemdinli'de de, Ankara'da da! Ve artık korkma ve kimseyi de bununla korkutma; ülke bölünmez, rejim de yıkılmaz! Demokrasi, barış, refah, huzur hepimizin hakkıdır! Muhtaç olduğumuz kudret de damarlarımızda birbirine karışmış kanda saklıdır. Ne mutlu cesaretle bunu söyleyebilenlere..." Ben genç sivilleri de sevdim, bildirilerini de... Onlar aslında bir yanıyla bu ülkenin beklenilen, belki de geç demokrat ve sivil nefesini temsil ediyorlar... Genç Siviller Bildirisi sadece dili açısından değil zamanlaması açısından önemli ve cesur... Türkiye çalkantılı bir dönemden geçiyor ve muhtemelen bu çalkantılar Eylül ayından itibaren Genelkurmay Başkanlığı'ndaki değişiklik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ısınmasıyla ciddi boyutlara ulaşacak, ulaştırılacak... Ankara'daki iktidar sahibi siviller bilse de bilmese de, görse de görmese de bu gerçek değişmeyecek... Bu ülkede çalkantıları ciddi boyutlara yükseltmenin birkaç aracı vardır: Korku ve güvensizlik pompalama, kutuplaşmayı tahrik etme, askerileşme ve askerileşmeyi meşru hale getirme... Güneydoğu sorunu, bölgenin ve sorunun yeniden askerileşmesi, yolsuzluk tartışmaları, tek tek şaşırtılan, hatta devşirilen bakanlar, siyasi iktidarın attığı her adımı art niyetle açıklama, güvensizlik ortamı üretme bu araçların bugün bilinen parçaları... Nitekim bugün basına yansıyan, tartışılan her konunun, her dosyanın bu araç ve niyetlerle doğrudan ilgisi bulunmaktadır. Sivillerin bildirisinin zamanlaması bu açıdan yerinde olmuştur... Nicelerine...
|
![]()
| ||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |