T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| E K O N O M İ | 16 MAYIS 2006 SALI | ||
|
|
Kartel, Rekabet Kurulu'nun cezasını vatandaşa yüklüyor
Çimentocular, Rekabet Kurulu'nun kestiği cezalara rağmen pazar paylaşımından vazgeçmiyor. Bugüne kadar kesilen trilyonlarca lirayı ödemekten kaçınan firmaların keyfiyetini Kurul'un yaptığı soruşturmaların kayıtları ele veriyor
1989 yılında Türkiye'deki çimento fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte yabancı sermaye de çimento sektöründe boy göstermeye başladı. Bugün çimento üretiminin önemli bir bölümü yabancı yatırımcıların elinde bulunuyor. Dünyadaki çimento piyasasında da söz sahibi olan üreticiler, kartel oluşturmaya devam ediyor. SEKTÖRÜ TEHDİT EDİYOR Rekabet Kurulu, kartel iddiaları üzerine yaptığı soruşturmalar sonunda aralarında önde gelen çimento üreticilerinin de bulunduğu 25 şirket hakkında bugüne kadar açtığı 12 soruşturmanın 5'ini tamamlarken, firmalara 29 milyon 225 bin 146 YTL ceza kesti. Kurul tarafından 1999 ve 2002 yıllarında gerçekleştirilen iki soruşturmanın kayıtları ise çimento sektöründeki kartelleşmeyi gözler önüne seriyor. Kurul, 5 çimento şirketi hakkında yaptığı soruşturma sonunda bu şirketlerin bölgedeki pazarı nasıl paylaştıklarını, karara şöyle aktarmıştı: "Soruşturmaya konu teşebbüslerin, Ege Bölgesi'nde, yıllık satış miktarlarını birlikte tespit etmek suretiyle tonaj bazında pazar paylaşımına gittikleri, fabrikaların bulunduğu merkezlerin ve yakın çevresinin yöre fabrikasına terkdilmesi suretiyle pazarı coğrafi olarak da paylaştıkları, sürekli toplantılar düzenlemek suretiyle fiyatları piyasa koşullarının dışında tespit ettikleri... sonucuna varılmıştır." Rekabet Kurulu, bu soruşturma bu firmalara yaklaşık 900 milyar liralık (900 bin YTL) para cezası vermişti. Yine 2002 yılında Rekabet Kurulu tarafından İç Anadolu, Marmara ve Akdeniz Bölgelerinde faaliyet gösteren 22 çimento üreticisi hakkında da rekabetin korunması hakkındaki kanunu ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. YÜKSEK KÂR ALIŞKANLIĞI Bu soruşturmada Özgür çimento isimli firmadan alınan şu yazı, sektöre ilişkin endişe ve iddiaları doğruluyor: "Çimento piyasasında yatırım çok ağır olduğu için piyasaya yeni üreticiler giremiyor. Bizim bölgemizdeki üreticiler yüksek kârla çalışmaya alışmış ve şartlanmışlar. Zaman zaman fiyat rekabete girip fiyat kırımı oluyor. Ancak bunlar çok kısa vadeli oluyor, hemen oturup tekrar anlaşıyorlar." Yine Esçim Çimento'nun Gelişme Planı'ndaki çimento üretim sektörüne girilip girilmemesiyle ilgili şu ifadeler dikkat çekiyor: "Bugünkü ekonomik dengelerle Çimento fabrikalarının akıllı bir yöntemle yüzde 35 kar marjı ile çalışabileceği ve kendini yaklaşık 4 yılda geri ödeyebileceği düşünülürse kârlı bir yatırım olarak görülmektedir." HAKSIZ REKABET İDDİASI Sektörde faaliyet gösteren firmalar ayrıca, bazı şirketlerin hem çimento hem inşaat sektöründe yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu da kaydediyor. Limak gibi barajlar, havalimanları, alt yapı gibi birçok alanda inşaat yatırımları yapan bazı şirketler, çimento ihtiyaçlarını kendi fabrikalarından karşılıyor. Maliyet yüksekliği ve pazar paylaşımı nedeniyle diğer inşaat firmaları ise çimento üretimine giremiyor. 20 dolara mal edip 82 dolara satıyorlar
Rekabet Kurulu'nun 2002 yılında yaptığı soruşturma sırasında YLOAÇ'tan alınan Fabrikaların Uzun Vadeli Planı 1996-2006 isimli çalışma çimentonun maliyetine ilişkin önemli bilgiler içeriyor. Çalışmaya göre en düşük maliyetli fabrikanın birim maliyeti 20.6 dolar iken en yüksek maliyetli fabrikanın maliyeti ise 29.7 dolar olarak gösteriliyor. Bu kayıtlar ışığında, çimentonun iç piyasada 82 dolara satılması ise sektördeki fahiş kârlılığı ortaya koyuyor.
Cezalar tahsil edilemiyor
Sanayi Bakanı Ali Coşkun, Rekabet Kurulu tarafından çimento sektöründeki 25 şirkete, 29 milyon 224 bin 146 YTL cezası verildiğini belirterek, "Para cezaları, mevzuattaki boşluk yahut bürokratik engellerden öte Danıştay tarafından verilen kararlar nedeniyle tahsil edilememiştir" dedi. Coşkun, DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın "Rekabet Kurulu'nun çimento sektöründeki ihlallere" ilişkin soru önergesini cevaplandırdı. Coşkun, sektörde rekabet ihlallerine dair şikayetlerin devam ettiğine dikkati çekerek "Bunun en önemli nedeni, verilen idari para cezalarının neredeyse hiç tahsil edilmemiş olmasıdır" dedi. Rekabet Kurulu'nun para cezalarına karşı Danıştay'a başvurulduğunu belirten Coşkun, Danıştay'daki yargı sürecinin uzun sürmesinin para cezalarının tahsil edilememesine yol açtığını belirtti. İlgili kanunda yapılan değişiklikle, Kurul tarafından verilen cezaların tebliğden itibaren 3 ay içinde ödenmesi şartı getirildiğini anlatan Bakan Coşkun, şöyle devam etti: "Para cezaları, ilgili kanundaki değişikliğe rağmen, bugüne kadar tahsil edilememiştir. Cezalar, mevzuattaki boşluk yahut bürokratik engellerden öte Danıştay'ca verilen kararlar nedeniyle tahsil edilememiştir." Coşkun, bazı Avrupa ülkelerinde hem teşebbüse, hem de teşebbüsün yöneticilerine para cezası uygulandığını, bunun da teşebbüs yetkililerini caydırmak için etkili bir yol olduğunu vurguladı.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |