T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 16 MAYIS 2006 SALI | ||
|
|
Endonezya, Malezya, Bangladeş, Pakistan, İran, Türkiye, Mısır ve Nijerya'dan oluşan D-8 ülkelerinin haritada durduğu yere bakan herkes, bu ülkelerin Müslüman Orta Kuşak üzerindeki nüfuz savaşının merkezinde yer aldıklarını, enerji/güvenlik eksenli bütün politikalar üzerinde belirleyici rolleri olduğunu, Doğu-Batı ya da Avrupa/Amerika-Asya bölünmesini yatay biçimde kesip Doğu ile Batı'yı birleştirme gücüne sahip tek fırsat/oluşum olduklarını göreceklerdir. 21. yüzyılın İpek Yolu'nu oluşturan Pasifik'ten Atlantik'e uzanan kuşağın merkez ülkeleri, bütün olumsuzluklarına, geri kalmışlıklarına, imkansızlıklarına ve engellemelere rağmen, Asya'yı Ortadoğu'ya ve Afrika'ya bağlayarak, üç kıtanın ekonomik, siyasi ve kültürel zenginliklerini insanlığın kurtuluşu ve bölgenin geleceği için seferber edebilecek, 21. yüzyılın dünyasına ve kendi toplumlarına umut verecek güçte. Dünyada yeni bloklar oluşurken, bölgesel ekonomik ve siyasi oluşumlar hız kazanırken, merkez güçler ve bölgeler arası rekabet keskinleşirken, bölgesel olmayan bu oluşum, zamanla başka ülkelerin de katılımıyla güçlü bir platforma dönüşebilir. Bütün beklentilere, çabalara rağmen 21. yüzyılın dünyası maalesef çatışmalar üzerinden şekilleniyor. Kaynakların kontrolü üzerinden askeri ve siyasi hegemonya arayışları dünyaya yeni bir şekil verecek. Varolan ve giderek tırmanması beklenen çatışmayı yok sayıp pembe hayaller kuranlar, soyut hedefler üzerinden bir gelecek sunanlar, "barış", "özgürlük", "diyalog" nutuklarının bugünün dünyasında maalesef pek karşılık bulamadığını, bu seçkinci söylemin varolan krizleri durduramadığı gibi yeni krizlerin oluşumunun da önüne geçemediğini anlamıyorlar. İstanbul'da, Kahire'de, Riyad'da barış, uyum, kardeşlik çağrıları yapanlar, kendi sokaklarında, ülkelerinde, komşularında yaşananlara gözlerini kapatıp, süslü salonlarda gelecek dersleri veriyorlar. Soğuk Savaş'ın bittiği tarihten bu yana bütün zamanlarını, farklı kültürler arasındaki krizleri, merkez güçler arasındaki mücadeleyi, kendi toplumları arasındaki bölünmeyi önlemek için değil, boş sözlerle geçirdiler. Çatışmaların merkezi haline getirilen Müslüman Orta Kuşak için hiçbir somut proje ortaya koymadılar. D-8, son on beş yıl içinde bölge için geliştirilen tek somut proje olarak kaldı. Enerji ve güvenlik çatışmasına kurban edilmek istenen bölgenin merkez ülkeleri, ilk kez belli amaçlar etrafında bir araya getirildi. İmkanları, yetersizlikleri bir tarafa, ilk kez ve sadece bir kez böyle bir irade/niyet ortaya konabildi. Önce küçümsendi. Necmettin Erbakan'ın büyük hayali olarak tanımlandı. Mahkum edildi. İşlevsiz hale getirilmeye çalışıldı, cezalandırıldı! Zaman içinde, Afganistan ve Irak işgalinin yaşanmasıyla, talan ve istilanın yayılmasıyla, bölgenin değerinin fark edilmesiyle, dünyanın aç kurtlar gibi bu ülkelerin kaynaklarına saldırmasıyla D-8'in aslında hiç de hayal olmadığı anlaşıldı. Onu mahkum edenler nasıl bir dünyaya sürüklendiğimizi fark etmemiş, 21. yüzyıl dünyasını anlamamışlardı. Hala da yeterince anladıkları düşünülemez. Kendilerini küresel popüler söyleme yamayanlar, küreselleşme kavramından başka bir şey bilmeyenler ve tepeden konuşanlar, ABD'nin ve merkez güçlerin böyle bir projeyi neden mahkum edip cezalandırdığını nasıl anlayabilirlerdi? D-8, kaoslara mahkum edilen, yağmalanan, etnik ve mezhep çatışmalarıyla yok edilmek istenen İslam coğrafyası için önemliydi. Yetersiz görülebilir. Ancak, Irak işgaline bile ses çıkaramayanlarla, ABD tezlerinin dışında bir şey önerecek vizyonu olmayanlarla kıyaslandığında çok ileri bir adımdı. Bu ülkelerin hepsi bugün hedef durumunda. Endonezya ve Malezya etnik çatışmalara sürüklenme tehdidiyle karşı karşıya. Pakistan ve İran bölünme tehdidiyle. Türkiye ve İran birbirine karşı yönlendiriliyor. Mısır ve Nijerya iç çatışmalara sürüklenmek isteniyor. Bu ülkeler, sadece kendilerini değil bütün bölgeyi kurtarabilir. Etnik ve mezhep krizinin önüne geçebilir. Zengin kaynaklarını birbirine açabilir. En önemlisi de, sömürge olmayıp yeni bir özgürlük yolu çizebilir. Çizmek zorunda. Bunu yapamayan D-8 ülkelerinin hepsi tehdit altında, hepsi büyük çözülmeler yaşayacak.
|
![]()
| ||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |