T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Erdoğan: Bürokrasi, gücünü acımasızca kullanıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bürokrasinin, "yılların, kendilerine vermiş olduğu bir gücü acımasızca kullandığını" ifade ederek, "Bürokrasi, bürokrasi, bürokratik oligarşi filan falan deyip duruyorum. Belki bürokrat arkadaşlarım da bundan rahatsız oluyorlar. Ama bu yanlışı yapmayanlar hiç rahatsız olmasınlar" dedi.

Erdoğan, Hilton Oteli'nde düzenlenen Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Genel Kurulu'na katıldı.

İstihdamın en önemli sorunların başında geldiği Türkiye'de, bunu gidermeye dönük sektörlerin başında hayvancılığın geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin tarım ülkesi olduğunu ifade etti.

Geçmişte, yeterince planlı çalışılmadığını, Türkiye'nin potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Süreç içinde sorunlar üst üste katlanarak büyümüş, çözümü de güçleşmiştir. Bu çözümleri üretebilmek ve bu sıkıntıları ortadan kaldırabilmek şartları ne yazık ki güç hale gelmiştir. Çünkü rekabet halinde olduğumuz ülkeler, ciddi mesafeler almıştır. Biz ise hep olumsuz istikamette gelişmeler kaydettik. ülkemizdeki büyük ve küçük baş hayvanlarla ilgili rakamlara baktığımızda, bir çok cinsin yanı sıra bunların bir defa sayı itibariyle sürekli azaldığını gördüğümüz gibi verimlilikte de ciddi düşüşlerin olduğunu gördük. Fakat son 3 yılda sayı olarak azalma belki var ama verimliliğe baktığımızda ciddi bir artış görüyoruz."

"SEKTÖRÜN ÇEŞİTLİ STRATEJİLERİ VAR"

1980 yılından itibaren hayvancılık sektöründe yaşanan olumsuz gelişmelerin, "uygulanan ekonomik politikaların yanı sıra, ülke meselelerine bakış açısındaki yanlışlarla da doğrudan ilgili olduğunu" ifade eden Başbakan Erdoğan, sektörün her şeyden önce çeşitli stratejileri bulunduğunu söyledi.

Ülke siyasetini belirleyenlerin meseleleri bir bütünlük içinde ele almazlarsa, sorunların "kördüğüm" olacağını anlatan Başbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Göreve geldiğimiz günden beri yapmaya çalıştığımız şey; bütünlüklü bir siyaset ve yönetim anlayışı oluşturmaktır. Bunu sektörle iç içe yapmak da bizim en önemli hedefimizdir. Her şeyden önce makro hedefleri tutturmadan, sektörel düzenlemeler yapamazsınız. Ne mutlu ki bize, Türkiye son 3 yılda bütün makro ekonomik hedeflerine ulaşmıştır."

KÖYDES Projesi'ne de değinen Erdoğan, geçen yıl köye dönük projelere 500 milyon dolar, bu yıl ise 2 katrilyon lira kaynak ayrıldığını söyledi. Erdoğan, bu adımı atarken, çiftçinin, köylünün, tarımla uğraşan vatandaşların kendilerine özgüven oluşturacak bir alt yapı oluşturmasını hedeflediklerini kaydederek, köydeki hayat kalitesini yükseltmenin, ekonominin geneli açısından da hayati öneme sahip olduğuna işaret etti.

"1000 Köye 1000 Tarımcı Projesi" kapsamında yapılanları da anlatan Başbakan Erdoğan, bu projeyi daha ileri noktaya taşıyarak özellikle tarım ve hayvancılığın kalkınmasına katkı sağlamak istediklerini söyledi.

"ALDIĞIM MAAŞTA BUNUN HAKKI VAR"

Bilgi ve tecrübeyi bir araya getirerek, geleceğe yürümenin kararını verdiklerini ve bu yöndeki gayretlerini sürdüreceklerini bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yıllar boyunca süregelen ihmalin, vurdumduymazlığın ne boyutlara geldiğini biliyorsunuz. Değerlendirmelerinizi, eleştiri ve önerilerinizi alacağız, imkanlarımız ölçüsünde de ne gerekiyorsa bunu da yapacağız, yapmaya mecburuz. Hep, 'bürokrasi, bürokrasi, bürokratik oligarşi filan falan' deyip duruyorum. Belki bürokrat arkadaşlarım da bundan rahatsız oluyorlar. Ama bu yanlışı yapmayanlar hiç rahatsız olmasınlar. 'Ben görevimi yapıyorum' desin. Ama bir de bakıyorum, girişimci, müteşebbis bu konuda bir adım atacak, adım attığı zaman kalkıp bir masadan öbür masaya, bir masadan öbür masaya gidiyor. Eğer böyle bir turnike, bürokratik bir turnike oluşturacak olursak, bu ülkemdeki girişimciyi de yoruyor ve 'lanet olsun' deyip ondan sonra da bir kenara çekiliyor. İşte biz bunu istemiyoruz. Benim bürokratım Allah aşkına şunu yapsın; şu anda benim huzuruma gelen bu girişimci, aslında 'benim aldığım şu maaşta bunun hakkı var, yani ben bu maaşı alıyorsam eğer bu girişimci güçlenirse, daha güç bulursa, ülkemde yatırımlar yaparsa, benim gibi bir çok insanın da istihdamına vesile olacak, biran önce benim bunun işini görmem gerekir' anlayışıyla bunu düşünmesi lazım, buna katkıda bulunması lazım. Bu yapılıyor mu? Maalesef yapılmıyor. İşte biz bunun üzüntüsü içindeyiz, hüznü içindeyiz. Yılların, kendilerine vermiş olduğu bir gücü acımasızca kullanıyorlar. Bunu görüyoruz. Bunu hep birlikte aşmaya da mecburuz. Er ya da geç bu aşılmalı. Bu sadece Türkiye'nin sorunu mu? Hayır. Dünyanın sorunu. ABD'ye gidin aynı şeyden şikayetçi görürsünüz, Avrupa'ya, gidin orada da aynı şeyden şikayetçi görürsünüz. Bunu en azından asgariye indirmek bizim görevimiz."

KREDİLERDE FAİZ ORANI YÜZDE 17.5'E DÜŞTÜ

Hükümet olarak hayvancılığa büyük önem verdiklerini vurgulayan Erdoğan, besicilere bir müjdesinin olduğunu söyleyerek, Ziraat Bankası'nın tarımsal kredilerde faiz oranını yüzde 20'den 17.5'a düşürdüğünü açıkladı.

2002 yılında tarımsal kredi oranının 224 trilyon lira olduğunu hatırlatan Erdoğan, şimdi ise bu rakamın 2.5 katrilyon lira seviyelerine çıktığını ifade etti.

"BANA GELMİŞ BİR MEKTUP YOK"

Bir gazetecinin, "AB parlamenterlerinden bir mektup geldiği" yönündeki sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bana gelmiş böyle bir mektup yok. Şu anda böyle bir mektup yok, görmedim. Şu anda anlattığınız şekliyle ve dün akşam arkadaşların getirdiği haber bültenlerinden duydum. Bu tür mektubu gönderenlerin kişisel kanaatleridir. Bir defa şu anda bizim güvenlik güçlerimiz, polisimiz, jandarmamız, askerimiz, hiçbir ülkede görülmemiş bir yaklaşım ve hoşgörü uygulanmıştır. Yaralanma, ölüm pahasına... Nitekim dün yine bir polisimiz beş askerimiz şehit oldu. Bunlar açık ortada. Bu tür mektup yazan veya yazma gayreti içinde olanların önce bu hayatı yaşamaları lazım. Kimse kalkıp Türk polisine, askerine, jandarmasına bu şekilde yakıştırmalar yapmasın. Bunlara da bizler kalkıp sürekli cevap yetiştirme gayreti içinde olmayacağız. Verilmesi gereken platform olduğunda gereken cevabı vereceğiz."

"TERÖRÜN NE OLDUĞU AÇIK VE NET BELLİDİR"

Bir gazetecinin, Demokratik Toplum Partisi Eş Başkanı Ahmet Türk'ün, "Terörün tanımı yapılsın" şeklindeki görüşünün hatırlatılması üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Terörün dünyada net bir tanımı yoktur. Şu anda terörün uluslararası camiada birçok yerde farklı tanımları var. Onun için kendileri böyle bir tanımın ardına sığınmasınlar. Terörün ne olduğu açık ve net bellidir. Her şeyden önce illegal bir örgütün bu ülke içerisinde ülkemizin mevcut yapısı üzerinde acımasızca insanlarımıza karşı mayın döşemek suretiyle, top tüfek acımasızca... Esnafa karşı yediden yetmişe, tüm insanlarına karşı nerede ne zaman nasıl olacağı belli olmayan bir şekilde uygulamış oldukları bu silahlı eylemler, bombalama hareketleri... Bunlar terör değil de nedir? Onbinlerce insanın öldürüldüğü katledildiği ülkede bunu yapanlar terörist değil de nedir? Siz kalkacaksınız bunları müdafaa edeceksiniz. Eğer legal bir yaşam içindeyseniz demokratik bir yaşamı, hayatı sürdürmek istiyorsanız zaten kaçmaya, göçmeye gerek yok. Elde silahla dolaşmaya gerek yok. Silahsız bir şekilde masaya gelirsin herşeyi konuşursun. Bu siyasi parti de bu noktada bir defa PKK'nın bir terör örgütü olduğunu kabul etmek durumundadır. Bunu AB ülkeleri, ABD kabul etmiştir. Herkes kabul etmiştir, yani bunların hiçbiri bu işi bilmiyor anlamıyorlar, sadece bir siyasi parti mi anlıyor? Burada bir defa konumunu belirlemesi lazım."

  • ANKARA (A.A)


    Independent: Erdoğan, seçim öncesi türbanı özgür bırakabilir
    Erdoğan: Baydemir, bindiği dalı kesiyor
    Avrupalı parlamenterler 'PKK ağzıyla' konuştu

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi