T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Perihan Mağden'e 'askerlikten soğutma' davası

Yazar Perihan Mağden hakkında, "Basın yoluyla halkı askerlikten soğuttuğu" gerekçesiyle iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Genelkurmay Adli Müşavirliği'nce Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne 4 Ocak 2006 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

İddianamede, söz konusu suç duyurusunda, haftalık olarak yayınlanan "Yeni Aktüel" adlı dergide Perihan Mağden tarafından yazılan "Vicdani red bir insan hakkıdır" başlıklı yazının, "halkı basın yoluyla askerlik hizmetinden soğutacak" etkinlikte yazıldığının anlatıldığı kaydedildi.

Mağden'in konuya ilişkin alınan beyanında, "27 Aralık 2005-2 Ocak 2006 tarihleri arasında çıkan yazısında, iddia edildiği gibi halkı askerlikten soğutacak etkinlikte teşvik ve telkinde bulunduğunun ileri sürülemeyeceğini, bu yazıdan sonra AİHM'in de yazısında ifade edildiği şekilde vicdani reddin insan hakkı olduğunu" belirttiği bildirilen iddianamede, Mağden'in, "Vatana hizmetin mutlaka eline silah almak olarak kabul edilmesinin yerinde olmayacağını, kreşte temizlik yaparak, hastanede ambulans kullanarak ya da yetiştirme yurdunda çocuklara İngilizce öğreterek bu hizmetin yapılabileceğini" söylediği kaydedildi.

MAĞDEN'İN YAZILI SAVUNMASI ALINDI

Perihan Mağden'in yazılı savunmasında da "Eylemin düşünce açıklaması olduğu, eleştiri amacıyla yapıldığını, TCK'nın 301. maddesinin son fıkrası ile bu durumun sabit olduğunu" dile getirdiği ifade edilen iddianamede, "Yazı kapsamında, askerlik teşkilatı ile askerlik hizmetini kötüleyen, aşağılayan bir açıklama yahut değerlendirme bulunmadığı, yazıyı kaleme almadaki temel etkenin, AİHM kararları ile gündemi uzun süredir meşgul eden ve her kesimden insanın görüşlerini dile getirdiği bir konudaki fikirlerini basın özgürlüğü kapsamında paylaşma olduğunu" savunduğu anlatıldı.

İddianamede, savunmada dile getirilen TCK'nın 301. maddesinin, "Türklüğü, Cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçunu düzenlediği belirtilerek, bu maddenin metninden, eleştiri amaçlı yazılan yazıların suç oluşturmayacağının anlaşıldığına yer verildi.

Şüpheli hakkındaki suç duyurusunun gerekçesi olan TCK'nın 318. maddesinin ise, "halkı askerlik hizmetinden soğutacak şekilde teşvik ve telkinde bulunmayı ya da propaganda yapmayı" suç saydığı vurgulanan iddianamede, bunun basın yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranda arttırılacağının hüküm altına alındığı kaydedildi.

İddianamede, şu görüşlere yer verildi:

"Şüphelinin yazmış olduğu yazıya bakıldığında ve incelendiğinde görülmektedir ki, yazılan yazı ile herkesin askerlik yapmak zorunda olmadığı belirtilirken, '15 aylık askerlik süresinin uzun olduğu, ordunun bu kadar çok sayıda kişiyi askere almaya çalışmasının ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu denli çok para harcayabilen ve OYAK gibi bir dev yaratan ordunun özel koşullar teranesinin inandırıcı olmadığı ve fikri hür, vicdanı hür bir ülkenin çocukları isek vicdani redcilerimizin de olması, bunların makul karşılanması' gerektiği ifade edilmiştir."

"ÜNİFORMAYI BİLE REDDEDİYORLAR"

Türkiye'de zorunlu askerlik uygulaması bulunduğu, bu nedenle yaşı gelen ve sağlıklı olan herkesin askerlik yapmasının yasanın gereği olduğu kaydedilen iddianamede, savunma dilekçesinde, Avrupa Birliği ülkelerinde zorunlu askerlik uygulamasının geride kaldığının ifade edildiği belirtildi.

Dilekçeye eklenen "vicdani redciler" ile ilgili karara bakıldığında da, bu kişilerin askerlik yapmayı değil üniforma bile giymeyi reddettikleri, bu nedenle yargılandıklarının görüldüğü vurgulanan iddianamede, verilen cezanın askerlik hizmetinin yapılıp yapılmaması ile ilgili değil, görülen muameleyle ilgili olduğu kaydedildi.

İddianamede şöyle denildi:

"Ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafi şartlar ile Avrupa Birliği'nin içinde bulunduğu coğrafi şartların ve sınırların ayrı ayrı göz önüne getirilip düşünüldüğünde ülkemiz açısından zorunlu askerliğin nedenli önemli olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki günümüzde silah altına alınan kişilerin yeteneklerine göre bulundukları yerlerde özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde öğretmen-doktor olarak gerektiğinde diğer konularda yeteneklerinden faydalanıldığı bir gerçektir. Bu nedenle yazı metninde ifade özgürlüğünün kullanımından ziyade, askerlik hizmetinin yapılması ile ilgili halkı askerlikten soğutacak şekilde olduğu görülmüştür."

İddianamede, Perihan Mağden'in TCK'nın 318. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca yargılanması istendi.

Söz konusu madde, "Halkı, askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Fiil basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır" hükmünü içeriyor.

  • İSTANBUL (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi