T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv
Gökhan ÖZCAN

Her şeyi hatırlamak iyi bir şey mi?

Yaşadığınız zaman boyunca dünyada olan biten her şeyin hafızanızın içini bir çıfıt çarşısına çevirmesini ister misiniz? Ben istemem. Zaman zaman hayatımı çok zorlaştırsa da, insan olarak en vazgeçilmez yeteneklerimden birinin "unutmak" olduğunun bilincindeyim. Unutmak, yaşama yükünü hafifleten bir şey... Hani gerekli olduğunda bilgisayarların hafızasındaki lüzumsuz materyali siliyoruz ya, öyle bir şey... İnsan hafızası bunu kendiliğinden yaparak işimizi kolaylaştırıyor. Bu olmasaydı, muhtemelen hepimiz zihinsel bir düğümlenme yaşar, duvar kenarlarında garip konuşmalar yapmaya, denizde yürümeye, karada yüzmeye başlardık!

Biz sıradan insanlar için her şeyde bir kapasite sınırı olduğu bir gerçek... Bu hafızamız için de böyle... Ama dünyada sıradan olmayan, alacakaranlık kuşağından çıkma birtakım acayip insanlar da var. O insanlardan biri olan A. J., dünyanın sayılı hafıza uzmanlarından James McGaugh'a bir mektup yazarak yaşadığı zaman dilimi içinde gerçekleşen her şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırladığını bildirmiş. McGaugh, bu mektupta yazılanlara önce inanmasa da, A. J. İle tanıştıktan sonra hayretle bu kanaatini değiştirmiş. A. J. ismindeki bu hanım, verilen herhangi bir tarihte neler yaşandığını bütün ayrıntılarıyla anlatabiliyormuş. O gün havanın nasıl olduğunu, beyzbol maçlarının sonuçlarını, Meclis'ten geçen bir vergi yasasını, meydana gelen bir kazayı ve kendi hayatının o güne ait bütün ayrıntılarını...

Uzman McGaugh, bu şaşırtıcı hafızayı kendisi incelemekle yetinmemiş, konusunda uzman pek çok bilim adamını da yardımına çağırmış. Sonunda hepsi sıra dışı bir durumla karşı karşıya bulunduklarını ve A. J.'nin insan hafızasının sınırlarının üstünde bir hatırlama yeteneğine sahip olduğunu kabul etmek zorunda kalmışlar.

Yaptıkları denemeler devam ettikçe A. J.'nin ilk başta sandıklarından daha da sıra dışı bir vak'a olduğunu görerek şaşkınlıklarını katlamışlar. Çünkü A. J. hanımefendi, sadece ilgisini çeken şeylerle değil, çekmeyen şeylerle ilgili bütün ayrıntıları da hatırlıyormuş. Yani tam söylediğim gibi; çıfıt çarşısı gibi bir hafıza, aşırı malumatfuruş bir hayat vak'anüvisliği...

Ne rahatsız edici bir şey değil mi? Kadının teki bundan 16 yıl, 7 ay, 3 hafta, iki gün önce yaptığınız soğuk espriyi hatırlıyor ve yüzünüze vuruyor. Ya da zamanın bütün hafızalardan silip süpürdüğü bir ayıbınızı getirip küt diye yeniden gündemin en tepesine koyuyor. Doğrusu, her şeyi hatırlıyor olmayı istemem, ama etrafımda her şeyi bütün ayrıntılarıyla hatırlayan birinin dolaşmasını ondan daha fazla istemem.

A. J. belli ki bizim gibi sıradan bir insan değil, mevcudiyetinde bize benzemeyen bazı yetenekler taşıyor. Hala aklı başında olduğuna göre, bu duruma tahammül etmesini sağlayacak ilave sabır da kendisine verilmiş. Unutmamanın ağır yükü ruhunu ezmiyor. Yaşadığı her an "gündelik hayatın tarihi"ni satır satır yazmaya devam ediyor.

İlginç, gerçekten ilginç bir hayat hikayesi...

Ben hep söylerim, en iyi hikayeleri hayatın kendisi yazar.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Dizi | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi