|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
Yaşadığınız zaman boyunca dünyada olan biten her şeyin hafızanızın içini bir çıfıt çarşısına çevirmesini ister misiniz? Ben istemem. Zaman zaman hayatımı çok zorlaştırsa da, insan olarak en vazgeçilmez yeteneklerimden birinin "unutmak" olduğunun bilincindeyim. Unutmak, yaşama yükünü hafifleten bir şey... Hani gerekli olduğunda bilgisayarların hafızasındaki lüzumsuz materyali siliyoruz ya, öyle bir şey... İnsan hafızası bunu kendiliğinden yaparak işimizi kolaylaştırıyor. Bu olmasaydı, muhtemelen hepimiz zihinsel bir düğümlenme yaşar, duvar kenarlarında garip konuşmalar yapmaya, denizde yürümeye, karada yüzmeye başlardık! Biz sıradan insanlar için her şeyde bir kapasite sınırı olduğu bir gerçek... Bu hafızamız için de böyle... Ama dünyada sıradan olmayan, alacakaranlık kuşağından çıkma birtakım acayip insanlar da var. O insanlardan biri olan A. J., dünyanın sayılı hafıza uzmanlarından James McGaugh'a bir mektup yazarak yaşadığı zaman dilimi içinde gerçekleşen her şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırladığını bildirmiş. McGaugh, bu mektupta yazılanlara önce inanmasa da, A. J. İle tanıştıktan sonra hayretle bu kanaatini değiştirmiş. A. J. ismindeki bu hanım, verilen herhangi bir tarihte neler yaşandığını bütün ayrıntılarıyla anlatabiliyormuş. O gün havanın nasıl olduğunu, beyzbol maçlarının sonuçlarını, Meclis'ten geçen bir vergi yasasını, meydana gelen bir kazayı ve kendi hayatının o güne ait bütün ayrıntılarını... Uzman McGaugh, bu şaşırtıcı hafızayı kendisi incelemekle yetinmemiş, konusunda uzman pek çok bilim adamını da yardımına çağırmış. Sonunda hepsi sıra dışı bir durumla karşı karşıya bulunduklarını ve A. J.'nin insan hafızasının sınırlarının üstünde bir hatırlama yeteneğine sahip olduğunu kabul etmek zorunda kalmışlar. Yaptıkları denemeler devam ettikçe A. J.'nin ilk başta sandıklarından daha da sıra dışı bir vak'a olduğunu görerek şaşkınlıklarını katlamışlar. Çünkü A. J. hanımefendi, sadece ilgisini çeken şeylerle değil, çekmeyen şeylerle ilgili bütün ayrıntıları da hatırlıyormuş. Yani tam söylediğim gibi; çıfıt çarşısı gibi bir hafıza, aşırı malumatfuruş bir hayat vak'anüvisliği... Ne rahatsız edici bir şey değil mi? Kadının teki bundan 16 yıl, 7 ay, 3 hafta, iki gün önce yaptığınız soğuk espriyi hatırlıyor ve yüzünüze vuruyor. Ya da zamanın bütün hafızalardan silip süpürdüğü bir ayıbınızı getirip küt diye yeniden gündemin en tepesine koyuyor. Doğrusu, her şeyi hatırlıyor olmayı istemem, ama etrafımda her şeyi bütün ayrıntılarıyla hatırlayan birinin dolaşmasını ondan daha fazla istemem. A. J. belli ki bizim gibi sıradan bir insan değil, mevcudiyetinde bize benzemeyen bazı yetenekler taşıyor. Hala aklı başında olduğuna göre, bu duruma tahammül etmesini sağlayacak ilave sabır da kendisine verilmiş. Unutmamanın ağır yükü ruhunu ezmiyor. Yaşadığı her an "gündelik hayatın tarihi"ni satır satır yazmaya devam ediyor. İlginç, gerçekten ilginç bir hayat hikayesi... Ben hep söylerim, en iyi hikayeleri hayatın kendisi yazar.
|
![]()
![]()
| |||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Dizi | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |