T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İbrahim KARAGÜL

Offshore işkence merkezleri, Uluslararası Af örgütü raporu

Afganistan'ın işgalinden bu yana, ABD'nin küresel savaşında kullandığı işkence ve katliam örneklerini ısrarla duyurmaya çalıştım. Güneydoğu Asya'nın yağmur ormanlarından Afrika ve Ortadoğu'nun çöllerine, dünya genelindeki Amerikan üslerinden okyanuslarda dolaşan savaş gemilerine kadar, bir çok yerde kurulan gizli işkence merkezlerini, sayısı yüzlerle ifade edilen işkence uçuşlarını ve esir ticaretini, sayısı bilinmeyen insanların dünyanın gizli bölgelerine nakledilip bir daha kendilerinden haber alınamadığını, ABD önderliğindeki ittifakın insan neslini hedef alan korkunç uygulamaları gelenek haline getirdiğini, Soğuk Savaş döneminde Latin Amerika'da kurulan "Ölüm Mangaları"nın Irak'ta binlerce insanı katlettiğini yazdım. Dünya bu gelişmelerden birkaç ay önce haberdar olurken sizler 2001 yılındaki Afganistan işgalinden hemen sonra öğrendiniz ve aslında insan ticaretinin 1990'dan beri devam ettiğini biliyorsunuz.

Bunlar da, Şibirgan Cezaevi'nde asitle öldürülüp toplu mezarlara gömülen insanlar, Felluce'de kimyasal silahlarla katledilenler ve burada gündeme getirilen iddiaların çoğu gibi yalanlanmıştı. Bugün hala yalanlanıyorum. Gerçekler ancak bir ya da iki yıl geçtikten sonra yalanlanamaz hale geliyor. Gizli cezaevleri ve işkence uçuşlarında olduğu gibi... Guantanamo'ya götürülen esirlerin İncirlik'ten geçmesi, Türkiye'nin hava sahasının ve Diyarbakır gibi hava alanlarının CIA'nın gizli uçuşlarında kullanılması, bir çok ülke istihbaratının CIA ile kendi topraklarında ortak operasyon yapıp insanları paketlemesi ve bilinmeyen yerlere göndermesi, kaçırılan insanların kimliğinin gizlenmesiyle ilgili tartışmalar yeniden alevlenecek. Uluslararası Af Örgütü, CIA yönetimindeki çokuluslu işkence, esir ticareti, gizli cezaevi ve işkence uçuşları ile ilgili şimdiye kadar ulaşabildiğimiz en geniş bilgileri içeren bir rapor yayınladı. CIA uçaklarının yüzlerce uçuşu, kullandığı havaalanları, ortaklık yapılan ülkeler, kullanılan uçakların özellikleri, bu amaçla kurulan veya kullanılan paravan şirketlerin listesini içeren rapor, hepimizin nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu, 21. yüzyıl için nasıl bir dünya kurulduğunu görmemiz açısından ibret verici.

Bir çok ülke, CIA'nın hava sahasını kullanmasını ya da kendi topraklarında gizli cezaevi kurmasını gizlemeye çalıştı. Avrupa Konseyi, konu ile ilgili soruşturma açıp üye ülkelerden bilgi istedi. Ancak çoğu bu bilgileri gizledi, vermedi. Verenler de eksik verdi. Çünkü AB ülkeleri de suça ortak olmuştu. Norveç gibi İnsan hakları söylemini kimseye kaptırmayan ülkeler bile. İspanya, İngiltere, Danimarka, Hollanda, Almanya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, İtalya gibi. Kosova, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Özbekistan, Mısır, Ürdün, Tayland, Filipinler ve Ortadoğu ülkeleri...

Hemen hemen dünyanın tamamını kaplayan işkence ağı var. Kaç ülke bundan uzak? Kaç ülke CIA'ya hayır diyebildi? Kaç ülke hukuk ve adaleti hatırlattı? Kaç ülke insan hakları ve hukuki güvenceyi aklına getirebildi? ABD ve Avrupa ülkeleri böyle bir insanlık suçuna ortak olmuşsa, hak ve özgürlükler adına kim, ne söyleyebilir? Demokrasi ve özgürlükleri dillerinden düşürmeyenler, bu değerler için dünyaya yeniden nizam verenler, Diago Garcia'da, Bağram ve Kandahar'da, Negev Çölü'nde, Irak'ın bir çok bölgesinde, Avrupa'nın bir çok bölgesinde, Taylan'da, Orta Asya'da ve okyanuslardaki kimliği belirsiz gemilerde yaşanan insanlık suçlarını nasıl gizleyebilecek?

"ABD kimseyi işkence yapılan bir ülkeye taşımamıştır, taşımayacaktır. ABD işkence yapmak için hiçbir ülkenin hava sahasını ve havaalanını kullanmaz." (ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice. 5 Aralık 2005)

Tarihin en büyük yalanı! Sadece bu mu? ABD yönetiminin dünya genelindeki politikalarıyla ilgili açıklamalarının büyük bölümü bu kadar yalan!

Daha 11 Eylül olmadan, daha Afganistan ve Irak işgal edilmeden, daha "terörle savaş" politikası ilan edilmeden, 1990'dan bu yana devam eden esir ticareti kapsamında bugüne kadar binlerce operasyon yapıldı, on binlerce insan sorgulandı, sayısız insan kayboldu.

Af Örgütü'nün raporunu yarın geniş biçimde ele alacağız...

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi