T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Özlem ALBAYRAK

Pamuk eller cebe

Tesadüfen selamlaşmalar ve yapıp eylediklerini uzaktan takiple yetindiğiniz, kendisi farkında olmasa da, iyilikteki azmi ve sebatıyla tıpkı o kişiyi tanımış diğerleri gibi, takdir ve daha ötesi minnetle izlediğiniz insanlar vardır.

Kurnazlığın zeka, dolap çevirmenin performans, kötülüğün profesyonellik olarak algılandığı bir dünyada pes ettiğiniz zamanlarda, -yüksek ihtimal ki- çevrenizde çok az sayıda bulunan bu türden insanların başkalarına adanmış iyiliklerinin, insanlıktan tamamen umudunuzu kesmenizi engellediği de vuku bulmuştur muhakkak.

Hani neredeyse kendini her türlü zaaftan azade kılmış, başkaları için çırpınan, gönül rahatlığıyla "Allah selamet versin" denilebilecek olanlar.

İşte bu insanlardan birinden, Osman Atalay'dan ve çoğu gazeteci için Osman Atalay adıyla özdeş hale gelmiş İnsani Yardım Vakfı'nın (IHH), bugünlerde Afrika'da yaptıklarından bahsetmek istiyorum.

Az iş yapıp çok satmak isteyen "Amanın da adım bir köşe yazısında geçsin" insanlarından olmadığı için Osman Atalay, bu satırları yardım faaliyetlerine değil, şahsiyetine istihlak ettiğimize darılabilir bile belki de...

Gösteriş yapmadan yardım yapan IHH, büyüklüğüyle şaşkınlık uyandıracak veriler sunuyor çünkü elimize.

Kendisi dışındaki hayatla ilgili can sıkıcı şeyleri, ne dinlemekle ne okumakla arası iyi olan bir toplumun üyeleri olarak birazdan bu yazıyı okumayı bırakacak okurlar olacağı ihtimaline rağmen, kuruluşun Afrika'nın 21 ülkesine yani neredeyse yarısına yardım götürdüğü müjdesini vermek şart.

Usanmadan, yorulmadan dünyanın dört yanına giden, Atalay'ın da aralarında bulunduğu dernek üyeleri toplam 67 ülkeye yardım ulaştırmış.

Kuruluşun Mart ayı raporunda "Neden yoğunlukla Afrika?" sorusuna verilen cevap ise şu: Sanayileşmiş bir ülkede yaşayan sıradan bir insan, bir Etiyopyalı'nın yetmiş (70) misli tüketiyor. Afrika'da nüfusun yarısı günde bir dolardan daha az bir gelirle hayatını idame ettiriyor. Hepimize nereye bakmamız gerektiğini gösteren rakamlar, bakmamak ve görmemenin, sessiz kalmanın suç ortaklığı anlamına geldiğini gösteren bilançolar karşımızda duruyor.

Şu anda Afrika'da açlıktan ölmek üzere olan 700 bin insan olduğundan bahsediyor sayılar, açlıktan ölme ihtimali olmayan, açlıktan ölmek üzere olmanın ne demek olduğunu hiç bilmemiş bizlere.

Susuzluktan kırılan, bir bardak su için kilometrelerce yol yürüyen ve bütün günlük kazançlarını bir yudum suya veren insanların yaşadığı Etiyopya'da 20, Somali'de 9 su kuyusu açmış IHH son olarak.

Batı'nın öteden bu yana, kıtanın bütün kaynaklarını sömürdükten sonra, oran olarak giderek düşen, geçici ve göstermelik yardımları gibi değil bunlar. Kurban, gıda, sağlık, ibadethane, kimsesizlerin desteklenmesi, su kuyusu çalışmaları, çiftçi destekleme programları, kadın enstitüleri ve eğitim-burs gibi başlıklar altında toplanabilecek gürül gürül akan bir insanlık dersi sanki.

Geçtiğimiz Temmuz, Bob Geldof ve Bono'nun önayak olmasıyla düzenlenen Live8 konser dizisinin amacını hatırlayan var mı? Afrika'nın 18 ülkesinin borçlarının silinmesi talebiyle yapılan bu konser dizisinde bir kişi bile çıkıp sormamıştı mesela: "Bu neyin borcudur kardeş? Afrika'nın size şimdiye kadar kanla canla ödenmemiş nasıl bir borcu vardır bizim bilemediğimiz?" diye.

Soru sormayı bırakın, G7 zirvesinde maddi yardım ile ilgili öne sürülen koşulların Afrika ülkelerinin IMF ve Dünya Bankası'nın ekonomik programlarına bağımlılığını sağlamaya yönelik olduğunu söyleyen makalelerin cılız sesi bile, bu konser hengamesi arasında güme gitmişti üstelik.

Bu yüzden işte, çıkarsız, koşulsuz ve sadece insanlık onurunu kurtarmak için yapılacak yardımların tam zamanıdır. Düşünce değil, eylem. Yani, pamuk eller cebe. www.ihh.org.tr

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi