|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| Y A Z A R L A R | 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Süper Lig'de "Son kullanma tarihi" geçen Beşiktaş, Türkiye Kupası'nda geçer akçe olmaya çalışıyor. G.Antep'te oynanan yarı finalin ilk ayağında alınan sonuca şapka çıkarırız. 3-1'lik dış saha galibiyeti, İstanbul rövanşı için bulunmaz bir nimet. Galibiyet, 3-1'lik skor büyük ölçüde Kartal'ın kupa finaline adını yazdırmasının garantisidir. Hal böyle iken; dönüp bir de işin futbol yanına bakalım. Maçın skorunu o ya da bu şekilde duyanlar sanacaklarki Beşiktaş, G.Antep deplasmanında dağları denizleri devirdi. Dost acı söyler misali, işin aslının böyle olmadığını hemen belirtelim. Psikolojide kişilik bozukluğu teşhisi konulan bir hastalık vardır. Futbol adına konuşursak, Beşiktaş'ın da böyle bir rahatsızlığı var. G.Antep karşısında, ne adına ne de şanına yakıştırdığımız bir Beşiktaş göremezken, ikinci yarıda dolu dizgin giden bir takıma tanık olduk. Öyle sanırız ki teknik direktör Tigana da bazı teşhisleri koymada güçlük çekiyor. G.Antepspor karşısında elden ayaktan düşmüş, gol pozisyonu dahi yakalayamayan ilk 45 dakikadaki Beşiktaş'ın, doğrusunu söylemek gerekirse hali per perişandı. Defansta Ali Güneş ve Çağdaş'ın akıl almaz hataları, orta sahadan hücum hattına pas diye yollanan yanlış topları ve forvette beyhude Beşiktaş ataklarının sıkıntısı hat safhaya ulaştı. Teknik direktör Samet Aybaba'nın Beşiktaş'a yolladığı "Futbol böyle oynanır" mesajları ilk devrenin ana fikri oldu. İkinci yarıdaki oyunu ve Beşiktaş'ı anlatmaya açık yürekle söylerim ki zorluk çekiyoruz. İkinci yarıya Okan'ın yerine Tümer'le başlayan Tigana, değişiklik değil, sihirbazlık yaptı. Beşiktaş'taki akıl almaz oyun düzeni, G.Antepspor'a da eksi yönleriyle yansıdı. Kanat atakları, Veysel'in pivot santrforluğu ikinci yarıdaki G.Antep'te hayal mahsülü oldu. Siyah-beyazlı takımda duran ayaklar, koşan ayaklara dönüşünce goller ve galibiyet bir çırpıda geliverdi. Orta sahadan başlayan kanatlara büyük akılcılıkla iletilen gol topları, G.Antep cezaalanına birer mayın gibi iniverdi. Ahmed Hassan'ın Tümer'in sol ayağına ısmarlama ortaladığı o top beraberliği, Bobo'ya gelen organiza ataklar da galibiyeti getiriverdi. Beşiktaş'ın kupa finalistliğine, 3-1'lik galibiyet 'banko' gözüyle baktırıyor. Ancak; G.Antep'teki Beşiktaş'ı her iki yarıda verdiği sinyallerin ortalaması yine de kafalarda bir soru işareti bırakıyor. Teşhis doğru olmazsa tedavi de yanlış olur. Beşiktaş, İstanbul'a, rövanş maçına işi bitirdim zihniyetiyle çıkmamalı. Ne olacağı G.Antep'te de son anda belli oldu. İstanbul'da da hiç belli olmayabilir.
|
![]()
![]()
| |||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |