T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 6 NİSAN 2006 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Yasin DOĞAN

PKK'nın tükenişi

PKK'nın kent merkezlerinde geliştirdiği yeni eylem türünü siyasi bir okumaya tabi tuttuğumuz zaman şunu görüyoruz:

- "Terörle mücadele ve uluslararası işbirliği" söyleminin giderek geliştiği ve terörden güçlü-zayıf bütün ülkelerin mağdur duruma düşerek şikayet etmeye başladığı böyle bir dönemde PKK Batılı siyasal desteğini kaybetme durumuyla karşı karşıyadır. Terörle mücadelede Türkiye'den destek isteyen ülkelerin PKK'nın taşkınlıklarına daha fazla göz yumması beklenemez.

- PKK'nın uyuşturucu ve silah kaçakçılığı başta olarak yasadışı gelir kaynakları Avrupalı ülkeleri de sıkıntıya düşürmeye başlamıştır.

- Batılı ülkelerdeki özgürlük ortamından istifade ederek kendilerine geniş bir varlık alanı açan PKK'nın yan kuruluşlarının tahrikleriyle gelişen olumsuz olaylar Batılılar açısından da kabul edilebilir ve katlanılır olmaktan çıkmıştır.

- Hükümetin reform paketleriyle sorunları yumuşatma çabalarına karşılık şiddeti tırmandırma ve istikrarı sabote etme hamleleri hükümetin reform sürecini destekleyen Batılı ülkeler açısından tolere edilemez hale gelmiştir.

- PKK'nın her türlü sivil, bağımsız ve demokratik girişimi boğmaya çalışan baskıcı tavrı siyasi ve entelektüel çevrelerin kızgınlığını her geçen gün arttırmaktadır.

- Her türlü ekonomik ve sosyal kalkınma adımını sekteye uğratarak yılgınlık ve bezginlik atmosferi üretmeye çalışan "yıkıcı" tavır bölge halkının tepkisini büyütmektedir.

Bunun gibi sayılabilecek birçok etken sebebiyle PKK yeni bir atılım yapabilmek için Kürtlerin de içinde yolculuk ettiği gemiyi batırmaya teşebbüs etmektedir.

PKK'nın kaosla varlığını sürdürme politikası başta Kürtler olmak üzere herkese zarar vermekte, herkesin nefretini çekmeye başlamaktadır.

Öcalan'ın yakalanmasından sonra halkın sokaklara döküleceğini sanan PKK'nın yaşadığı hayal kırıklığı, Diyarbakır ve Batman olayları sonrasında kitlesel destek bulamamasıyla hat safhaya ulaşmıştır.

Çocukları kullanma alçaklığına varan bu tehlikeli taktik değişikliği yerel sivil örgütlerin, işadamlarının ve geniş halk kitlelerinin destek vermemesi sebebiyle boşluğa atılmış bir adım olmuştur.

Bölge halkı PKK'nın eylem çağrısına uymamakla kalmamış, bu eylemleri protesto edecek noktaya gelmiştir.

Peki bu olaylarla Ak Parti'nin ilişkisi nasıl yorumlanabilir?

Ak Parti pasif kalarak olayları tırmandırmış mıdır yoksa hükümetin attığı demokratikleşme adımlarıyla zemin kaybetmeye başlayan terör örgütü paniğe mi kapılmıştır?

Kimilerine göre Ak Parti'nin MHP kadar sert bir tutum takınarak olayları bastırmaması bir zafiyet oluşturmuştur. Bu yargı temelden hatalıdır. Çünkü PKK'nın beklentisi devletin şiddete şiddetle karşılık vermesi ve halkı içine çeken olayların aylarca devam etmesiydi. Oysa emniyet güçlerinin silah kullanmamaya özen gösteren sağduyulu tavrı, bu beklentiyi boşa çıkarmıştır. Olayların kontrol altına alınarak bölgenin sakinleştirilmesi bu duyarlı tavırla mümkün olmuştur.

O halde olayların sebebi Hükümetin pasifliği değil, hükümetin reform çabaları sonucu PKK'nın varoluş zeminini yitirdiğini düşünmeye başlamasıdır.

Kürtleri değil terörist başı Öcalan'ı kurtarmaya kendisini endeksleyen Demokratik Toplum Hareketi PKK'yı "koltuk değneği" gibi kullanarak kendi siyaset zeminini yok etmektedir.

Gerilim ve şiddet ortamıyla halkı etrafında toparlayacağını düşünen DTP, demokrasi, sivillik, kalkınma ve huzur konularında ne kadar samimiyetsiz olduğunu göstermektedir.

Çocukları ve kadınları illegal şiddet eylemleri için sokağa salan anlayışı DTP'nin paylaşması ve hatta yönlendirmeye kalkması kendileri açısından demokrasinin ve siyasetin tükenmeye başlaması demektir.

DTP PKK'nın kapıkulu olmaya çalıştıkça, büyük bir duvara açılan kapıkolu olmaktan kurtulamayacaktır.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi