|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 15 NİSAN 2006 CUMARTESİ | ||
|
|
Erdoğan: Kimse kalkıp irtica tehlikesi var demesin
Başbakan Erdoğan, isim vermeden Cumhurbaşkanı Sezer'in geçen hafta Harp Akademileri'ndeki konuşmasını anımsatırken, zaman zaman Türkiye'de laikliğin tehlikede olduğunun konuşulduğunu, bunun neye dayanarak konuşulduğunu anlamakta zorlandığını dile getirdi.
Erdoğan, "Siz dindar insanları siyasetten uzak tutmak için konuşuyorsanız, bu millet sizi affetmez, bunu böyle bilin. Çünkü bu ülkede dindar insanın da siyaset yapmaya hakkı vardır. Kimse kalkıp irtica tehlikesi var demesin" diye konuştu. MÜSİAD'ın 15. Olağan Genel Kurulu'na katılan Başbakan Erdoğan yaptığı konuşmada, öngörülemeyen ve sürdürülemeyen bir ortamdan gelen ekonomiyi bugün 16 çeyrek boyunca sürekli büyüyen bir yapıya kavuşturduklarını vurguladı. Gelinen noktada artık Türkiye'nin dünyanın büyüyen 17'nci ekonomisi konumuna yükseldiğini anlatan Erdoğan, "Hayal gibi görünüyordu denilen ekonomik parametreler bugün artık gerçek" dedi. İşbaşına geldiklerinde Türkiye'nin IMF'ye 24 milyar dolar borcu olduğunu, bu borcun bugün 12 milyar dolara düştüğünü kaydeden Erdoğan, "İşbaşına geldiğimizde Merkez Bankası'nın kasasında 20 milyar dolar para vardı. Şimdi Merkez Bankası'nın kasasında 58 milyar dolar var. Artık yere sağlam basan bir Türkiye var. Nereden nereye. Eğer hortumcular dolaşmış olsaydı Merkez Bankası 20 milyar dolardan 58 milyar doları yakalayamazdı. Türkiye'yi değiştiriyoruz, dönüştürüyoruz ve yatırım yapar hale getiriyoruz. Bu arada da enflasyon sürekli olarak düşüyor" diye konuştu. Konuşmasında yolsuzluklar karşısında yaptıkları mücadeleyi de anlatan Erdoğan, "Bunların karşısında direnen bir hükümet olduğu için Merkez Bankası bereketli hale geldi. Bu yüzden ülke büyüyor. Bu yüzden vatandaşın devletten alacakları şakır şakır ödeniyor. Zulmeden değil, teşvik eden bir yönetim var işbaşında. Sorun çözme azmimizden hiç bir şey kaybetmiş değiliz, yorulmadan, bıkmadan meselelerin üzerine gidiyoruz" şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan, reel sektörün sorunlarını gayet iyi bildiklerini ifade ederken, "Ben size pespembe bir tablo çizemem, 80 yılın sorunlarını, problemlerini herhalde 3.5 yılda çözebilecek bir sihirli deyneğe sahip değiliz, yok böyle bir şey" dedi. 2005 yılında özel sektörün sabit sermaye yatırımının cari fiyatlarla 75 milyar YTL, kamunun ise 20 milyar YTL olduğunu anlatan Erdoğan, özel sektörün büyümeyi omuzlamış durumda olduğunu kaydetti. Son yayınlanan rakamlara göre işsizliğin yüzde 11.2 olduğunu ancak bu rakamın yılın genelini yansıtmadığını belirten Erdoğan, "Bu rakamı geçen yılla kıyaslamak mümkün değil, çünkü geçen aralık ayında veri yok. Geçen yılın ocak ayına baktığınızda ise işsizlik yüzde 11.5, yani düşmüş. İktidarı devraldığımızda 5 milyon 223 bin 883 sigortalı işçi vardı, bugün bu rakam 6 milyon 918 bin 632'ye çıkmıştır. Göreve geldiğimizde işletme sayısı 729 bin 411'di, bugün 946 bin 907 olmuş" diye konuştu. Hükümet olarak cari açığı bir tehdit olarak görmediklerini ve cari açığın finansmanından endişe etmediklerini anlatan Erdoğan, AB'ye giriş süracinde tüm ülkelere bakıldığında cari açığın bir miktar arttığının görüleceğini söyledi. İzlediklerini kur politikasının belli olduğunu ve kura müdahelenin asla söz konusu olmayacağını ifade eden Erdoğan, "Ekonominin yaz boz tahtasına dönüştürüldüğü günleri herkes hatırlıyor. Türkiye'nin yakalamış olduğu bu ortamı heba etmeyiz, ettirmeyiz, kimse politikalarımızdan bir sapma beklemesin. Ne para politikalarından ne mali disiplinden asla taviz yok" diye konuştu. Erdoğan, kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunda özel sektörden yardım isterken, şöyle dedi: KAYIT DIŞIYLA MÜCADELE ÇAĞRISI "Kayıt dışıyla mücadelede ne kadar yol alabilirsek, reel sektörün şikayetçi olduğu yükleri de biz o kadar aşağı çekeriz. Yüzde 55 kayıt dışı var. Bunu biz bizden öncekilerin yaptığı gibi yapamayız. Yaptılar nasıl faturalar ödendi gördük. İşadamlarımızı bu konuda hassasiyete davet ediyorum, bu mücadelede bize destek olun. Siz güçlendikçe Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlenecektir. Gelin şu kayıt dışını birlikte bitirelim. Bu bitince özel sektörün üzerindeki yüklerin kalktığını göreceksiniz." "DİNDAR İNSANLARI SİYASETTEN UZAK TUTAMAZSINIZ" Başbakan Erdoğan konuşmasında, isim vermeden Cumhurbaşkanı Sezer'in geçen hafta Harp Akademileri'ndeki konuşmasını da anımsattı. Zaman zaman Türkiye'de laikliğin tehlikede olduğunun konuşulduğunu, bunun neye dayanarak konuşulduğunu anlamakta zorlandığını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkede siyasi partiler, hele hele iktidar olmuş bir siyasi parti laiklik karşıtı olarak insanların karşısına çıkmadı ve bu halk iktidar yaptı. Bazıları çıkıp 'tehlikeli' demek suretiyle havayı bulandırma gayretine girmemeli. İkide bir irtica gündeme getiriliyor, bu da üzücü. Nedir irtica? Eğer irtica dini siyasete alet etmekse, bunu da Türkiye'de kimlerin yaptığı bellidir. Siz dindar insanları siyasetten uzak tutmak için konuşuyorsanız, bu millet sizi affetmez, bunu böyle bilin. Çünkü bu ülkede dindar insanın da siyaset yapmaya hakkı vardır. Kimse kalkıp irtica tehlikesi var demesin. Bunları biliyoruz, mürekkep yaladık, nereden nereye geldi bunları biliyoruz. Bunu soyuttan somuta lütfen taşısınlar da bilelim. Ne anlatmak istiyorlar bilelim" diye konuştu. "KALINLIK MAKİNASINA MI SOKALIM?" Erdoğan, hükümete yönelik kadrolaşma iddialarına da yanıt verdi. CHP lideri Baykal'ın "Önce partizan davrandılar, sonra kadrolaştılar, sonra Türkiye'yi kuşattılar" dediğini anlatan Erdoğan, "Bunu anlamak mümkün değil, bunun en güzel örneklerini siz verdiniz, geçmişin örnekleri bunlarla dolu. Tarih bunların şahidi" dedi. Hele yargının siyasalaşması gibi bir ifadeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirten Erdoğan, hakim ve savcı atamalarını yapan HSYK'da siyasi kimliğiyle bir tek Adalet Bakanı'nın bulunduğunu, onun dışında bürokrat olarak bakanlık müsteşarının yer aldığını, kalan beş üyenin ise Cumhurbaşkanı tarafından atandığını anlattı. Başbakan Erdoğan, "Eğer bir siyasallaşma varsa o zaman buraya bir soru işareti koyuyorum. Çünkü susmakta bunalıklığı gidermiyor" dedi. "Bürokraside üst düzey yönetimde bulunanlar Türkiye'nin evlatları değil mi Allah aşkına?" diye soran Erdoğan, insanların evlerine varıncaya kadar girilip, evindeki yaşam biçimine kadar nezaket kuralları, vatandaşlık hukuku çiğnenerek incelendiğini belirterek, "Marangozlukta bir kalınlık makinesi vardır, insanoğlunu da böyle kalınlık makinalarını mı sokacağız? Burada ehliyeti, liyakatı arayacaksınız. Bu isimler başarısız olurlarla bunun bedelini kim ödeyecek? İktidar ödeyecek, ben ödeyeceğim, iktidarım ödeyecek" diye konuştu. Erdoğan, bu konuşulanların ülkede bir kriz ortamı yaratmaktan başka bir şey sağlamayacağını söyledi. "BUGÜN DAHA AZ MAL ALINIYORSA OY VERMEYİN" Konuşmasında vatandaşlara da seslenen Erdoğan, iktidara geldiklerinde "temel gıda maddeleri, beyaz eşya gibi kalemlerde, asgari ücretle bugün alınandan daha az alınıyorsa AK Parti'ye oy vermeyin" derken, ancak çok daha fazlası alınıyorsa da halkın oyunu istemelerinin en doğal hakları olduğunu söyledi. CHP'YE "ESKİ DEMİRPERDE KALINTISI" BENZETMESİ Başbakan Erdoğan, muhalefeti eleştirdiği konuşmasında CHP'ye "eski demirperde kalıntıları" benzetmesinde de bulundu. Anamuhalefet partisi CHP'nin Türkiye'de yapılanları görmek istemediğini kaydeden Erdoğan, "Bir de sosyal demokratız diyorlar, bunlardan sosyal demokrat falan olmaz" dedi. Sosyal güvenlikte tek çatıya ilişkin yasanın görüşmelerinde CHP'nin TBMM'ye terk ettiğini anlatan Erdoğan, "Millet sizi meclisi terk etmeye göndermedi ki çalışın diye gönderdi" diye konuştu. MÜSİAD Genel Kurulu'na DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da katıldı.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |