T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 18 NİSAN 2006 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Haldun DOMAÇ

Daum'dan kaptan olursa

"İyi kaptan dalgalı denizde belli olur." Bu söz sanki Daum'un durumunu özetliyor.

Son 5 haftadır durgun sularda şampiyonluğa doğru yelken şişiren Fenerbahçe, hafif bir dalgalanmayla battı. İşin ilginç yanı denizin dalgalanmasının nedeni de dış faktörler değil. Daum, takım kadrosunda bir değişiklik yapıp, teknenin alabora olmasına neden oldu.

Nasıl mı? Sakatlıkları düzelen Anelka ve Önder, gökten paraşütle, Fenerbahçe'nin sağ kanadına indirildi. Böylece haftalardır rakipleri karşısında ezici üstünlük kuran, kalesinde pozisyon bile görmeyen Fenerbahçe, Vestel Manisaspor'dan 5 gol yerken, şampiyonluk yolundaki avantajını altın bir tepside Galatasaray'a sundu. Biliyorum Daum'a hak verenlerin bir savı var; "Kim Anelka gibi oyuncuyu kenarda tutabilir?" İşte benim üstüne basmak istediğim konu da bu. Ancak iyi bir kaptan bunu yapar ve rüzgarla yelkenini şişirmiş teknenin ahengini bozmaz. Hiç kuşku yok ki bunu yapacak kişinin, ne yaptığını biliyor olması şart. Bu karmaşık cümleyi biraz daha açalım.

Fenerbahçe son haftalarda göze hoş gelen futbolla bir galibiyet zinciri oluştururken ne yapmıştı? Anelka ve Önder'in yokluğunda, Servet, Luciano'nun yanına göbeğe yerleşmiş, sağ kanatta Deniz ve Serkan'dan biri görev yapmıştı. Bu savunma rakiplerine gol pozisyonu bile vermemişti.

Savunmanın diri ve ayakta kalmasının nedeniyse orta alanın dörtlüye dönmesi, Aureilo ve Appiah ikilisinin uyumlu bir şekilde orta sahanın göbeğini tutmasıydı.

Tek forvet Nobre arkası Alex, Fenerbahçe'nin hücum hattını oluşturuyordu. Bu oyunculara destek ise aynı zamanda savunmaya da yardımcı olan Tuncay ve Mehmet Yozgatlı'dan geliyordu.

Daum, Manisasspor'a karşı ne yaptı? Sakatlıktan yeni çıkan, ağır Önder'i savunmanın sağına yerleştirdi. Bu da yetmiyormuş gibi haftalardır oynamayan ve savunmaya dönmeyen Anelka'yı onun önüne koydu. Böylece, sağ kanat sıkıntıya girdiği gibi, orta alandaki kurgu da 3'lüye döndü ve yerle bir oldu. Bu yaptıkları gördüğümüzde ortaya bir sonuç çıktı. Demek ki Daum'un son haftalardaki başarılı takımı, bir felsefenin ürünü değil, tamamen bir tesadüfün eseri. Çünkü Anelka sakat olmasa ona bir yer bulmak adına Alman hoca rakibe pozisyon vermeyen diri, savaşçı ve kazanan takımı kuramayacaktı.

Peki Daum Vestel maçı öncesi ne yapmalıydı? Anelka ve Önder'i kenarda tutup, kazanan takımını (sakat Mehmet yerine Kemal ) sahaya sürmeliydi. Maçın gidişine göre, Anelka ve Önder'den yararlanmalıydı. Tesadüfen doğruları bulan, Anelka'nın sağ açık oynayamayacağını anlamayan, oyundan çıkan ilk oyuncu olarak Tuncay'ı kafasına yerleştiren bir hocadan böyle şeyler beklemenin doğru olmadığını biliyorum. Ben de zaten onu yazıyorum; "iyi kaptan dalgalı denizde belli olur" Ne yazık ki Daum iyi bir kaptan olmadığını Manisa'da bir kez daha ortaya koydu, gemiyi kayalara vurup parçaladı.


Haydi özür dileyin bakalım

Vestel Manisaspor, geçen hafta Çaykur Rizespor maçında yenilirken, 3 oyuncusu Kaleci Bülent, Johanna ve Meduna kırmızı kart görünce, senaryo yazıldı. "Vestel Manisaspor Fenerbahçe'ye yenilmek için ortam hazırladı" Üstelik çok ciddi bir kanıtları vardı ellerinde!!! Manisaspor'un teknik direktörü, Aziz Yıldırım'ın bir gün Fenerbahçe'nin başına getirmeyi düşündüğü Ersun Yanal'dı. Sonra ne oldu? Vestel Manisaspor, ligde hiçbir takımın yapamadığını yapıp, son haftalarda 19'a 1 gibi gol averajı elde eden Fenerbahçe'ye gol 5 gol atarak, şampiyonluk yolunda avantajın Galatasaray'a geçmesini sağladı. Yazıyı fazla uzatmayacağım; Bu ülkede paranoyalarla yaşayan, krizden beslenen futbol ulemaları olduğu sürece biz daha çok yerimizde saymaya devam ederiz.


O bir fenomen

Galatasaray, Çaykur Rizespor'u yenip, liderliği yakalarken, Hakan Şükür bir fenomen olduğunu ortaya koydu. Nitekim Hakan Şükür düşmanlığı ile prim yapanlar bile seslerini kesmek, ona alkış tutmak zorunda kaldı. Sakın bunları attığı goller için yazdığımı sanmayın.

Bunun çok ötesinde bir işlevi vardı sahada. Mükemmel gollük paslar üretti. Son haftaların en formda ismi Hasan Şaş'ın kritik Fenerbahçe maçı öncesi sarı kart görüp ceza almasına önüne atlayarak engel oldu. Ve en önemli takımdaşlık dersini, attığı golden sonra halef-selef olduğu, sakat Ümit Karan'a koşarak gösterdi. Gelin, Hakan Şükür'ü tüketmek için kampanya yapmayı bırakıp, onun gibi bir futbol değerine sahip olmanın keyfini çıkaralım. Çünkü Hakan Şükür, gittiğinde yeri doldurulmayacak oyucuların başında geliyor.


Beşiktaş'ta değişen ne?

Vestel Manisaspor'da kiralık oynayan Beşiktaşlı Sinan Kaloğlu, Fenerbahçe'ye 3 gol atınca, Tigana ve yönetimin iştahı kabardı. Fransız hoca; "Tez onu bana getirin" diye talimat verdi, yönetim de "Biz zaten onun yeteneklerinden emindik onun için iki sezondur kiraya veriyoruz" dedi. Hele Tigana'nın Sinan'ı istemesinin bir gerekçesi var ki inanılmaz; "Sinan'ın kontrataklarda ki etkinliğini kullanmak istiyorum" Yanılmıyorsam Youla'da böyle alınmıştı. Şimdi nerede? Beşiktaş'ta İbrahım Akın, Sinan'a göre daha mı yeteneksiz? Beşiktaş'ın kaç maçta kontratak oynar Tigana hesaplıyor mu?

Sinan'ın Fenerbahçe maçı dışında bu sezon attığı gol sayısının sadece 3 olduğunu acaba Tigana ve yönetim biliyor mu? Anlaşılan Beşiktaş cephesinde değişen bir şey yok. Bir maçta yıldız olanların istikameti yine Beşiktaş olacak. Dilerim yeni sezon son iki sezonu aratmaz.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi