|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 27 NİSAN 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Baykal: Terör Yasası ile Öcalan'a af getiriliyor
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'nın 6. maddesinin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a af niteliği taşıdığını savunarak, tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda Öcalan'ın 2 yıl içinde tahliyesinin mümkün hale gelebileceğini ileri sürdü.
Baykal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'nı değerlendirdi. Hukukçularla yaptıkları incelemeler sonucu "tasarının terörle mücadele etmekten çok terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a af getiren bir düzenleme olduğunu" tespit ettiklerini savunan Baykal, tasarının 6. maddesinin buna olanak tanıdığını öne sürdü. "Terör örgütü kuranlar, yönetenler ve örgüte üye olanların TCK'nın 314. maddesine göre cezalandırılacağı" hükmünün yer aldığına ve maddenin son fıkrasında, "TCK'nın 221. maddesi hükmü, bu madde açısından da uygulanır. Kişi etkin pişmanlık hükümlerinden ancak bir defa yararlanır" denildiğine dikkati çeken Baykal, şöyle devam etti: "Yani bu madde, terör örgütü kuranlar, yönetenler açısından da etkin pişmanlık hükmünün işletilebileceğini düzenleyen bir maddedir. Türkiye'de bugüne kadar çıkarılan pişmanlık yasalarında örgüt kurucuları ve yöneticilerinin yararlanamayacağı ifade edilmişti. İlk kez yeni bir düzenleme getiriliyor, Terörle Mücadele Yasası ilk kez terör örgütü kurucularının da kapsam içinde olduğunu açıkça ifade ediyor." Baykal, söz konusu maddenin gerekçesinde, "etkin pişmanlık hükümlerinin terör örgütünün kurucusu, yöneticisi veya üyeleri hakkında da uygulanabileceği kabul edilmiştir" denildiğini vurgulayarak, "Yani ilk kez hukuk sistemimizde terör örgütünün kurucusu için de bir pişmanlık yasası getirilmiş olmaktadır" dedi. Hakkında hüküm verilmiş olanların pişmanlık yasasından yararlanamayacağı yönünde ne daha önce çıkarılan yasalarda ne da TMY tasarısında bir hüküm bulunmadığına dikkati çeken Baykal, tam tersi çıkarılmış olan bu nitelikteki bütün yasalarda hakkında hüküm verilmiş olanların da yararlanacağının belirtildiğini kaydetti. Baykal, "Bu yasaya katkı verdiği anlaşılan bazı uzmanların, hakkında hüküm verilmiş olanlara bu maddenin uygulanmayacağına ilişkin düşüncesinin hiçbir yasal dayanağı yoktur" diye konuştu. "2 YIL İÇİNDE TAHLİYE MÜMKÜN" TMY tasarısının, hakkında hüküm verilmiş de olsa terör örgütünün kurucusunun da "etkin pişmanlık olanağından yararlanmasına ilk kez kapıyı açtığını" belirten Baykal, bu olanağın kullanılması durumunda dörtte üçe kadar bir indirim söz konusu olduğunu ve bunun Öcalan açısından 27 yılık bir ceza indirimi anlamına geleceğini kaydetti. Baykal, "Öcalan'ın 7 yıllık tutukluluk süresi dikkati alındığında, 2 yıl içinde tahliyenin mümkün hale geleceğini" savundu. Baykal, "Mutlaka olur demiyorum ama getirilen düzenleme ile hukuk mevzuatımızın buna engel olacak bir tarafı kalmamıştır, yasalarımızın bunu engelleyici düzenlemesi ortadan kalkmıştır. Bu olanak işler ya da işlemez, hangi konjonktürde, hangi etkilerle, baskılarla nasıl işler bilemeyiz. Ama artık bizim hukuk düzenimiz buna fırsat verir hale dönüşmüştür." dedi. Teröre Mücadele Yasa Tasası'nın içine terör örgütün kurucusunun fiilen tahliyesini öngörecek bir madde konulmasının açıklanması mümkün olmayan bir çelişki olduğunu ifade eden Baykal, şöyle devam etti: "Buna bir terörle mücadele yasası değil Öcalan'a af yasası demek imkanı vardır. Bu yasayla siz Öcalan'a özgürlük diye poster taşıyanları mahkum edeceksiniz yine bu yasayla Öcalan'ı tahliye edeceksiniz. Bırakınız uygulamayı, böyle bir tartışmanın yapılmış olması, böyle bir imkanın ortaya atılmış olması Türkiye'nin terörle mücadelesine en büyük zararı verecektir. Türkiye'de terörle mücadele konusunda bir kafa ve zihin karışıklığının bulunduğunu hep söylüyoruz. Bu kafa ve zihin karışıklığı bu yasaya da yansımıştır. Türkiye terörle mücadele mi etsin müzakere mi etsin tartışmaları yaşanıyordu gelinen noktada bu bırakın müzakere etmeyi bu teröre teslimiyet sonucunu doğuracak bir tablodur. Siz terör örgütünün kurucusunu, liderini böyle bir kolaylıktan yararlandırmayı öngören bir hukuki düzenlemeyi yapacaksınız sonra da terörle mücadeleyi etkin bir biçimde sürdürmeyi başaracaksınız, böyle bir şey mümkün değil." "FAZLA BİLEREK YAPILAN BİR YANLIŞLIK" "Böyle bir yanlışlığın cehaletle gerçekleşmesi mümkün değildir bu fazla bilerek yapılacak bir yanlışlıktır" diyen Baykal, "terörle mücadele konusundaki ikilemin, zihin karışıklığının tasarıya da yansımasından üzüntü duyduğunu" söyledi. "Hükümetin derhal 6. maddeyi geri çekmesini" isteyen Baykal, bu maddenin tasarıda bulunduğu her anın Türkiye'nin terörle mücadelesine büyük zarar vereceğini savundu. "Terör örgütünün kurucusuna pişmanlık olanağı getirme ihtiyacı nereden çıkıyor" diye soran Baykal, yasanın bu şekilde çıkması durumunda Öcalan'ın avukatlarının yararlanmak için başvuruda bulunacaklarını söyledi. Baykal, "Bu vahim bir olay. Terörle mücadelede asıl sorunun iktidarın kafasındaki tereddütten, kararsızlıktan, 'terörle mi mücadele edeceğim, af mı çıkaracağım, sırt mı sıvazlayacağım, etkin bir şekilde yasaları mı uygulayacağım' belirsizliğinden kaynaklandığı bir kez daha çok dramatik bir biçimde bu olayla ortaya çıkmıştır. İktidar bu konuyu hiç uzatmadan derhal 6. maddeyle ilgili ısrarından vazgeçmeli ve yeni bir düzenleme yapılmalıdır" dedi. "HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN" CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Terörle Mücadele Yasa (TMY) tasarısının içindeki 6. maddenin "tuzak bir madde" olduğunu savunarak, "Herkes aklını başına alsın, herkes sorumluluğunu üstlensin. Bu yasa bu aşamaya nasıl geldi, ben ona şaşıyorum. Başbakan'ın, o kadar bakanın bu yasanın altında nasıl imzası var, anlayamıyorum" dedi. Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Baykal, bir soru üzerine TMY tasarısının, "terörün bir yöntem değişikliği içine girmesi karşısında etkin önlemler arayışını yansıtmadığını" söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu tasarıyla ilgili olarak bazı bölge milletvekilleriyle yaptığı toplantıda "af" talebinin gündeme getirildiğini savunan Baykal, "Şimdi yasaya bakıyoruz, yasada af var" dedi. TMY tasarısının 6. maddesi dışında başka maddelerine itirazlarının olup olmadığına yönelik bir soru üzerine Baykal, bu konuda incelemelerin sürdüğünü ifade ederek, şunları söyledi: "Olabilir. Onlar normal bir yasa tartışması çerçevesi içinde ele alınabilecek konulardır. Ama bu çok vahim, çok ters, hiç kabul edilemez. Türkiye'nin terörle mücadelesine bırakın katkı yapmayı, tam tersi en ağır darbeyi vuracak olan bir düzenleme bu. Bunun arkasında ne var? Hangi düşünceyle koydular, kimler koydu, hangi siyasi değerlendirmeyle koydular? Vahim olan bu." "HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN..." Baykal, bir başka soruyu yanıtlarken, tasarının TBMM'de komisyonlarda görüşülmesi aşamasında CHP milletvekillerinin tam bir kararlılıkla gereken neyse yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Herkes aklını başına alsın, herkes sorumluluğunu üstlensin. Bu yasa bu aşamaya nasıl geldi, ben ona şaşıyorum. Başbakan'ın, o kadar bakanın bu yasanın altında nasıl imzası var, anlayamıyorum. Buraya kadar nasıl geldi? Bu konularla ilgili devletin temel kurumları, ilgilileri neler söylediler, merak ediyorum. Türkiye bu kadar sahipsiz mi? Çıksın birisi savunsun bu yasal düzenlemeyi." Bir gazetecinin, "Öcalan'ın bu yasadan yararlanması için herhangi bir engel var mı?" sorusu üzerine, Baykal, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın tutuklanması ve tutuklandıktan sonra yaptığı bazı açıklamalara dikkati çekti. Baykal, "Tutuklamadan sonra 'devletimizin emrindeyim, hizmetindeyim' demiş olması, savunmasında yaptığı bir takım tespitler, herhalde avukatları tarafından değerlendirilmesi gereken unsurlar olarak söylenecektir. Elbette pişmanlık yasasının öngördüğü hususların geçerli olduğuna ilişkin bir iddia ortaya atılacak ve bir yargı kararı söz konusu olacaktır" dedi. Tasarının hazırlanmasına katkı yapan bir hukukçunun, tasarıdaki düzenlemelerin hükümlüler hakkında işlemeyeceğine yönelik bir değerlendirme yaptığını anımsatan Baykal, ilgili yasalarda ve TCK'da bu yönde bir düzenleme bulunmadığını vurguladı. "TUZAK BİR MADDE" Baykal, Öcalan'ın yeniden yargılanması için AİHM'de bir çalışma yürütüldüğüne dikkati çekerek, "Yeniden yargılamayı zorunlu kılan bir hukuki gelişme ortaya çıkarsa ne olacak? Önemli olan, 'terör örgütünün kurucusunun artık bu imkandan yararlandırılması mümkün olmalıdır' anlayışıyla bir yeni yasal düzenlemenin yapılmış olmasıdır" diye konuştu. Böyle bir düzenlemeyle yasada kapı açıldığını belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "İş, yargı kararına bırakılıyor. Yargı kararı hangi koşullarda, hangi baskılar altında, nasıl alınacak? Alınırsa Türkiye için bunun kabul edilebilir olduğu hemen ilan edilmiş oluyor. Bu bir tuzak maddedir. Terörle mücadele yasası çıkarıyoruz diye Öcalan'ın tahliyesini mümkün kılacak bir tuzak madde yerleştirilmiştir. Olay budur. Orada bir mayın, bir tuzak var." Bir başka soru üzerine Baykal, Türkiye'de bugün yasaların öngördüğü yetkilerin, terörle mücadele kararlılığı içinde kullanılmadığını savunarak, "Asıl sorun, bugünkü iktidarın terörle mücadele konusunda bir kararlılık sergileyememiş olmasıdır. Bu yasa da zaten o kararlılığın bulunmadığının somut göstergesidir. Bu mücadele yasası, müzakere yasası değil, teslimiyet yasasıdır, ön açma yasasıdır. Bunun neye yol açacağı aklı başında herkesin görebileceği bir sonuçtur" diye konuştu. Baykal, "Böyle bir sonucu bilmiyorduk, hiç tahmin etmedik" demenin mümkün olmadığını savunarak, şöyle devam etti: "Bu bilinerek yapılan bir şey mi, bilinerek yapılıyorsa niye yapılıyor? Terörle mücadele konusunda zihin karışıklığı işte budur. Bu nereden kaynaklanıyor? AKP'nin içinde terörle mücadele konusunda farklı tavırlar var da, onları bir arada tutabilmek için bir yandan bazı çevrelerin isteklerine, öte yandan diğerlerinin isteklerine göre düzenleme yapma isteğinden mi kaynaklanıyor, onu bilemem. Ama bu yasa bu şekilde çıkarsa, Türkiye çok büyük bir kargaşa içine girer." Toplantıya katılan CHP Niğde Milletvekili, hukukçu Orhan Eraslan da, önceki pişmanlık yasalarından farklı olarak bu tasarıda örgütün ele geçirilmesi, suç ortaklarının yakalanması gibi koşulların yer almadığını, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgi bilgi vermenin yeterli sayıldığını söyledi. Eraslan, TMY'nin özel yasa olduğunu hatırlatarak, özel yasa ile genel yasa hükümleri arasında çelişki doğması durumunda hukukun genel ilkeleri doğrultusunda özel yasa hükümlerinin dikkate alınacağını savundu.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |