T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
E K O N O M İ 22 ŞUBAT 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Kart faizleri dizginlenecek

Kredi kartlarında problemli kredilerin yüzde 8 gibi yüksek bir orana çıktığını söyleyen Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, bankaların dizginleri çekeceğini, kredi kartı faizlerinin de düşme trendine girdiğini belirtti

Fatma
Çiftçi
Türk bankacılık sisteminde toplam kredi kartı sayısı 30 milyon adede yaklaşırken, sistemdeki problemli kredilerin oranı yüzde 8'ler seviyesine çıktı. Bu durumda kredi kartı kullanıcıları gibi, bankaların da biraz duraklaması, kredi kartı faizlerinde indirime gitmesi bekleniyor. Kredi kartı sisteminde önemli pay sahibi olan ve geçen yıl kredi kartlarının sayısını yüzde 60 artışla 1 milyon 400 bin adete çıkaran Denizbank'ın Genel Müdürü Hakan Ateş, kredi kartı faizlerinin düşme trendine girdiğini kaydetti. Ateş, Denizbank olarak ödemede sıkıntı çekmeye başlayan ve sürekli olarak asgari ödeme tutarını ödeyen müşterilerin borcunu, daha düşük maliyetli bireysel kredi yoluyla taksitlendirdiklerini anlattı. Hakan Ateş ile, kredi kartlarını konuştuk.

KART FAİZLERİ HER YERDE YÜKSEK

Asıl sorun yüzde 6'lar düzeyinde seyreden yüksek kredi kartı faizleri. Oranlarda bir indirim sözkonusu olacak mı?

Zaten düşme trendini bekliyoruz. Bu paralelde de gidiyor. Buradaki büyük oyuncuların yüzde 4 ile 6 arasına yerleştiğini görüyorsunuz. Dünyada da libor bugün 4.5. Kredi kartı faizleri yurtdışında da yüksek yapısı itibariyle böyledir. Çünkü reklamıyla, pazarlamasıyla çok maliyetli bir iş. Türkiye'de sanki bankalar çok vahşi ve en hain oranları dikte ediyorlar. Böyle birşey inanın ki yok. Bugün sistemde 30 milyon kredi kartı var. 15-16 milyon kişi kart kullanıyor. Dolayısıyla ülke ekonomisinde çok önemli bir yer tutuyor. Sadece 150 bin problemli adam var diye bütün bir sistemden vazgeçmek olmaz.

Yeni tasarı 'sokakta kredi kartı dağıtımı' da sınırlandırıyor. Ne düşünüyorsunuz?

Sokakta kart pazarlamak zaten çok uygun bir yol değil. Bataklığın artmasının bir nedeni de bankacılığın sokağa çıkması oldu. Biz 2006 sonunda kredi kartı sayımızı 2 milyonun üzerine çıkaracağız. Ama, artık çok daha ince kriterle yapıldığı için şimdi iş daha da zorlaştı.

Borçlular için yeni kredi

Sizin bankanızda kredi kartlarındaki sorunlu tutar ne kadar?

Bizdeki problemli oranı da aşağı yukarı sektöre yakın. Yüzde 7'ler civarında problemimiz var. Ama sektörden farklı olarak biz 91'inci gün değil de 60'ıncı günden sonrasını 'problemli' olarak mütalaa ediyoruz. Böyle bir farkımız var. Daha çabuk tedbir almak için, hep minimumu ödeyenleri takip ederek diyoruz ki; "Arkadaş gel senin kredi kartını uzun vadeye yayalım. Hep asgari tutarı ödeyerek bu faizlere dayanamazsın." Onu bireysel kredilerle, daha düşük maliyetlere teşvik ediyoruz. Amaç vatandaşın boğazına basmak değil ki. Bankadan taksitle kredilendiriyoruz. Vatandaşlarımız da bu konuya çok itibar ediyorlar.

Sorunlu kart oranı yüzde 8'e çıktı

Sizin Denizbank olarak kredi kartı sayınızı geçen yarım milyon adet arttırmışsınız. Yeni yasa tasarısıyla sektöre çeşitli sınırlamalar getiriliyor. Bu durumda kredi kartları pazarı sizce aynı hızla büyüyecek mi?

Aslında ben genel sektöre baktığımızda kullanılan büyüklük olarak kredi kartlarında bir yavaşlama bekliyorum. Sistemde problemli krediler yüzde 8'lere çıktı. Bu yüksek bir oran. Bu anlamda bankalar da biraz dizginleri çekecektir, kredi kartı kullanıcıları da biraz duraksayacaktır. Kullanıcı kredi kartının bir finansman aracı değil de, bir ödeme aracı olduğunun daha çok bilincine varacaktır. Bu anlamda kanun da bu işi biraz daha destekleyecek.Bankalar olarak, sisteme yeni giren kişiye gelirinin iki katından fazla limit açamıyorsunuz. Ancak hangi gelir olduğu meçhul.

Kredi kartları iç talebi besliyor

Borçlu temerrüde düşmeden, siz tedbirinizi alıyorsunuz. Öyle mi?

Onlar bizim velinimetimiz. Bankalar olarak yaptığımız iyi şeyler pek fazla anılmıyor da. Bir kişi kredi kartı borcu yüzünden yanlış bir iş yaptığı zaman, bankalar öcü gibi tanıtılıyor. Biz de kredi kartı kullanıcısıyız. Bizim de zaman zaman ödemede sorunlarımız olabiliyor. Ama kredi kartı "tu kaka" deyip onu da sistem dışına atmayı gerektirmiyor. Zaten bireysel bankacılığınız olmazsa, bankacılığınız buralara gelebilir mi? Sırf kurumsal bankacılık yaptığınız için defter değerinizin üç katı fiyat biçerler mi, yok öyle birşey. Sadece geçen yıl 78 milyar YTL kredi kartlarının toplam harcama yekunu var. Bu, iç talepte çok önemli bir faktör. Dükkan sahipleri taksitli satarak daha uzun fonlama yapabiliyorlar. Kredi kartı, kişi başına gelir düşük olduğu için daha büyük satın almalada, ilerdeki gelirini öne çekip taksitlendirme imkanı tanıyor. Kayıtdışını kayıt altına alması da ayrı bir önem arzediyor.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


 ANKET

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi