|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 14 TEMMUZ 2006 CUMA | ||
|
|
İsrail, havadan ve karadan geniş kapsamlı harekat başlattı
İsrail, Hizbullah örgütünün iki askerini kaçırması üzerine kuzey komşusu Lübnan'ın sınırları içinde havadan ve karadan geniş kapsamlı harekat başlattı.
Lübnan'a ait bazı askeri havaalanlarını vuran İsrail, Beyrut'taki uluslararası havalimanını da 4 kez bombaladı. İsrail'in, Beyrut ve civarıyla Lübnan'ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında 60'dan fazla sivil hayatını kaybetti. Lübnan'ı kuşatan İsrail, Beyrut-Şam yolunu vurarak ulaşımı engelledi ve donanmasına ait gemiler, limanları da abluka altına aldı. Bu arada uçaklar, Hizbullahın kalesi konumundaki Beyrut'un güney banliyölerini dövmeye devam etti.
Bu arada, Hizbullahın, saldırıların devam etmesi halinde hedef gösterdiği, İsrail'in en büyük üçüncü kenti Hayfa'ya da dün iki füze düştü. Hizbullah, saldırının sorumluluğunu kabul etmedi. HİZBULLAH, ASKERLERİ NİYE KAÇIRDI? İsrailli askerleri kaçırmayı uzun zamandır planladığını açıklayan Hizbullah örgütü, rehin alınan iki askerin serbest bırakılması karşılığında, İsrail'deki cezaevlerinde tutulan yandaşlarının salınmasını talep ediyor. Örgüt ayrıca, Filistinli militanlar tarafından kaçırılan İsrailli askerin, yine İsrail cezaevlerindeki tutuklularla değiş tokuş edilmesini istiyor. İsrail'in, Lübnan'ın güneyini işgal etmesiyle oluşturulan, ancak varolma nedeninin önemini, İsrail'in 2000 yılında işgal ettiği bölgelerden çekilmesiyle büyük ölçüde yitiren Hizbullah, siyasi duruşuna destek arıyor. İSRAİL'İN AMACI NE?
İsrail askerlerinin kaçırılmasını, Hizbullaha Lübnan içindeki baskıların artırılması için bir fırsat olarak da kullanmayı amaçlıyor. Hizbullahı zayıflatmayı hedefleyen İsrail, örgütün, Lübnan'ın güney sınırında tekrar konuşlanmasının ve İsrail'in kuzeyine düzenlenen saldırıların önünü kesmeye çalışıyor. NE KADAR SÜRECEK? İsrailli ordu komutanları, saldırıların süresinin günlerle sınırlı kalmayacağını söylüyorlar. İsrail, stratejisini, saldırılar haftalar veya aylar sürecek şekilde oluşturuyor. Nitekim Hizbullahın kökünü kazımaya niyetli görünen İsrailli yetkililer, bölgeden daha uzun süre çekilmeyeceklerinin sinyalini veriyorlar. İSRAİL, AMACINA ULAŞABİLECEK Mİ? Taraflar arasında bir anlaşma yapılmadığı sürece, rehin alınan askerlerini kolayca kurtaramayacak gibi görünen İsrail, Lübnan'ı bombalayarak, örgüte duyulan sempatinin artmasına neden oluyor. Ancak Hizbullahın yaklaşımı ve ilk kıvılcımı yakmış olması nedeniyle Lübnan, örgüt hakkında, eleştirenler ve destekleyenler olarak ikiye bölünmüş bir görüntü sergiliyor. İsrail, bölünmenin net bir şekil almasının, Hizbullah üzerindeki baskıyı artıracağını ümit ediyor. İSRAİL'İN SONRAKİ ADIMLARI
Füze saldırılarının önüne geçilmesinde tek seçenek olarak kalması halinde, İsrail'in bölgeyi karadan işgal edebileceği yorumları yapılıyor. Ancak İsrail, 2000 yılında biten 22 yıllık işgalden sonra tekrar Güney Lübnan'a dönmeye isteksiz gibi görünüyor. Bir başka adım olarak, Hizbullahın müttefiki olarak gösterilen Suriye'nin de hedef alınabileceği ileri sürülüyor. İsrail, Gazze'deki askerinin kaçırılmasından, kısmen de olsa Hamas'ın siyasi büro şefi Halid Meşal'e evsahipliği yapan Suriye'yi sorumlu tutuyor. DÜNYA NE DİYOR? AB ile Rusya, İsrail'e, saldırıları durdurma çağrısında ve İsrail'in Lübnan'ı abluka altına alarak sınırlarını aştığı uyarısında bulundu. İsrail'in Lübnan harekatı, Arap ve Müslüman ülkeler tarafından kınandı. ABD ise İsrail'in kendisini teröristlere karşı savunma hakkı bulunduğunu belirterek, yapılanları hak çerçevesine oturttu. BM Güvenlik Konseyi, olaylar üzerine olağanüstü toplanmaya karar verdi. Ancak ABD'nin dün akşam olduğu gibi, İsrail'i kınayan ve saldırıları durdurma çağrısında bulunan olası karar tasarısını veto etme yetkisi bulunuyor. Washington yönetimi, Arap Birliği üyesi Katar'ın sunduğu, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını durdurmasını talep eden karar tasarısını, BM Güvenlik Konseyinin dün akşam yapılan oturumunda veto etmişti. FİLİSTİN LİDERİ ABBAS'TAN AMERİKAN VETOSUNA TEPKİ
Abbas, yaptığı yazılı açıklamada, "Bu veto, İsrail şiddetinin artmasını teşvik ediyor" ifadesini kullandı. Abbas ayrıca, ABD'nin geçmişte "barış sürecini ilerletmek amacıyla" baskı yapmadığından üzüntü duyduğunu bildirdi. Katar tarafından sunulan karar tasarısı, BM Güvenlik Konseyi üyelerinden 10'undan lehte oy alırken, 4 ülke çekimser oy kullanmış, ABD ise tasarıyı veto etmişti. AB DÖNEM BAŞKANI ÜZGÜN
Tuomioja, "Bu tamamen üzüntü verici. AB'nin birlik içinde olmasını isterdik, çünkü inanılırlığımız ve nüfuzumuz ortak pozisyon bulma kapasitemize bağlı" dedi. AB üyesi Fransa ile Yunanistan'ın yanı sıra Arjantin, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Gana, Japonya, Katar, Tanzanya, Rusya ve Çin'in lehte oy kullandığı, AB üyesi İngiltere, Slovakya ve Danimarka ile Peru'nunsa çekimser kaldığı belirtiliyor. MUTTEKİ: GELİŞMELER ENDİŞE VERİCİ VE TEHLİKELİ"
Mutteki, çalışma ziyareti için geldiği Atina'da Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ve Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yannis Valinakis ile ayrı ayrı bir araya geldi. İranlı Bakan, Valinakis ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, "İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik saldırılarının tüm İslam dünyasında büyük endişe yarattığını" belirtti. İsrail'in "yerleşim yerlerini hedef almayacağı ve bazıları 10 yıldan fazla süredir hapiste bulunan Filistinli ve Lübnanlı mahkumların mübadele edilmesi yönünde işbirliği yapacağına dair uluslararası taahhütlerine uymadığını" söyleyen Mutteki, "BM ve uluslararası toplumun müdahale ederek, bu katliamı durdurması gerektiğini" kaydetti. İran'ın Hizbullah'a desteği ve kaçırılan İsrail askerlerinin İran'a götürüldüğüne dair haberlere ilişkin soruları da yanıtlayan Mutteki, "İsrail kendi yaptıklarını örtmek için başkalarını suçlama yöntemini kullanıyor. Önce, 25 yıl önce ortadan kaybolan İranlı diplomatların hesabını versinler" dedi. Mutteki, en mantıklı çözümün Filistin ve Lübnanlıların seslerine kulak verilmesi olduğunu da söyledi. Valinakis ise Atina'nın tezinin şiddetin sorunları çözmediği, aksine büyüttüğü yolunda olduğunu bildirdi. Şiddetin yarattığı kısır döngünün sona ermesi gerektiğini belirten Valinakis, bölgeye sağduyunun hakim olmasını umduğunu da kaydetti. İSRAİL UÇAKLARI ULUSLARARASI HAVAALANINI İLK KEZ VURDU
Diğer bombardımanların pistleri hedef aldığını hatırlatan AFP muhabiri, bu kez bir İsrail uçağının 2 füze fırlatarak havaalanı binasının güney kanadını yıktığını, ayrıca pistlerden birinde bulunan küçük bir binanın da vurulduğunu aktardı. Muhabir, Beyrut'un Hizbullah'ın kalesinin bulunduğu güney banliyösü yakınlarındaki havaalanından kalın dumanlar yükseldiğini de belirtti. Bu saldırıyla dördüncü kez vurulan Beyrut'taki havaalanı, cinayete kurban giden eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin adını taşıyor. 1990'lı yılların ortalarında inşa edilen bu ultra-modern havaalanı 600 milyon dolara mal olmuştu. Yılda 6 milyon yolcu kapasiteli havaalanı, 2005'te 3,2 milyon yolcuya hizmet vermişti. GAZZE'DEN İSRAİL'E 3 FÜZE Gazze Şeridi'nden İsrail'e 3 füze atıldığı, füzelerin can kaybına yol açmadığı bildirildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, füzelerin Sderot kentine düştüğü ve sadece hafif çapta maddi hasara yol açtığı belirtildi. İslami Cihad örgütü yazılı açıklamasında, Sderot'a bir füze atıldığını belirtirken, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları örgütü de Aşkelon kentine bir füze attığını açıkladı.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |