Geçmişle hesaplaşmaya devam ediyoruz.
Yeni bir uyanışın arifesinde olduğumuz çok açık. Kimsenin yaptığını yanına kar kalmayacağı adil bir düzen kurmaya, hassas bir toplum olmaya hızla ilerliyoruz. Devlet, hükümet, asker, bürokrat, iş adamı her kimse; ayırdetmeden...
Şimdi gündem 28 Şubat.
Elbette darbeler arasında hangisi daha kötüdür gibi bir yaklaşımla geriye dönüp bu açıdan değerlendirme yapacak halimiz yok. Ama 28 Şubat her yönü ile diğerlerinden farklıydı demekten kendimizi alamıyoruz.
Askerin ''bin yıl sürecek bu süreç'' cümlesi sadece bir boşboğazlığın eseri değildi.
28 Şubat tarihin en sinsi ve en bölücü darbe girişimiydi.
Toplum laik antilaik olarak ikiye bölündüyse...
Sermaye yeşil ve ulusal sermaye olarak ayrıma tabi tutulduysa...
Eğitim, bürokrasi, sanat dünyası, basın, her ne varsa, kutuplaştırıcı politikalarla sistematik bir ayrışmaya tabi tutuldu ve bu bölünmüşlüğün sıkıntılarını halen yaşıyorsak...
Bunlar, maalesef 28 şubatın mayasının nasıl sağlam atıldığı gösterir.
Zaman elbette bunların da üstesinden gelebilme gücünü bize bahşedecek bir lütufla yeni bir döneme soktu ülkeyi.
Ama geçmişte yapılanların hesabını sormayı, rövanşist refleks söylemini ön plana çıkararak yavaşlatmaya çalışma hatasına düşülmemeli.
28 Şubatın esas aktörlerinin asker olduğundan elbette kuşku duymamak ama ana aktörün yanında asıl fırsatçıları, vurguncuları gözden kaçırmamak gerekiyor.
İster iş adamı, ister gazeteci olsun yancılık yapıp sermaye devşirenlerin, faizden, borsadan, bankalardan halkı doğrudan veya dolaylı soyanların da hesabı sorulmalı.
Gerçek olan şu ki o dönemde elde edilen kazanımların hiç biri kendiliğinden gelişen istem dışı veya süreci okuyarak elde edilmiş kazanımlar olmadı. Tam anlamıyla tezgahlı, bilinçli soygun süreci yaşandı. Banka soygunlarını, faiz lobisi ile hazineyi soyanları nasıl araştırmak gerekiyor ise İMKB üzerinden borsayı soyanları da bu listeye dahil etmek gerekiyor.
Daha önce de yazmıştım. İki elin parmağı kadar kişinin 1999 yılının son aylarında bir araya gelip endeksi iki binli rakamlardan yirmi binli rakamlara organize bir şekilde çıkarttıkları dönemde elde ettikleri milyarlarca liralık hırsızlık inceleme altına alınmalı.
Üstelik bu da en az diğer çıkar gruplarını sorgulamak ve ortaya çıkarmak kadar kolay. Kimlerin hangi hisseyi nereden kaç liraya aldığı, para transferleri kolaylıkla ortaya çıkarılabilir.
Bir dönem aydınlanırken buna şahit olabileceğini görmenin huzuru insanların ödediği bedeli biraz olsun hafifletir.
Başlıklar :

