| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
'Erguvan imgeli şair'
Felsefe hocası ve düşünce adamı kimliğinin yanı sıra, Hilmi Yavuz'un yazınsal kimliğini 'üreten' denemeci ve anlatı yazarlığı dışında en belirgin vasfının 'şair'lik olduğunu hepimiz biliyoruz. Hilmi Yavuz şiir yazmakla kalmayıp şiirin ne olduğu/olmadığı üzerinde de düşünen, Türk şiiri'nin meselelerini ele alıp tahlillerde bulunarak çıkış yolları öneren, kendi şiirlerini merkezde tutarak poetik bir çerçeve oluşturan ve yazınsal kimliğine sıkı sıkıya bağlı kimi 'mürid şair'ler yetiştiren bir "imtidad şairi".. Şairin şiir/Türk şiiri odaklı görüş, iddia ve düşünceleri daima ilgi çekmiş, tartışmalara neden olmuş ve estetik kulvarı beslemiştir. Hilmi Yavuz'un şiire ve şiirin meselelerine dair yaklaşımlarının bir bölümü -özellikle ses getiren ve tartışmalara neden olanları-, kendisiyle yapılan söyleşilerle ortaya çıkmıştı/çıkıyor. İşte, dergi ve gazete sayfalarında kalan ve tarihî seyri içinde bugün için hepsine ulaşılması pek mümkün görünmeyen söz konusu söyleşiler, toplu olarak biraraya getirilerek ilgililere sunulmuş bulunuyor. "Şiir henüz" (Est et Non/144 say./İst./1999) başlığıyla kitaplaşan ve 1978'den günümüze Hilmi Yavuz'la yapılan söyleşilerden seçmelere dayanan toplam, şairin şiir ufkunu/dünyasını gözler önüne serecek ip uçlarını haiz 'okuma'lara kapı aralıyor. Şiir henüz'ü, ağırlıklı olarak gelenek ve gelenekten yararlanma meselesi, şiir yapılır mı/yazılır mı meselesi, şiir dili/konuşma dili ve şiirsel söz meselesi, şiirsel anlam ve anlaşılırlık meselesi, şiirin kaynaklarıyla amaç ve görevleri meselesi, şiir-gündelik yaşam meselesi, Doğu-Batı çelişkisinin şiirde ortaya çıkışı meselesi gibi ana eksenler dolayımında; esasen, Hilmi Yavuz'un şiirini ve şair kimliğini içeren/kuşatan bakış ve değerlendirmelerin oluşturduğu söylenebilir. Daha ziyade, Hilmi Yavuz'un yeni çıkan bir şiir kitabının ertesinde yapılan bu söyleşilerde, şairin, kendi şiirine ilişkin kimi ip uçları, imler ve göstergelerle tevarüs ettiği şiirsel mîras konusunda karşısındakini ve okuyucularını 'bilgi'lendirdiği gözleniyor. Bu arada, Hilmi Yavuz'un, şiir(in)e ve şiiri(ni)n meselelerine dışardan biri gibi bakarken, 'discur çeken' bir edâyı içselleştirdiği de dikkatlerden kaçmıyor. Kendi şiiri bahse konu olduğunda, nedense Hilmi Yavuz, hiç de 'mütevazî' davran(a)mıyor! Bunun en doğal hakkı olduğu iddia edilebilirse de, özellikle şairliğine ve şiirine dair -hayli abartılı sayılabilecek- tespit ve tanımlarıyla şiir çevrelerini 'şartlandırdığını' düşünmek mümkün. Nitekim öyle de oluyor ve bunun neticesinde, aslında Hilmi Yavuz şiirinin yapabileceği muhtemel etkiler, yerini, bu şiir çizgisine yönelik birtakım 'tepki'lere dönüştürmekte gecikmiyor. "Şairler böyledir; kendi şiirleriyle şiirin bittiğini zanneder ve bunu ifade etmekten çekinmezler" biçimindeki genel kanaati paylaşmakla birlikte; bunun bir 'doz' meselesi olmakla kalmayıp aynı zamanda etik bir mesele hâline gelerek şairi bazen iyice gülünç bir konuma sevkettiğini de hatırlatmak isterim. Zira, -hangi şair olursa olsun- bir şair, kendinden menkul bir edâ ile kalkıp "Son 50 yılın en iyi şairi benim", "Benim -falanca- kitabım, Türk geleneksel şiirinin bugün varabileceği en son kerteyi imliyor" vs. gibi son derece cür'etkâr ve bir o kadar da köylü kurnazlığı içeren iddialar ortaya atıyorsa, orada, gerçekten 'patolojik' bir durum var demektir. Hele hele, "Türk şiiri'nin -şu şu- 5 sahih şairinden sonra gelen 'en sahih' şairi benim" diyebilmek için, insanın inadına mizah malzemesi olmayı hedeflediği sonucu çıkacaktır. Kendi kendimizi pâyelendirmek, konumlandırmak komedisini bir kenara koyalım da, bırakalım ne olduğumuza ve nerede durduğumuza şiir çevreleri ve zaman karar versin! Ve şiirimizi, kişisel egomuzun ve tamahkârlığımızın aracı ve nesnesi kılmaktan vazgeçelim! Evet, Hilmi Yavuz 'iyi' bir şair! Ama, niçin kendi kendini bu kadar 'onore' etmek ihtiyacı duyuyor, anlamak güç!. (Sahiden 'güç' mü?!)
Ahmet Faruk BAYSAL
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|