YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Politika

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 


Yılmaz'a 'hodri meydan'

ANAP lideri Yılmaz'ın demokratikleşme ve insan hakları konusundaki sözleri tartışılırken, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri Yılmaz'ın, sözlerini hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti

ANKARA- ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın son bir haftadır dile getirdiği 'devlet ve sistem yeniden yapılanmalı, demokratikleşme gerçekleştirilmeli, insan hakları alınında iyileştirilmeler yapılmalı ve laiklik konusunda hassas olunmalı' şeklindeki sözleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ANAP Genel Başkanı Yılmaz'ın sözlerine sahip çıkan somut adımlar atması gerektiğini ifade ettiler.

DYP Grup Başkanvekili Turhan Güven, Yılmaz'ın sözlerinin icraata dökülmesi gerektiğini söyledi. Güven "Türkiye artık birtakım bahanelerden sıyrılmalıdır. DYP'nin ortaya koyduğu bir ikinci demokrasi paketi var. Gelin bu paketi destekleyin. Demokrasiyi, özgürleşmeyi biz üç yıldır söylüyoruz" dedi.

Şener: 'Gerçekçi olsun'

FP Grup Başkanvekili Abdüllatif Şener de Yılmaz'ın bir dönem bu tür sözler söylediğine dikkat çekerek, "Sayın Yılmaz, bu açıklamalarla uygulamaları açısından kendisinin de tasvip etmediği bir dönemi için bahane arıyor. Daha önce yaptığı açıklamalarda da Refahyol'dan sonra hükümet olma gerekçelerini 28 Şubat'a bağlıyor, 'Darbe olacaktı' diyor. Bu açıklamaları artık sağlam bir temele oturtmalı" dedi. Yılmaz'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir zaman kala demokrasi, özgürlükler ve sistemi sorgulayan bir tartışma başlattığını iddia eden Şener, "Sayın Yılmaz'ın bu açıklamaları aslında bir özelleştiridir" dedi. MHP Grup Başkanvekili İsmail Köse de, "Eğer bir şey yapılacaksa hükümet bunu kendi içinde yapmalı. Nitekim, Sayın Yılmaz da koalisyonu oluşturan partinin bir lideri durumundadır" diye konuştu.

ANAP sahip çıktı

Öte yandan ANAP'lı milletvekilleri yaptıkları açıklamalarda liderleri Mesut Yılmaz'a sahip çıktı. Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Karakoyunlu, "Bu sözler sadece Yılmaz'a ait değildir. Ben dahil partideki bütün arkadaşlarımız bu sözlerin arkasındayız. Bu sözler ANAP felsefesinin bir ürünüdür. Rahmetli Özal'ın da benzer ifadeleri olmuştu" dedi.

ANAP ne yapacak?

ANAP'ın bundan sonra ne yapacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ANAP'lılar, Anayasa değişikliği paketini Meclis gündemine getireceklerini ifade ettiler. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Salih Yıldırım, "Üzerinde çalıştığımız bir Anayasa değişikliği paketi var, bir mahalli idareler reform tasarısı çalışmamız var, Doğu ve Güneydoğu Anadolu problemini içeren bir çalışma yapıyoruz. İşte bunların hepsini önümüzdeki günlerde Meclis'e getireceğiz. Bu sözlerin altında kalmayız" dedi.

Mazlum-Der: Somut adımlar atılmalı

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın insan haklarıyla ilgili sözlerine sivil kuruluşlardan da destek geldi. Mazlum-Der Genel Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, "Eğer Mesut Yılmaz'ın yaptığı siyasi bir hesap değilse, yarın ya da öbür gün Türkiye'nin itiraf etmek zorunda kalacağı sözlerin bir gün önce söylenmesidir. Yakın zamana kadar benzer sözleri söyleyenler yargılanıyordu" dedi. Yılmaz'ın "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer" şeklindeki sözlerinin de doğru bir tespiti yansıttığını belirten Ensaroğlu, Yılmaz'ın somut adımlar atılması gerektiğini kaydederek, "Yılmaz'ın konuşmasının sorunların çözümüne katkı sağlayacağına inanıyorum" diye konuştu.

İHD: Gerçekleşmesinde problem yaşanabilir

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Hüsnü Öndül de, Yılmaz'ın son üç dört aydır bir çizgi izlediğini ve devlet birey ilişkisinde bireyin özgürlüklerini öne çıkaran açıklamalarda bulunduğunu hatırlatarak, "Yılmaz'ın sözlerine katılıyorum" dedi. Yılmaz'ın temennilerinin gerçekleşmesi konusunda problemler olabileceğine işaret eden Öndül, "Türkiye'nin AB'ye aday ülke ilan edilmesi ile birlikte Yılmaz'ın sözleri realize edilebilir" dedi.

İHV: Geç fakat olumlu

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Sezgin Tanrıkulu ise Yılmaz'ın Diyarbakır konuşmasını gecikmiş fakat olumlu değerlendirdiğini söyledi. Türkiye'de siyasi iradenin tam olarak Meclis'e ait olmadığını kaydeden Tanrıkulu, "Değişmesi gereken MGK'nın yapısı ve ordaki anlayıştır. Bunlar değişmeden bu tür taleplerin hayata geçirilmesi zor olacaktır" dedi.

YILMAZ'IN DÜNÜ BUGÜNÜ

  • "MGK bildirisi bir suç duyurusudur. Anayasal bir kurum olan MGK'nın öngördüğü tedbir ve kararların Bakanlar Kurulu'nda öncelikle dikkate alınması gerekir." 1 Mart 1997
  • "Milli Siyaset Belgesi'ne göre Türkiye'nin bir numaralı sorunu irticadır. MGK'da kabul edilen bu belge daha sonra Bakanlar Kurulu'nda görüşülecek ve gizli bir kararname olarak yayınlanacak. Herhangi bir yasa, kararname çıkarılırken, herhangi bir uluslararası anlaşma imzalanırken, bu belge ile çelişiyorsa, buna herkes uyacak. İrtica birinci tehdit ise bu her anlamda vurgulanacak." 2 Kasım 1997
  • "İrtica konusu devletin her zaman hassas olması gereken bir konudur. Hükümetimiz bu konuda azami hassasiyet göstermektedir." 13 Mart 1998

    Yılmaz'ın demokrasiyi savunan sözleri:

  • "Anayasamız'da yeralan dört temel ilkenin hiçbiri diğerine feda edilemez. İrtica ile mücadele ederken samimi dindarları küstürmeyeceğiz. Askerin yeterince işi var. Asker kendi işine baksın. Milli Güvenlik Kurulu'nda baskı olursa onu asker değil biz yaparız." 17 Mart 1998
  • "İrtica ile hukuk kuralları içiresinde mücadele edilecek. Demokratik hukuk kurallarından geri adım atacak bir mücadele içiresine girmemiz mümkün değil. Hiçkimse demokratik hukuk kuralları dışında mücadele talebinde bulunamaz." 17 Mart 1998
  • "Bizim hükümetimizin bir iddiası var. Biz diyoruz ki, Türkiye irtica tehlikesini demokrasi içinde aşacak olgunluğa sahiptir. Tıpkı terörle mücadeleyi de demokrasi içinde başarıya ulaştırmak zorunda olduğumuz gibi." 14 Mart 1999

    Mutlu ÇÖLGEÇEN-Kezban EKŞİ


    Kağıda basmak için tıklayın.


  • Çakıcı krizine Ecevit el koydu
    BAKANLAR arasındaki Çakıcı krizine Başbakan el koydu. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Başbakan Ecevit'e 45 dakika bilgi verirken, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan da Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile görüştü.
    'Hükümette sıkıntı yok'
    Cumhurbaşkanı Demirel, koalisyonda sıkıntı olduğu kanatinde olmadığını savunarak, "Hükümet ortağı olan parti liderleri, sorumlulukların bilincinde" dedi

    NAZLI ILICAK Yılmaz'ın hayali Cumhurbaşkanlığı
    "...Yılmaz'ın bagajı dolu. Gazete patronlarına baskı yaparak, aleyhinde yazan gazetecileri işten attıran o. Büyük medya patronlarının ve sermaye sahiplerinin her işini takip etmek üzere, partisini örgütleyen o. Hakkında 7 adet yolsuzluk, usulsüzlük dosyası bulunan o. Daha bir sene önce, tam demokrasiye sahip çıkıyor, Batı Çalışma Grubu'nun canına okuyor diye sevinirken, sevincimizi kursağımızda bırakan o .."

     


    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
    İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED
    Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...