YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


AB DEĞİŞİM VE BİLİNÇ

ABD'nin Avrasya siyasetinde kilit ülke olan Türkiye, Avrasya politiğinde de rol üstlenecek. Ama Avrupa'yı da dengeleyerek.

Türkiye, Avrupa yolunda ilerlemeye çalışıyor. Uyum süreci kapsamında "Avrupa trafiği" yoğunlaştı. Geçtiğimiz ay içinde Avrupa'dan önemli bir ziyaret gerçekleşti. Birliğin "Genişleme Sorumlusu" Verheugen, Ankara'da idi. Temsilci, katılım ortaklığı belgesine esas teşkil edecek "bilgileri" edindi. Ayrıca Türkiye tarafının sürece ilişkin niyetleri de yoklandı. Bazılarının deyimiyle "ev ödevi" Türkiye'ye yeniden hatırlatılmış oldu. Ancak hatırlatılan "gündemler" Ankara'yı karıştırmaya yetti. Devletin kurumları arasındaki derin görüş ayrılıkları gün yüzüne çıktı. Sivil ve askeri bürokrasi, süreci ve öne sürülen şartları tam zıt pozisyonlarda anlamaktaydı. İHÜK'nün raporunda, Dışişleri'nin katkısıyla "genişletilmiş anayasal vatandaşlık" tarif edilmekteydi. MGK bu yaklaşımın "azınlık yaratması" riskini hesaba katmaktaydı. MGK, her etnik topluluğun kendi dilini serbestçe kullanması önerisini, "bölücülüğün teşviki" olarak anlamaktaydı.

Kilit bir nokta Kıbrıs

Diğer bir rahatsızlık konusu ise, Kıbrıs'ın durumuydu. AB Komisyonu, çözüm için Kıbrıs'a iki sene süre tanımaktaydı. Ancak bu süre, Rum tarafına değil, Türkler'e tanınmaktaydı. Türkiye ve KKTC bu süre zarfında çözüme yanaşmaz ise, GKRY, Kıbrıs'ın tamamını temsil eder sayılacaktı; böylece GKRY ile tam üyelik görüşmeleri başlatılacaktı. Kopenhag kriterlerinin, Türkiye'ye karşı "kötü niyetle" kullanılacağını gösteren çok sayıda karine mevcuttu. Avrupa, Ankara'yı hesaba katmadan Kürtler ve Güneydoğu ile "doğrudan" muhatap olmaktaydı. Aynı şeyi ABD de yapmaya çalışmaktaydı. Avrupa fonları, doğrudan "siyasi Kürt hareketine" akıtılmaktaydı. Bu merkezler ile Kürt hareketi temsilcileri ile diplomatik temaslar da "doğrudan" sağlanmaktaydı. Adeta Türkiye, kendi egemen toprağından "atılmak" istenmekteydi.

Kamuoyu Avrupa sarhoşu

Helsinki sonrasının havası, "kendinden geçercesine mutluluktu". Türkiye, resmen "tam üyeliğe aday" sayılmıştı. Modernleşme maceramızı nihayet mutlu sonla noktalayacak idik. Kamuoyu, yayınlarla Avrupa sarhoşu edildi. Sanki "aday değil" de, "üye kabul edilmiştik." Birileri kendi kendilerine "gelin ve AB (güvey)" oldular. Halkımız, böyle bir hülyaya dalmaya zaten hazırdı. Hürriyet ve refahının eksikliğinin kahrını çekmekteydi. Aynı kahırla, yakınları Alamanya kapılarında idi. Kimbilir kaç milyon Türk vatandaşı "kapağı Avrupa'ya atmanın" hayali ve gayreti içindeydi. El kapıları (vize) açılsa, burayı terketmeyecek kaç babayiğit vatansever vardı? Avrupa, iş-aş ve hürriyet demekti; işte şimdi de bu kapıdan içeri girmek üzereydik. Yıllarca peşinden koştukları "siyasi kurtarıcılar" onlara ne verebilmişti? Bal tutan parmağını yalamıştı. Halk da umutsuzca onları seyretmişti.

 


Kağıda basmak için tıklayın.

 

 

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...