![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
"Bir yazarı ancak bir yazar yazar!"- "Hepimizin kaderi aynı: biz anlattıklarımızdan çok anlatamadıklarımızın tutuklusuyuz. Halbuki bir yazarı ancak bir yazar yazar. Yaşadığımız yazarlığın trajedisi." Bu satırlar, Hasanali Yıldırım'ın "Ne ki Ababeth" adlı kitabının ilk hikâyesi olan Önsöz'den muktebes... Keşke "hikâyeler hakkında" konuşmak yerine "hikâyelerin kendilerini" konuşabilseydik ve hiç çekinmeden, dil'in bu denli ustaca kullanabildiği bir örgünün ilmekleriyle oynaşabilseydik... (Rahmetli babam şikâyet etmeyi sevmez ve "ne yapalım, herşey imkânla mümkün" derdi; şimdi düşünüyorum da ne de güzel derdi.) Biz mümkün'ü "mümkün" kılan imkândan yoksunsak, bir yazarı yazan yazarın trajedisinden niçin gönenelim o halde? Belki de şâirin dediği üzre biz de çoklarının başına geldiği gibi sevdâ-yı mecaz'ımızı kaybetmişizdir, kimbilir?! Hani, "Ne emel kaldı derûnumda, ne sevdâ-yı mecâz!" demiş ya şâir, derun'da sanat'ın sevdası kalmamışsa, nasıl yazar yazarı yazar? Kimbilir ve belki... Tereddi mi, tereddüt mü? Trajedi işte burada başlıyor: yazarı yazan yazarın trajedisi... "Ne ki Ababeth"in başındaki epigraf şöyle: Eloi! Eloi! Lima sabaktani? Bu haykırış, sadece Yunancası günümüze ulaşmış olan İncillerde Hz. İsa'nın ağzından dökülen yegâne İbranice söyleyiş: "Rabbim! Rabbim! Beni niçin terkettin?" Yalnızlanmışlığın böylesine yüksek bir duygulanımla dile getirildiği nadir metinlerden... Hem de kulağınızla değil, yüreğinizle duyabileceğiniz kadar derinden... ('Haykırış' sözcüğünü kullanmakla hata mı ettim acaba? 'İnleme' demeliydim belki de.) Hasanali Yıldırım, şiir, müzik, sinema gibi sanatın birçok dalında kendini yoğurmuş bir yazar... Her ne kadar şâirliğini geriye itiyorsa da yine de şâir... Şimdilik şiirleriyle değil, hikâyeleriyle kendisini dillendirmeyi yeğleyen bir şâir... Dil'deki ustalığını şâirliğine verenler çıkacaktır hiç kuşkusuz. Ancak bilinmeli ki söyleyişteki 'meharet' ile 'ustalık' arasındaki ince ayırımın ayrımına varanlar nezdinde bu yorumun hiçbir kıymeti yok! Yıldırım'ın kuram dersleri verdiği bilinir... Henüz gerçekleştirememiş olsa bile 'yazı atölyesi' en büyük düşlerinden biridir yıllardır. Ustalığını yayımlayarak değil, yazıp yırtarak geliştirmiş... Sahip oldukça terketmiş, sahip olabildiği sürece terkedebilmiş... Bu nedenle "an'ane"deki ân'ı keşfedebilmiş... O, "an'ane"deki ân'ın günümüzdeki en ciddi temsilcilerinden... Hikâyeleri de bu yüzden 'modern'... evet, o muhteşem hikâyeler her yönüyle şimdi'nin ürünü; diliyle, kurgusuyla, örgüsüyle, biçim ve biçemiyle... Kıssa yazmıyor, menkâbe anlatmıyor; yaşanmışlıkları okurlarının gözüne sokmuyor; kısacası, okuruna sıradan cilveler yapmak basitliğinden her dâim kaçıyor; sanatımsı'yı lânetliyor çünkü... "Söyleyiş"i sadece "söyleşi"ye değil, "söyleme"ye de yeğleyen bu dil ustasının örgüleriyle oynaşacak olanların bana hak vereceklerinden niçin kuşku duyayım? Kuşku duymadığım içindir ki zaten kendimde bundan böyle hikâyeciliğimizin önünde yeni ufukların açıldığını söylemek cesaretini bulabiliyorum. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Ne ki Ababeth'in kulağınıza şu sözleri fısıldadığını farkedeceksiniz: "İnsanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar!" Bir adım sonra, evet bir adım sonra, tam da uykuya dalacakken, yazarın karşınıza çıkıp yüzünde o bildik mahzun tebessümüyle size şöyle dediğini işiteceksiniz: "Anlamak uyanmaktır!" Gözleriniz faltaşı gibi açılıp yerinizden fırladığınızda ise artık ne yazarı, ne yazılanları görecek ve boş, bomboş bir sayfanın karşısında bulacaksınız kendinizi. Bu ise hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki aslâ bir seçim değil, kelimenin tam anlamıyla seçilmek! "Ne ki Ababeth"in yazarını tebrik etmekle yetinmek hiç de bana göre değil; bu nedenle kendisine şükranlarımı da sunmak isterim dil'e, biçim'e ve biçem'e yeniden kudretini kazandırdığı için... İşte sonsöz, "Kıyı"nın sonundan: - "Bütün Ezberciler, Ana Söz Meclisi'ne katılmayı hak edene ilk kez bu anlattıklarımı anlatsınlar ve Söze İnananlar, Söz'ün Gücü'nün de bedeli olduğunu asla gönüllerinden çıkarmasınlar. Benim bedelim ölümdü; sizinki hayat olsun!" (s. 62) İsteme adresi: Ne ki Ababeth, Bîrun Kültür Sanat Yayıncılık, Tel&Fax: 0 212/528 52 32
dcundioglu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|