![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Sağlam çadırlarda çekinik ramazanBugün ramazanın ilk cuması. Camilere dolan insanların sayısı ne miktarda, havası ne merkezde olacak acaba? Ülkemizde böylesi ölçümlerin değeri pek yüksektir zira çok partili hayata geçildiğinden bu yana Türkiye'de ramazan ayında insan davranışlarının nasıl bir seyir takip ettiğine bakarak o belli dönemlerdeki siyasi atmosfer hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Yukarıdaki soruyu yazıya dökerken önce "camileri dolduran" demeyi düşünmüştüm. Hemencecik aklıma geldi ki günümüzün insanları artık camileri dolduramıyorlar. Ne kadar kalabalık olurlarsa olsunlar hepsi ancak camilere dolabilen tıynette insanlar. Lâkin siyasi atmosfer bu insanların hal ve gidişleriyle yakından alâkalı. Halkın dindarca tavırları karşısında yönetimin benimsediği eğilimler hangisidir? Buna mukabil yönetimin aldığı şekil sebebiyle halk hangi tavırları takınmayı lehte saymaktadır? Bu soruların kalıplaşmış, hazır cevapları yoktur. Her şeyi pratik belirler. Rüzgârın nasıl estiği ve esen rüzgârla ne türden dalgaların meydana çıktığı zamandan zamana değişir. Yine de peşin olarak bazı eğilimlerden kaba çizgileriyle haberdar olabiliriz. Meselâ, bu ramazan büyük şehirlerin her hangi birinde alenen oruç yediği için sokakta kendisine dayak atılarak cezalandırılmaya kalkışılan insan sayısının sıfırda kalacağına dair bahse girmeye ben hazırım. Çekinik bir ramazan idrak etmekte olduğumuzu fark etmemek için iyiden iyiye hissizleşmiş bulunmak lâzım. Bir çok siyasi hesabın yanı sıra ramazanın kısa günlere rast gelmesi sebebiyle başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde başlatılan "çadır" uygulamasının tıpkı deprem vergileri gibi sürekli hale geldiğine de şahit oluyoruz. Bu sene geçmiştekinden daha sağlam, en azından çelik konstrüksiyonları bakımından daha sağlam ramazan çadırları kuruldu. Öyle görünüyor ki günlerinin uzayıp iftara yetişmenin zorluğu ortadan kalktığı ramazanlarda bile çadır kurmaktan vazgeçmeye kimsenin gönlü razı olmayacak. Çünkü biz artık aslî olanı ihmal etmekte beis görmeyen ve fakat arızî olandan azamî istifadeyi sağlamayı hüner sayan bir millet haline geldik. Bu fikri yadırgadıysanız acaba sahiden öyle mi diye etrafınıza bir bakın ve kendi tercihlerinizi de bu yadırgadığınız fikre hak verdiren tarzda yapıp yapmadığınızı kendinize sorun. Cevheri âraz, ârazı cevher yerine koymak suretiyle vaziyeti idare ettiğini sananlar bir gün tefrik kabiliyetini kaybetmiş olmanın cezası sayılacak bedeli davalarında sabit kadem kalanların gösterdikleri irade karşısında erimek suretiyle ödeyeceklerdir. Gün ola, harman ola.
iozel@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|