YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

 

 

Her devirde adam olabilmek!.

Ezici büyük çoğunluğun sahip olduğu eski "egemen görüş" veya alışılmış "resmi ideoloji", birden, "aşırı uçlar"ın veya "marjinaller"in düşünceleri konumuna geçebilir mi?

Elbet geçebilir..

1945 yılına kadar Almanların resmi ideolojisi, "ırkçılık"tı, "Nazizm"di..

1946 yılında ise, "ırkçılık" da, "Nazizm" de, insanlık suçu olmuştu..

1860'lara kadar yerel prensliklere (Sardunya, Modena, Parma, v.b) bölünmüş olan İtalya'da, "ülkenin bütünlüğü"nden söz etmek, suçtu.. 1861'de, Victor Emmanuel kral olduktan ve İtalyan Krallığı ilan edildikten sonra, "bölücülük" suç oldu..

Osmanlı'da "cumhuriyet"ten veya "laik sistem"den söz edenler, marjınalleriydi toplumun.. Cumhuriyet'te ise, saltanatçılar veya hilafetçiler, marjınaller oluvermişti..

"Tek Parti" döneminde, liberaller de, sosyalistler de, tehdit unsurlarıydı rejimin..

Çok yakın dönemlere kadar ise, bırakın "Kürtçe yayın hakkı"nı, "Kürtlerin varlığı"ndan söz etmek bile, insanı yıllarca cezaevlerinde süründürürdü..

Bugün ise, düne kadar "bölücüler"i fişleyen MİT'in sözcüleri, "Kürtçe televizyon gereklidir" diye demeçler veriyor..

Birileri bir anda "marjınal" oluverdi..

Bu "marjınal" kavramını, hepimiz öğrendik artık..

Çatışma halindeki kültürlerin arasında kalan, kıyıdaki konumların sahipleridir marjınaller.. Kadınların eşit medeni haklara sahip olmadığı toplumlarda, sade feministler değil, kadınlara oy hakkı veya eşit ücret hakkı isteyenler bile, marjinaldir..

Bir noktaya kadar, toplumlardaki çoğunluklar ve devlet, marjinallere ya "uçuklar", ya "anarşistler", ya da "suç unsurları" gözüyle bakar..

Eğer rejim totaliterse, marjınaller, cezalandırılır, hatta idam edilir..

Eğer rejim demokrasi ise, marjinaller hoş görülür ama ciddiye alınmaz..

Örneğin Amerika'nın Vietnam'daki savaşını haksız bulup, askere celp kağıtlarını yakan gençlere, 1960'larda "marjınaller" olarak bakılırdı.. Bunların arasında, askere alınıp, Vietnam'da savaşa gönderilmekten kaçmak için, Kanada'ya göçenlere çok rastlandı..

Ama aradan zaman geçince, Amerikan devleti de, Vietnam Savaşı'nın haksız ve hatalı bir savaş olduğunu kabul etti.. Şimdiki ABD Başkanı Clinton, Vietnam Savaşı'nı protesto eden kuşağın üyesi mesela..

Şimdi Türkiye'de değişim ve dolayısıyla zaman, hızlandı..

Daha düne kadar, çeşitli alanlarda liberal görüşleri açıklayanlara "liboş", "2'nci Cumhuriyetçi" falan denilirdi..

Şimdi MİT'in müsteşarı, "liboşlar"ın, "2'nci Cumhuriyetçiler"in söylemlerini seslendiriyor.. İktidardaki partiler, bu söylemleri onaylıyor..

Ve düne kadar derin devletin, istihbarat örgütlerinin ve resmi ideolojinin ücretli-ücretsiz sözcülüğünü üstlenenler, şimdi marjinal oluverdiler..

Her fırsatta, farklı her görüşe saldırmak, yıpratma kampanyalarında yer almak, ya "uçukluk", ya "kaçıklık" sayılıyor yavaş yavaş.. Bunlar, "mahallenin manyakları" olarak görülüyor..

"Değişim"i anlamayanların kaderi bu işte..

Bir kesim işadamı ve medya sermayesi sahibi de anlayamadı, göremedi değişimi.. Ne ülkenin, ne dünyanın konjonktürünü algılayabildiler..

Sandılar ki, "28 Şubat" adı verilen anormal düzen, kalıcıdır.. El çırpıp, "10'uncu yıl marşı" söylenilerek, devletle halkın arasının açılması sürdürülür.. "Şeriat tehlikesi var" denilerek, devletin ve halkın kaynakları hortumlanabilir.. Andıçlar doğrultusunda manşetler atılarak, bankalar boşaltılabilir, yasalar çiğnenebilir..

Şimdi bu kesim, marjınal olmaktan öteye, "sanık" veya "suçlu" konumundalar.

Çağı ve gerçekleri ıskalamanın bedelinin nasıl ödendiğini, Dinç Bilgin'in acı serüvenini izlerken gördük..

Süleyman Demirel'in "aile fotoğrafı"nda yer alanların, bugün içinde bulundukları konum, diğer bir ilgi çekici örnek..

Birgün "marjınal" olmak veya "suçlu" konumuna düşmek ihtimalini önlemek mümkün oysa..

Temel ilke ve kriterleri benimserseniz, "değişim"i de "zamanı" da yakalarsınız.. Demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, şeffaflık, dünyaya açıklık, kişiliklere saygı, devlete değil kendine güvenmek, bilgi, kalite gibi unsurlar, hiç marjinalleşmeyen kavramlardır.. Bunları bırakmazsanız, "her devrin adamı" değil ama, "her devirde adam" olabilirsiniz..

ŞAKA

Resmî-net!.

İnter-net'i de, devlet dairelerinin mesai saatlerinin içinde çalıştırmak fikri, size garip gelebilir..

Ama girin inter-nete ve "http://w.w.w.tff.org" adresini yazın..

Karşınıza "Türkiye Futbol Federasyonu" (T.F.T.) sitesi çıkar..

Bu sitede şu duyuru var..

- Sayfalar hafta içi günlerde sabah 9.00, akşam 18.00 hizmet vermektedir. İlginize teşekkür ederiz..

AKIL VE MANTIK

Bilgin gitti, Zafer Mutlu mu kaldı?

Diç Bilgin'siz "Sabah" gazetesi ve Zafer Mutlu'suz Dinç Bilgin olabilir mi ki?

Sabah'ın ve tüm yayın organlarının satışını gerçekleştiren Dinç Bilgin'in acıklı serüveni, ne yazık ki bitmiyor.. "Etibank Olayı"nın uzantıları, henüz inceleme safhasında..

Eğer anlatılanlar doğru ise ve Dinç Bilgin ceketini alıp giderken, Zafer Mutlu, bu yayın grubunun içinde kalacaksa, durum karışık demektir..

Zafer Mutlu, Dinç Bilgin'in içine itildiği serüvenin her aşamasında, hem hukukî, hem mesleki sorumluluk açısından vardır..

Daha ötesi, Dinç Bilgin'i bu noktaya iten etmenlerin baş sorumlusudur..

Patronunu, yanlış istihbarat ve görgüsüzce bir hırs ile, bu noktaya yönlendirmiştir..

Koalisyon kurup bozmayı, banka kurup batırmayı, yazar satıp, jurnallemeyi, doğal şeyler gibi göstermiştir..

- Gazete teferruat, gazetecilik önemsizdir.. Önemli olan şirkettir, bankadır, paradır..

Zafer Mutlu, "Sabah"ın son dönem kurumsal kültürüne, yukarıdaki anlayışı getirmiştir..

Dinç Bilgin'in basından çekilmesi, acıklıdır.. Ama Bilgin çekilip, Mutlu kalırsa, bu trajediye dönüşür..

Yeni patron, Zafer Mutlu'yu Yapı ve Kredi'nin yönetimine getirirse, hiç olmazsa, bizim mesleğe katkıda bulunur..


1 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...