'Türkiye Filistin'e sahip çıkmalı'
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu, "Türkiye İsrail'e yakın olan ve İslam dünyasının tepkisini çeken politikalarını hızla terketmelidir" dedi.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu, Türkiye'nin özellikle barış sürecinden sonra izlemeye başladığı İsrail'e bağımlı politikaları bir süredir revize etmeye çalıştığını, fakat bunun yeterli olmadığını söyledi.
Bayrampaşa Belediyesi'nin Ramazan etkinlikleri çerçevesinde "Kanayan Yara Filistin" konulu bir konferans veren Davudoğlu, Türkiye'nin Filistin sorununda daha güçlü bir irade göstermesi gerektiğini belirterek, "Türkiye İsrail'e yakın olan ve İslam dünyasının tepkisini çeken politikalarını hızla terketmelidir. Tarihi ve coğrafi derinliğe sahip olan bir ülkenin tarihi ve coğrafi derinliği olmayan bir bir ülkeye bağımlı bir politika izlemesi kabul edilemez" dedi.
Osmanlı arşivleri önemli
Filistin'e sahip çıkmanın tarihin Türkiye'ye yüklediği kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu da kaydeden Davudoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Osmanlı arşivleri olmadan Kudüs'ün şehir haritası bile çıkartılamaz, tapusu çıkartılamaz. Dolayısıyla her iki taraf da Türkiye'nin bu konudaki öneminin farkında. Türkiye bunu iyi değerlendirebilirse soğuk savaş sonrasında ortaya çıkan o dengesiz polikayı değiştirir ve Ortadoğu'da daha etkili hal alır ve almalıdır da". Son gelişmelerde AB'nin Filistin'e yakın durduğunu söyleyen Davudoğlu, Türkiye'nin AB nezdinde ağırlığını hissetirmesi ve Arap olmayan unsurlar arasında da Kudüs meselesinde aktif hale getirmesi gerektiğini kaydetti.
İsrail haksızlığını şiddetle örtüyor
Uluslararası hukuka göre Kudüs'ün Filistinliler'e ait olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu, "Çünkü Kudüs işgal edilmiş bir bölgedir ve BM'nin kararlarında da Kudüs Filistinliler'e verilmiştir. Dolayısıyla herhangi bir barış görüşmesinde Kudüs'ün uluslararası hukuk gereği Filistinliler'e devredilmesi gerekir. İsrail bu süreci ertelemek için gerilimi tırmandırıyor" şeklinde konuştu. Demirel'in 5 kişilik tahkikat komusyonuna seçilmesini de değerlendiren Davudoğlu, "Bu bir tahkikat komisyonu, Bu komisyonun inandırıcı olması için de İslam dünyasından da bir kişinin olması lazımdı. Bu açığı kapatması beklenen kişinin genel çizgisi itibariyle Batı politikaları ve çıkarlarıyla ters düşmeyen birisi olmasına da dikkat edildiği anlaşılıyor" dedi.
|