|
|
|
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
57. hükümet, mali piyasalarda yaklaşık iki haftadır yaşanan ekonomik krizi aşabilmek için ikinci kez masaya oturduğu IMF'in öne sürdüğü her şartı kabul etti. IMF ile varılan mutabakat şartlarını Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ile IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler bir basın toplantısı ile açıkladılar. Hükümetin kamuoyuna büyük bir başarı olarak sunduğu 10 milyar dolarlık kredinin, gerçekte gerek faiz yapısı, gerek vade yapısı bakımından çok pahalı bir kredi olduğu belirtildi. Ayrıca, kredinin tamanının bir yıllık dönemde kademeler halinde kullandırılacağı kaydedildi. Siyasette patron ABÖte yandan 8 Kasım'da yayınlanan ve 4 Aralık'taki kesinleşen Katılım Ortaklığı Belgesi Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği için bir yol haritası çizmesinin yanında, Ankara'yı iç ve dış siyasette de AB'nin inisiyatifine sokuyor. Türkiye'nin önüne Kıbrıs ve PKK konusunda tehlikeli şartlar getiriyor. Birçok önemli sorun artık bir Türkiye sorunu olmaktan çıkıp bir AB sorununa dönüşüyor. Bundan böyle Türkiye'nin yıllardır çözemediği iç ve dış politikasındaki en temel sorunlar AB'nin öngördüğü formüllere göre çözülecek. Ecevit'i bile beklemedilerHükümet ve ekonomi yönetimi, piyasalara "gaz" vermek için, 10 milyar dolarlık krediyi Başbakan Bülent Ecevit'in açıklamasını beklemeden, kartel medyasına sızdırdılar. Dört büyük gazete, Başbakan Ecevit'in kredi miktarını açıklayacağı gün, "10 milyar dolarlık kaynak" manşetleri ile çıkarken, kredi miktarının sözkonusu gazetelere servis yapıldığı bildirildi. Bununla birlikte Başbakan Ecevit ve ekonomi yönetimi, IMF'den ekonomik kriz ile sağlanan 10 milyar dolarlık krediyi, kamuoyuna büyük bir başarı olarak sundular. Ancak, kredinin çok pahalı bir kredi olduğu belirlendi. IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler'in verdiği bilgiye göre, 10 milyar dolarlık kredinin, sadece 7.5 milyar dolarlık kısmı ek rezerv kredisi olacak. Geri kalan 2.9 milyar dolarlık kısmını ise stand-by anlaşması kapsamında, Türkiye'ye zaten aktarılacak olan kredi oluşturuyor. IMF kredinin dışında, Dünya Bankası'ndan da mali piyasaların rehabilatasyonu için 5 milyar dolarlık kredi geleceği açıklandı. 10 milyar dolarlık kredinin tamamı da hemen, Merkez Bankası'na aktarılmıyor. Kredinin sadece 2.8 milyar dolarlık kısmı 21 Aralık'ta yapılacak olan IMF İcra Direktörler Kurulu'nda onaylanırsa Merkez Bankası'na aktarılacak. Geri kalan 1.1 milyar dolarlık kısmı 20 Ocak'ta, 1.1 milyar dolarlık kısmı, 20 Şubat'ta 750 milyon dolarlık kısmı 15 Mart'ta, 750 milyon dolarlık kısmı 15 Ağustos'ta, 750 milyon dolarlık kısmı da 15 Kasım'da aktarılacak. Yani kredi, 2001 yılı sonuna kadar öne sürülen şartlar yerine getirildikçe gönderilecek. Kredinin maliyetinin de çok yüksek olduğu belirtildi. Ayrıca kredinin, 18 ay sonra ödenmeye başlayacağı kaydedildi.
Kredinin faizi normalin iki katı
Program kredilerinde faizler yüzde 3 iken, acil destek kredisinde faizlerin yüzde 6'lar düzeyinde olacağı ifade edildi. Hazine, 2000 yılı başında uluslararası piyasalardan 20-30 yıl vadeli borçlanma yaparken, IMF'den yüksek faizle 18 aylık kredi sağlamış oldu. Yine Türkiye, kredi karşılığında, varılan anlaşmaya göre, 14 Aralık'a kadar, Türk Telekom'un yüzde 33.5'luk hissesinin yönetim hakkıyla birlikte satılmasına ilişkin ihale duyurusu yapılacak, yine aynı tarihe kadar THY'nin yüzde 51'lik hissesinin satışına ilişkin ihaye duyurusu yapılacak. Ayrıca, 14 Aralık'a kadar enerji yasa tasarısı Meclis'e sunularak, özelleştirilmeler hızlandırılacak. Ek vergilerle talep düşürülecek, cari açık kapatılacak, KİT ürünlerine zam yapılacak. İç borç stoku vergilerle azaltılacak. Hükümet, bunlarda yetmezse, IMF'ye "Programın başarısı için gerekli olan herşeyi yapma sözü" verdi.
HÜKÜMETİN ELİNE VERİLEN LİSTE
7 taksitte verilecek
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|