![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Gökçen Çatlı dört yıl aradan sonra "Babam Çatlı" adlı kitabıyla Türkiye'de çok tartışılan ve konuşulan Susurluk kazasını yeniden gündeme taşıyor. 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta gerçekleşen kazayla birlikte tüm Türkiye sallanmış, Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar devletin şeffaflığı ve yasal olmayan gruplarla gerçekleştirdiği gizli işler tartışılmıştı. Medya, kamuoyu, aydınlar aylarca bu konuyu tartışmış, üst üste pek çok kitap yayımlanmıştı. Aradan geçen dört yılın sonunda Çatlı ailesinin büyük kızı Gökçen Çatlı, babasının devletle olan ilişkilerini ve onun yüklendiği misyon sonucu silahların gölgesinde geçen yaşamlarını kaleme aldı. Susurluk bir kaza mıydı?"Babam Çatlı", hayatları sürekli kaçışla geçen ve durmadan soyadı değiştiren, aile reisinin devletle derin ilişkiler kurduğu bir ailenin, medyaya yansımayan öyküsünü anlatıyor bize. Kitabı okurken Çatlılar'ın aslında hüzünlü ve gergin olan yaşamlarına ve Abdullah Çatlı'nın sık sık ansızın çekip giderek yalnız bıraktığı ailesinin ayakta kalma çabasına tanık oluyoruz. Babasının devletle olan gizli ilişkilerine duygusal yaklaşan Gökçen Çatlı, kitapta, çok somut belgeler ve kanıtlar sunmamakla beraber, kaza olduktan sonra konuşulmayan bazı hususlara dikkatimizi çekiyor. "Çatlı vatanperverdi, sistemperver değil!" diyen Gökçen Çatlı, 1995 yılından sonra devletle bağlantısı olan illegal grupların çıkar çatışmasına girdiğini ve kendi menfeatleri için 'ülkesinin menfeatlerinden taviz vermeyen' Abdullah Çatlı'yla karşı karşıya geldiklerini iddia ediyor. Çatlı'nın kendisine bağlı bir çekirdek grubunun olduğunu söyleyen yazar, Susurluğun sanılanın aksine bir kaza olmadığını, önceden planlanmış bir sabotaj olduğunu öne sürüyor ve bu konuda ilginç tespitlerde bulunuyor. 'Meçhullerin faili kılındı'Abdullah Çatlı'nın ölümünü fırsat bilenlerin birçok faili meçhul cinayeti onun üzerine yıkmaya çalıştıklarını belirten yazar, buna örnek olarak gazinocular kralı Ömer Lütfi Topal cinayetini gösteriyor. Buna göre morktayken Çatlı'nın önce sağ orta parmağından parmak izi alınmış ve sonradan Topal cinayetinde kullanılan bantlanmış çift şarjörlerin üzerine bırakılmış. Kitapta, Susurluk'tan sonra Çatlı'nın dost bellediği pekçok kişinin ve ilişkisi olduğu bazı milletvekillerinin onlara sırtını döndüğünü söyleyen yazar, Çatlı'nın yurt dışından Türkiye'ye döndüğünde, 7 TİP'li cinayetinden temize çıkması için, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın bu konuyla ilgilendiğini, ancak basından çekindiği için somut bir adım atamadığını ifade ediyor. Babam Çatlı, Gökçen Çatlı, Timaş Yayınları, Tel: 0212-451 08 04
Havva Setenay İlhan
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|