YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Kaos içinde sağlam durmak

Türkiye'nin Ortadoğu'ya yeni baştan açılmaya başlaması. Arkasından ABD'de Ermeni tasarıları.. Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye karşı çizdiği zikzaklardan sonra yeni baştan işlerin düzelir gibi olması.. Bu arada Türkiye'nin BM'e karşı, Kıbrıs müzakereleri hususunda ayak diremeye girişmesi.. Bankalar operasyonu.. Yolsuzluklar meselesi.. Derin Devlet bile diyemeyeceğimiz özel/klik havzalara transfer edildiği ileri sürülen kaynaklar.. Halkın fukaralaşması.. Mali politikaların dibe vurması.. Sağ-sol birarada, ücretli kesimlerin katıldığı toplu gösteriler.. Hükümetin çökmesi ihtimalleri.. Daha neler, neler?

Ve bu arada dikkat edin!.. Avrupa Birliği'nin Yunanistan üzerinden gol atma çabalarının boşa çıkartılması.. Türkiye'den (Borsa) yurtdışına kaçan yüzer gezer Musevi dövizine rağmen (7 milyar dolar), IMF ve Amerikan özel bankalarından yüksek miktarlarda krediler açılması.. Yani çoğu dünya ülkelerinde iflâslarla sonuçlansa da, IMF programlarına itibar kazandırma gayretleri.. Türkiye'nin, yürürlükteki IMF programından endişeye düşerek, daha riskli tavırlar takınması.. Ve gelelim aynı zamanda, Avrupa Birliği Savunma Bakanları ile NATO yetkililerinin bir araya gelmesi ve yeni teşkil edilecek Avrupa Ordusu konusunda şiddetli tartışmaların cereyanı!..

Avrupa Ordusu, Türkiye, NATO

Öyleyse hemen bu noktadan ilerleyelim:

Bu toplantıda Türkiye Savunma Bakanı diyor veya demek istiyor ki, henüz daha Türkiye Avrupa Birliği'ne resmen girmemiş olsa bile, (Türkiye'nin AB niyeti sağlam mı, değil mi iyi düşünün bakalım), yani bu aşamada dahi Türkiye'nin müşterek Avrupa Ordusu'nda (AGSK) yer alması gerekiyor. Biz bu kuvvetin içinde mutlaka bulunmak istiyoruz. Çünkü bu gücün kullanılacağı 13 problem alanın çoğu Türkiye'nin çevresinde yer alıyor. Balkanlar, Kafkasya vs. Dolayısıyla, müdâhaleye maruz kalabilecek problem alanların hemen çoğuyla da Türkiye'nin özel durumları mevcut.

Bitmedi, asıl bundan sonrası önemli!..

Türkiye, henüz daha AB'a girmediği için, Avrupa Birliği ülkelerinin tamama yakını (bir iki istisna hariç), Türkiye'nin AB Ordusu'na iştirakine karşı çıkıyor ve direniyorlar.

Bitmedi, lûtfen finale dikkat!..

Avrupa Ordusu NATO imkânlarını kullanacağı için ve Türkiye de bunu çok iyi bildiği için; Türkiye nasıl bir tavır geliştiriyor, biliyor musunuz? "Türkiye bir NATO ülkesidir. NATO kararları oy birliği ile alınır. Eğer bizim mutabakatımızı almazsanız, Avrupa Ordusu'na vücut veremezsiniz!.. Yani sizin anlayacağınız, bu teşebbüsünüzü veto ederiz!.."

Karşı tavır ne oluyor, o zaman? "Kabul; Avrupa Ordusu'nun içinde yerinizi alın!.. Fakat karar mekanizmasının içinde bulunamazsınız. Yarın ilerde, AB'a resmen üyeliğiniz gerçekleştiği takdirde, karar mekanizmalarındaki yeriniz zaten mevcut." Türkiye'nin buna karşılık ısrarı ise sürüyor. Ve hayır diyor, daha başında iken, bizim Türkiye olarak bu kuvvette hem fiilî olarak, hem de karar verici bir sıfatla iştirâkimizin önüne geçemezsiniz!..

Bu canlı, gergin, herkesin burnundan soluduğu müzâkere zemininde, ABD Savunma Bakanı bıyık altından gülüyor.

O zaman bizde sormadan edemiyoruz: ABD'nin bu konudaki tavrı ne olabilir? İşte bu önemli sonucu, NATO'nun patronu ABD tayin edecek!.. Muhtemelen olumlu olabilir.

Kıbrıs değil 21. yüzyıl

Denilebilir ki ABD, Avrupa Ordusu'nun içinde Türkiye'nin yer almasını istiyor. Daha ötede, IMF programının başarıya ulaşması kadar, Türkiye'nin mâli problemlerinin aşılması için de ciddi kredi/döviz desteğini yürürlüğe sokuluyor.

ABD'nin sergilediği mevcut Türkiye muhabbeti ortada olduğu halde; bu ülke, Kıbrıs müzakerelerinde hem BM'ye, hem AB'ye ve hem de ABD'ye nasıl karşı durabiliyor? Ya da ABD, fazlası âşık usandıracak bu Türkiye nazlanmasını nasıl sineye çekebiliyor?

Bu sorunun cevabını Ermeni soykırımı tellâlları ya da, ABD'nin veya Avrupa Birliği'nin sulu sepken yalaka korolarının iyi düşünmeleri gerekiyor.

Ben şahsen 21. yüzyıla doğru, bu havalardan çok güzel kokular alıyorum.


7 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Necmettin Türinay

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...