YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Bitmeyen koşu

Kimileri diyebilir ki, âşık sevgiliye ulaştığı anda her şey bitmiş olur. Durum sanki bir yemeğin yenilmesine benzetiliyor: karnı doyan kimsenin, artık yemek yemek istememesine benzeyen bir durumla karşı karşıya bulunduğumuz farzediliyor. Oysa böyle bir durumla karşı karşıya bulunmuyoruz: gölgesinin üstüne basmak isteyen birini tahayyül etmemiz daha yerinde olur: aşıkın önünde somut bir hedef durmaktadır ve bu hedef görünmektedir, ancak ona ulaşmanın imkânı ortalarda görünmüyor. Çünkü aşıkın aradığı aslında kendi dışında duran bir hedef değildir: âşık bizzat kendinin ardına düşmüş biri konumunda durmaktadır. Sürekli Doğu'ya giderek Doğu'ya ulaşmayı uman birine benziyor o. Bir bakıma her an hedefin üzerinde bulunan, bir bakıma da hedefi daima kendisinden uzakta kalan birinin durumu..

Bu yüzden olmalı, aşk öyküleri, her zaman bir iç ve dış yolculuğun serüveni olarak anlatılır. Aşıkla maşuk arasındaki tartışmalar, tam da onların bir araya geldiği ânın ortasına yerleşir. Ayrılıklar vaki olur, ayrılıklar özlemi doğurur; özlem yeni bir kavuşmayı bağrında besleyip büyütür ve yeni bir kavuşmanın yolu açılır. Ama bu kavuşma beklenen kavuşma mıdır? Yoksa hayal kırıklıklarının, hüsranların bir daha yaşanması için gerçekleştirilmiş bir ortamla mı karşılaşmaktayız? Reddedişler ve kabuller; yaklaşmalar ve uzaklaşmalar birbirinin içinde yaşanır.

Hayır, aşıkın beklediği böyle bir buluşma olamaz! O, çocukluğunda yitirdiği mekânı arayan biri gibidir. Ama o mekânla karşılaştığı anda, aradığının hiç de orası olmadığını düşünen birine benziyor o şimdi! Bu bahçe küçülmüştür, bu ağaç o ağaç değildir, çocukluğun hayalinde kendine mistik algılamalar getiren kuytular ortalarda yoktur! Şimdi karşısında duran bu yer, onun aradığı hedefin bir karikatürü olarak belirmektedir sanki!

Ama böyledir diye yolculuktan vazgeçilmeyecektir elbet! Bu yolculuğun sürdürülmesi gerekiyor. Çünkü ancak arandığı takdirde bulunabilecek bir hedefi olduğunun bilincindedir âşık.

Şair, belki, tam da bu yüzden: "Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız" demektedir. İsterse o "yangında koşuyu kaybeden at" olsun (Sezai Karakoç'un mısraları). Bu yüzden, aşk serüvenine bitmeyen bir koşu olarak bakabiliriz: bittiği anda yeniden başlayan, başlaması gereken bir koşu..


7 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Rasim Özdenören

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...