YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Fırıncıların ekmek derdi

Pazartesi günü "ekmekte serbest rekabet" demiştim. Yazının yayın günü internet yoluyla aldığım bir mesaj, yazılarımızın tüketiciler kadar onlara mal ve hizmet sunan kesimler tarafından da titizlikle takip edildiğini gösterdi. Zaten mesajlarım her iki kesime. Bu yüzden Burhan Eyüp Yılmaz isimli okurumun Akkar Ekmek mail adresiyle gelen mesajını değerlendirip onların sorunlarını dile getirmek de boynumun borcu.

Değerli okurum Türkiye'de ekmek konusunun siyasileştiğini ifade ediyor ve şöyle yakınıyor: "Eğer bir malın fiyatını piyasa değil de politika belirliyorsa, o maldan kimse hayır beklemesin. Fırıncıları eleştirmek bol pirim yapıyor tabii ki. Oysa hiçkimse bugüne kadar şu sektörün gerçek meseleleri nedir diye bir araştırma yapmış değildir. Yapılan tek şey 'Nasıl yapar-ederiz de ekmeğin fiyatını en düşük tutarız'ın hesabını yapmak..."

Ben kendimi bir köşe yazarından çok tüketici hakları savunucusu olarak tanımlıyorum. Bu ülkede bir tüketici kanunu bile yokken tüketiciler için hazırladığım televizyon programı için fırınlara, bakkallara, marketlere gider, konuyu bizzat yerinde tespit ederdim. Bu yüzden ekmekle ilgili sorunları da çeşitli yönleriyle takip ediyor ve biliyorum; ekmek sizin de belirttiğiniz gibi un, maya, yakıt, elektrik, su vs. girdilerden mamüldür ve maalesef Türkiye'de un ve mayada kartel vardır. Bu yüzden dürüst esnaf bu konuda da ezilmektedir. Haklısınız, her köşe başında bir fırın, gerçekten yeterli altyapıya sahip olmasa da ruhsat almaktadır. Başıboş bırakılmış piyasa ortamında deposunda tonlarca kurtlanmış un bulunan fırınların boy gösterdiğini gözlerimle gördüm!

Kimse ekmeğin fiyatı "şu olmalı-bu olmalı" diyemez. Ben de demedim.

İşte bunun için rekabeti koruyucu etkin denetim mekanizmasının hakkaniyet ölçüsünde işletilmesi şart. Kaç gram ekmeği kaça sattığını ilan etmekten ısrarla kaçınmanın anlamı nedir?

Yıllardır ekmeğin fiyatını fırıncılar odası da belirleyemez diye yazıyorum... Sonunda serbest rekabetin ruhuna aykırı olan yasa maddesine rağmen İstanbul'da Fırıncılar Odası artık ekmeğin fiyatını belirlemeyeceğini açıkladı. Doğru söylüyorsunuz, bu mesele sadece Ramazanın değil, 365 günün meselesidir ve çok önemlidir. O zaman tüketici de anlayacak: acaba sizin ifade ettiğiniz gibi "sektörden kaliteli mal ve hizmet bekleniyorsa ekmek fiyatının artması lazım" mıdır yoksa değil midir?

Tüketici hakkı ihlalleri sürüyor

Şikayetlerinizi, sorunlarınızı takibe aldığımız köşemizde sırası geldikçe, bir tüketici derneğine üye olmanızı tavsiye ediyorum. Tüketici ihlalleri gibi toplumsal sorunların önlenmesi için artık biraraya gelmek, güçleri birleştirmek lazım. Bu bakımdan size tavsiye edebileceğim adreslerden biri Müstakil Tüketiciler Birliği. Bir süredir özellikle cep telefonu faturaları, baz istasyonları, pokemon dosyası gibi konularda eylemleriyle dikkati çeken bu tüketici derneğinin aylık raporundan bazı bilgeleri dikkatinize sunuyorum;

Derneğin başvuru merkezine geçtiğimiz ay içinde toplam 84 başvuruda bulunulmuş. Başvuru Merkezi Başkanı Züleyha Çelik, tüketicilerin ayıplı mallar dışında baz istasyonları, kapıdan satışlar, cep telefonu sabit ücret iadesi, gazete promosyonları, kampanyalı satışlar, LPG'li araçlardaki ruhsat zammı iadesi ve pokemon çizgi film ve ürünlerinden şikayetçi olduklarının tespit edildiğini bildirdi.

Duydunuz mu?

Su sorunu neden çözülemiyor?

İstanbul'un içme suyu ile ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Su istasyonlarının kapanması tartışmalarından sonra gündeme gelen polikarbon ambalajlı sular da mide bulandırdı. İstanbul Ticaret Odası Başkanı'nın ihbar nitelikli açıklamasıyla tartışmalı bir şekilde denetim için harekete geçen İl Sağlık Müdürlüğü, son olarak 16 firmaya isimlerini kamuoyuna açıklayarak bir hafta kapatma cezası verirken, polikarbon su dağıtım şirketleri de, İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin çok yönlü inceleme yapılmadan ticari kariyerlerini tehlikeye attığını iddia ediyorlar.

Pokemon tehdidine dur denilmeli!

Çizgi filmle başlayan, cipslerle evlere giren tüketim canavarı pokemon, çocukların ruh sağlığını olumsuz etkilemeye devam ederken konuyla ilgili Bakan açıklaması dikkatleri bir kez daha televizyonlara yöneltti. Sağlık Bakanı Osman Durmuş konuyla ilgili olarak, bu tehdidin çocuklarımızın dünyasından uzaklaştırılması sorumluluğunun, yine televizyonlara ait olduğunu vurguluyor. "Çizgi filmin birdenbire kesilmesi halinde ciddi sıkıntıların ortaya çıkabilir" diyen Bakan pokemonu unuttururken onun yerine, alternatif çizgi filmlerin izletilmesi gerektiğini belirtti.



7 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...