YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

 

 

Büyük oyunu bozmanın zamanı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer görüşlerini kamuoyuyla doğrudan paylaşmadığı için birbiri ardı sıra meydana gelen olağanüstü gelişmeler hakkındaki düşüncelerini bilemiyoruz; ancak hükümetle ilgili iyi şeyler düşünmediğini tahmin etmek için beyninin içinde dolaşmak gerekmiyor. Bülent Ecevit'in başında bulunduğu 57. hükümetin ülkeyi yönetemediği artık herkesin mâlumu; bu durumun Cumhurbaşkanı Sezer'i ilgilendiren yönü de var: Bütün kritik konularda onayı onun vermesi gerekiyor...

Kısa süre önce üç bankanın özelleştirilmesiyle ilgili kararnameyi imzaladı Cumhurbaşkanı Sezer; oysa kararnamenin içeriğine karşı olduğu biliniyordu. İmzasını IMF ile ilişkiler zora girmesin diye attığını tahmin edebiliyoruz. Benzer bir 'zoraki imza' Telekom ve THY özelleştirmesi konusunda da yaşandı; bu iki milli kurumun 'kaç para - ver para' mantığıyla haraç-mezat satılmasına karşı çıkması beklenen Sezer, bu beklentiyi boşa çıkarttı. Şimdi, sırada, çelişkilerle dolu ve tepki çeken af yasası var; hükümet çevreleri, Cumhurbaşkanı Sezer'in affa da onay vereceği kanaatindeler...

Ahmet Sezer'in Çankaya'ya Anayasa Mahkemesi başkanlığından gelmiş olması, belli kritik konularda ne düşündüğüne ışık tutuyor. Altına imza attığı kararname ve yasaların benzerleri, geçmişte, üyesi ve başkanı olduğu Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelmişti çünkü. Anayasanın Ecevit Hükümeti'nin sergilediği tarza izin vermediğine dair kararların altında Sezer'in de imzası bulunuyor; af yasasındaki bir dizi tutarsızlık daha önce Sezer'li Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarına konu olmuştu.

Cumhurbaşkanının farklı düşündüğü halde önüne gelen belgelere neden imza attığını anlayabiliyoruz. Bazılarında, gazete haberlerine göre, Ecevit'in "Reddederseniz istifa ederim" resti etkili oluyor; siyasi krizden kaçınma ihtiyacı duyuyor Cumhurbaşkanı. Bazılarını, (sözgelimi, üç bankanın özelleştirilmesiyle ilgili tasarrufu) kendisini zora sokma amaçlı bir manevra olarak görüp manevrayı boşa çıkartma amacıyla imzaladığı da fark ediliyor. Telekom ve THY özelleştirmelerini hızlandıran Bakanlar Kurulu kararnamesini ise, IMF'nin eline bakan bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak imzalamak zorunda kalmış olabilir. Başbakan Ecevit'in af yasasını onaylatmak için hangi yola başvuracağını hep beraber göreceğiz.

Hassas ortamlarda kendi iradesini eğip bükmekten çekinmemesi, bir yönüyle, Ahmet Sezer'in avantajı; diklense, görüşlerinden tâviz vermese kendisini "İnatçı" olarak tanıtmaktan çekinmeyecek politikacılar çok. Bazı yetkilerini budamayı hedefleyen anayasa değişikliğinin imzaya açıldığı günümüz ortamında, esnekliği, oyun bozucu bir etkiye de sahip. Ancak, hükümetin krizleri kendisini köşeye sıkıştırmak için kullanmaktan kaçınmaması ülkeyi sürekli kriz ortamında tutuyor. Bu arada, etrafa atılan sis bombasıyla, Sezer'in yakından izlediği yolsuzlukların üzerine gidilmesinin de önüne geçilmiş oluyor.

Kendisi o sürecin ürünü olmadığından Ahmet Sezer farketmeyebilir; ancak ülkeyi zayıflatan, kaynaklarını kurutan, halkını daha fakir hale getiren her gelişme, bir biçimde, 28 Şubat süreciyle irtibatlıdır. Bugünkü hükümetin kendisi 28 Şubat dayatmalarının siyasi sonucudur. Ülke çıkarlarına aykırı yasa, kararname ve anayasa değişikliği girişimleri, 28 Şubat'ın siyasi ortama koyduğu ambargo yüzünden gerçekleşebiliyor. 28 Şubat bazı partilerin üzerini çizmemiş olsaydı, halk desteğini yitirmiş, güven vermeyen bugünkü hükümet çoktan çözülür, yerine demokratik kurallara uygun çalışacak bir yenisi zorlanmadan kurulurdu.

Açmazdan kurtulmanın formulü 28 Şubat'la ilgili tespitimizde yatıyor. Cumhurbaşkanı Sezer, dikkatini, 28 Şubat'ın temel kabullerini tersine çevirmeye yoğunlaştırmak zorunda. Aksi halde, DSP-MHP-ANAP ortaklığı, halkın midesini bulandıran pisliklerin üstünü örtmekte, bu arada bütün ulusal değerleri yok pahasına elden çıkartmakta, bunu yapabilmek için gerekirse yapay krizler çıkartmakta tereddüt etmeyecektir. Hem de, her tasarrufunun altına, hukukun üstünlüğünü koruyacağı vaadiyle Çankaya'ya uğurladığımız Ahmet Sezer'in onayını alarak...

Bu büyük oyunu bozmak küçük oyunları boşa çıkartmakla vakit kaybetmekten çok daha önemlidir...


12 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...