![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Ramazan'da DireklerarasıSizde de olur mu bilmem, Ramazan akşamlarında bendenize bir ağırlık çöker. Gün boyu aç kalmanın acısını çıkarırken iftarda kantarın topuzunu kaçırıyor muyum, yoksa bütün gün çalışmanın verdiği bitkinlik mi üzerime çöküyor, akşamları TV'de çok istediğim halde ciddi programları, sözgelimi bazı değerli ilim adamlarının konuşmalarını takip edemiyorum. Onun yerine daha hafif, ancak Ramazan'ın mehabetine de halel getirmeyecek programları tercih ediyorum. Eh bu yaşta, şu mübarek günlerde Pazar Keyfi'ni, Tele-Vole'yi seyredecek halimiz yok, direklerarasını canlandıran programları tercih ediyorum. Karagöz ve Hacivat ile orta oyunu ile yetişemediğim o eski 'Ramazan'ları yaşıyor gibi oluyorum. Eksik olmasınlar bu sene muhtelif kanallar bu eğlence programlarına belli ölçüde din eğitimini de eklemişler. Hem hoş vakit geçiriyor, hem de sıkılmadan dînî bilgilerinizi tekrarlıyor veya bilmediklerinizi öğreniyorsunuz. Bunun için de Karagöz veya Hacivat'ı, yahut Kavuklu'yu müderris veya başmüderris rolüne soyundurmuşlar. Mesela Karagöz (başmüderris rolünde) mutad şekilde başlıyor: Karagöz: Yar bana bir eğlence, amaaan... Hacivat cevap vermeden düşünceli bir tavırla durur. Karagöz: Hacivat'ım duymadın mı yar bana bir eğlence dedim. Hacivat: Ah Karagöz'üm, benim derdim başımdan aşkın, eğlenceyi düşünecek halim mi var? Karagöz: Ne oldu mirim, derdini söylemeyen devasını bulamaz? Hacivat: Daha ne olsun Karagöz, biricik kızım, kulunuz medreseye devam etmekte, ancak şimdilerde başını açmazsan medreseye giremezsin diyorlar. Karagöz: Bire cahil, bahis mevzuu olan kızınsa kulunuz denmez, cariyeniz denir. Hacivat: Bağışla Karagöz'üm üzüntüden ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor. Cariyeniz kızımı Ramazan sonrasında başı örtülü medreseye almayacaklarmış. Karagöz: Düşündüğün şeye bak Hacivat. Cariyelerin başlarını örtmeleri gerekmez ki. Ben bunu kitabımda ariz u amik açıkladım. Hacivat: İyi de Karagöz, ben lafın gelişi "cariyeniz" dedim, kızım cariye falan değil, hür kimse. Hani nezaketen öyle denir ya... Karagöz: Cariyelerin giyeceği elbisenin şeklini bile çizdim, bak göstereyim. Bu kiyafetle değil medreseye denize bile girer. Hacivat: Öz kızımdan bahsediyorum Karagöz, duymadın galiba, öz kızımdan? Karagöz: Bak Hacivat'ım şu şekli görüyorsun ya ben bu şekli çizmeyi 35 yıl düşündüm. Hacivat: Fesubhanallah, Karagöz sana bir haller olmuş, bir doktora görünsen diyorum. Bir başka kanala geçiyorsunuz. Bu defa Kavuklu baş müderris rolünde. Pişekar sohbeti açıyor: Sayın Hocam birisi geldi, size soracağı bazı sualleri varmış, lütfedip cevaplar mısınız? Kavuklu: Ben ne için burdayım, halkı, uyarmak için değil mi?. Benim görevim çıplak uyarıcılık değil mi? Sahneye Zenne girer. Makyajın bu kadar başarılısını ömrümde görmedim. Sanırsınız ki Zenne değil, düpedüz kadın. Zenne: Pek muhterem hocam, hani diyorsunuz ya gusul (boy abdesti) yaparken iğne ucu kadar yer kuru kalmayacak. Ben bir tarihte dişimi çektirmiştim de acaba diyorum... Kavuklu: Neyini çektirmiştin? Zenne: Dişimi efendim, dişimi. Şimdi gusul yaparken diyorum, çektirdiğim ve hatıra olarak bir kavanozda sakladığım dişimi de yıkayacak mıyım. Ne de olsa o da benden bir parçaydı? Bir kanaldaki orta oyunu sizi sıktıysa başka kanalı deneyebilirsiniz. Maşaallah bütün kanallarda Direklerarası var. Bir kanaldan diğerine geçerken sahura kadar vaktin nasıl akıp gittiğini farketmiyorsunuz bile. Kimisinde kavuklu müderris rolünde, kimisinde Mehdi. Ölçüyü kaçırıp İsa-Mesih rolüne soyunanı bile var. Bu sanatkar takımı her zaman itidal ölçüsünü tutturamıyor. Ama Allah için sanatlarının hakkını veriyorlar, dikkat etmeseniz başmüderris rolüne soyunan Karagöz'ü ya da Kavuklu'yu pekala gerçek müderris sanabilirsiniz. Bir dostum bu sanatkarları gerçek müderris zannedip bu ne edepsizliktir diye öfkelenmiş de gerçeği anlatana, onların sadece sanatkar olduğunu, aldıkları paranın, sanatın (makamın mı deseydim acaba) hakkını vermek için bu kadar yürekten oynadıklarını kabul ettirene kadar akla karayı seçtim. En iyisi Amerikan filmlerinde olduğu gibi Direklerarası programlarından önce bu oyundaki müderrislerin gerçek müderrislerle hiçbir bir ilgisi bulunmadığını, olayın bütünüyle hayali olduğunu belirten bir uyarı yapmak. Yanlış anlamalar da böylece önlenmiş olur. Bu seneki Direklerarası programları çok başarılı ve eğlenceli vesselam...
makifaydin@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|