![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Hocaların günahıÜlkemizde oynanan 1.Lig, dibiyle tepesi arasında uçurumlar bulunan bir görüntü arzediyor. Kuruluşundan bu yana ilk üçe giren takımlar neredeyse hep aynı. Bir nevi ülkedeki gelir dağılımının göstergesi gibi. Bir ara Trabzon bu hegemonyayı deldi ve "dördüncü büyük" unvanını aldı. Yukarıya tırmanmaya kalkışanlar zirveye yaklaştıkça, çeşitli hava akımlarına kapılan bulutlar gibi dağılıyor. Türkiye 1.Ligi'ni neticesi önceden belli bir sıralanma haline getiren ve doğrusu heyecan unsurunu ortadan kaldıran bu yapılanmaya bir kaç yıldır sadece Galatasaray farklılaştırdı. O da içeride değil, Avrupa'da oynadığı futbol ile. Doğrusu Fiorentina ile İnter'in karşılaşmasını şu gün için 1.lig'de oynanan herhangi bir maçtan daha önemli ve zevkli bulan Türk seyircisine de neredeyse hak vereceğiz. Ne de olsa birinde Fatih Terim, ötekinde Hakan Şükür var. Şimdi şu haftanın Beşiktaş-Siirt Jet-Pa maçıyla Fenerbahçe'nin Bursa maçlarına bakalım. Burada en alttakilerle en üsttekilerin kapıştığını görüyoruz. En alttaki takım canını dişine takıp oynuyor; bu arada on kişi kalıyor, mağlup duruma düşüyor, ama yılmıyor, bastırıp beraberliği koparıyor. Biraz daha bastırsa bekli galibiyete ulaşacak. Şimdi taraftar haklı olarak soruyor: Tek tek gerçekten birer şöhret ve kabiliyet olan futbolcular alınmış; yeni bir takım kurulmuş. Bu takımla şampiyonluk kovalanıyor ve Avrupa sahalarına girmek düşünülüyor. Taraftar oynanan futbola, kondüsyona, takım dayanışmasına bakıyor: -Yok ya, bunlarla mı? diye bir daha soruyor. Sorunun muhatabı doğrudan doğruya Scala ve Mustafa Denizli'dir. Ama ne görüyoruz? Hocalar pişkinlikle suçu futbolcuların üzerine yıkıyorlar. Buna hakları yok. Ortada görülen yanmış-yıkılmış tablo kendilerinin eseridir. Sezonun ortasına gelindiğinde düşme hattında oynayan iki takıma karşı -hem de on kişi kaldıklarında- bu kadar acze düşen şampiyon adaylarına kimse güvenemez. Bu güven eksikliğinin baş sorumluları takımı yöneten hocalardır. Fenerbahçe'de bariz bir kondüsyon eksikliği var. Takım (Avrupa'ya çıkmayı hayal ediyor ama) henüz toplu hum-toplu müdafayı bütün hatları ile bir kez olsun tatbik edemiyor. Beşiktaş'ın Ahmet Dursun'u bencillik yüzünden tam dört net gol pozisyonunu harcıyorsa, bunun sorumluluğu kendisi kadar hocaya da aittir. Şimdi sezonun ortasına yaklaşırken Denizli ile Scala külahları önlerine koyup bir düşünsünler bakalım. Galatasaray'ın bizden farkı ne?
mkutlu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|