YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Çamlıca geceleri

Samanyolu Televizyonu'nun yayınları artık "Beş Kıta"da izleniyor. Türk televizyonlarının yayınlarıyla Anadolu'nun dili, müziği, kültürü ve sanatı bütün dünyaya ulaşıyor. Ramazan ayının bereketi televizyonların "iftar"dan "sahur"a kadar devam eden yayınlarıyla dünyanın dört bir yanını kuşatıyor.

Kur'an'a ilişkin çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Suat Yıldırım'ın önerisiyle, geçen pazar akşamı STV'nin "Çamlıca Geceleri" programında bir "Ramazan Sohbeti"ne katıldım. Büyük bir ilgi ve beğeniyle izlenen programın yapımcısı Ahmet Gül.

Programın sunucusu kendini öğrencilerine adayan sanatçı Yasemin Kumral, ses ve sahne ustası Teyfik Gelenbe'nin de katkılarıyla, zor konuları her kesimin izleyebileceği bir yapı, renk ve içerik içinde ele alıyor. Bir aile ortamı içinde sunulan sohbet geniş bir izleyici kitlesinin ilgisini çekiyor.

Sohbet sırasında söz dönüp dolaşıp tokgözlülüğün eğitim ve öğretimi olan 'tasavvuf"a geldi. Haksızlığı doğrulukla, ikiyüzlülüğü açıkyüreklilikle, açgözlülüğü eliaçıklıkla yenmenin yolu ve yöntemi olan tasavvuf, İslam kültüründe vazgeçilmez bir yer tutar.

Hayatın yaşanır kılınmasında iç dünyanın zenginleştirilmesi, dış dünyanın zenginleştirilmesinden çok daha önemlidir. Zaten iç dünyanın derinliklerine doğru uzun bir yolculuğa çıkmadan, dış dünyanın kapıları da açılmaz. Çünkü dış dünya "erdemli" ve "tokgözlü" insanlarla Cennet'e, "hırslı" ve "açgözlü" insanlarla da Cehennem'e dönüşür.

Yeryüzünü bir Cennet'e çevirmede, en etkili, en güçlü kaynak, iki gününü birbirinden daha güzel, daha üretken kılabilen, gönlü zengin, gözütok insandır. Çünkü iç dünyanın zenginliği, mutlaka dış dünyaya yansır. Hicret"in üzerinden bir yüzyıl geçmeden Müslümanlar'ın Çin'den Fransa'ya kadar uzanmasının kaynağında, hiçbir karşılık beklemeden "veren el" olmasını bilenler vardır.

Büyük gönül ustaları sözkonusu olduğunda, akla ilk önce Yunus, Mevlana, Ahmet Yesevi, Hacı Bayram, Hacı Bektaş ve Bahaddin Nakşibend gelir. Onlar Orta Asya, Kafkaslar, Anadolu ve Balkanlar'ın İslam'la tanışmasında ordulardan çok daha önemli, çok daha büyük sorumluluk yüklenmişler.

"Ramazan ayı" Anadolu insanının ortak paydalarının başında gelir. Prof. Dr. Beşir Atalay'ın yönetiminde ANAR'ın yaptığı bir kamuoyu araştırması, toplumda oruç tutanların oranının yüzde seksenlere ulaştığını gösteriyor.

Oruç'la gözlerini doyuranlar, Anadolu'da yeni bir dönüşümün yolunu kolaylıkla açabilirler.


12 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...