![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Beyinlere ikramAdalet bakanı Prof. Hikmet Sami Türk'ün gazetelerin Ankara temsilcileriyle sohbetinde yanyana düştüğümüz Aydınlık'tan Hikmet Çiçek, bakanın, "Yalçın Küçük orada rahat eder" demesi üzerine, "Görüyorsun" dedi bana, "Bakan, sizin de dostunuz Yalçın Küçük'e F-tipini uygun buluyor..." Yalçın Küçük'ü -maalesef- şahsen tanımıyorum bile. Galiba, gazetelerin Ankara temsilcileri içerisinde bir ben geçmişte onun rahle-i tedrisinden geçmiş değilim. Şahsen tanımasam da yazdıklarını ilgiyle okuyor, değerlendirmelerini olağanüstü ciddiye alıyorum. Türkiye'nin nâdir orijinal fikirler üreten beyinlerinden biri o... Bu özelliğiyle hiç tanışmamış olanlar için iyi bir başlangıç olacağını sandığım 'Tekelistan' kitabı şu yakınlarda yayımlandı Yalçın Küçük'ün. Basımına da özen gösterilen bu eseri okuyanlar cins bir kafayla karşı karşıya olduklarını anlayacaklardır. Bölük pörçük irtibatlardan müthiş sonuçlar çıkartan, anti-semitizm limanına uğramadan Yahudilik ve dönmelik konularına yer veren, gözümüzün önünde cereyan ettiği halde künhüne vâkıf olamadığımız olayları daha iyi kavramamıza yarayan tahlillerle dolu bir kitap 'Tekelistan'... Okuyun, keyif alacak ve zenginleştiğinizi hissedeceksiniz. (YGS Yayınları, Tel.: 216- 330 2188; Faks: 216- 330 2189) Bana mı öyle geliyor, yoksa gerçek mi bilemem, ancak son zamanlarda Yahudiler üzerine yazılan kitapların sayısında bir artış var. Ankara İlahiyat Fakültesi'nden Dr. Ahmet Hikmet Eroğlu'nun 'Osmanlı Devletinde Yahudiler' adlı eseri, tarihin tozlu sayfalarında bizi gezdirirken imparatorluğun dört bir yanında yaşanan etnik-dini hayatın ayrıntılarına da ışık tutuyor. Şimdi finansal açıdan muhtaç duruma düştüğümüzde gözlerimiz IMF ve Dünya Bankası'na çevriliyor ya, geçmişte o işlevi uluslararası ilişkileri bulunan Galata bankerleri üstleniyorlardı. Ayrıca, sarayın hareminde de nüfuzlu idi Yahudiler... Sosyal, siyasi, mâli bir çok alanda daha açık bir fikre sahip olmamızı, kendi tarihimize farklı bir gözlükten bakmamızı sağlayan bir kitap bu. (Alperen Yayınları, Tel.: 312- 312 7231). Aynı alanda bir başka tarih araştırması, etnik konulara yakın duran (daha önce 'Fener Rum Patrikhanesi' adlı eserinden tanıdığımız) Hakan Alkan'ın şimdilerde ilk cildini çıkardığı '500 yıllık serüven: Belgelerle Türkiye Yahudileri' adlı çalışması. Ezilen, zulmedilen bir dini-etnik gruba, Osmanlı, hem de neredeyse bütün Batı'nın karşısına dikileceğini bile bile, neden sahip çıkmıştı? Osmanlı himayesinde serpilip gelişen Yahudiler devletin kendilerinden beklediği hizmetleri nasıl yerine getirdiler? Bu ve benzeri sorulara arşiv belgeleriyle cevap veriyor Hakan Alkan'ın kitabı... (Günce Yayıncılık: Tel.: 312- 284-7113) İçişleri bakanı Saadettin Tantan'ın, bizdeki yolsuzluk olaylarını tarihi pespektifine yerleştirme çabasıyla 'Tapınak Şövalyeleri' kavramını kullandığını herhalde hatırlıyorsunuz. O günlerde, bir grup BBC programcısının kaleme aldığı 'Kutsal kase, kutsal kan' adlı eserden söz etmiş, aynı grubun kaleme aldığı 'Mabet ve loca' kitabının da çevrilmesi gerektiğine işaret etmiştim. 'Mabet ve loca', önceki kitabın da yayıncısı Emre Yayıncılık ( Tel.: 212- 517-4617; Faks: 212- 516-9708) tarafından şu yakınlarda çıkarıldı. Kitapta 'Tampliye' diye anılanlar bizim 'Tapınak Şövalyeleri' işte. Bu tür eserleri tercüme etmenin zorluğu bu kitapta da kendini belli ediyor; ancak etkilerini değişik biçimlerde bugün bile hissettiren bir örgütlenme hakkında geniş bilgi sahibi olmak istediği halde İngilizce bilmeyenler için zahmete değer bir çaba bu kitabı okumak... Michael Baigent ve Richard Leigh'in tarihi-antropolojik araştırması gerçekten değerli. (Her iki çalışmanın BBC'de yayımlanan belgesellerini izlemek için ne vermezdim; özel kanallardan biri neden bulup yayınlamaz, bilemem...) Hangi kitap fuarına gitsem kendi kaleme aldığı kitaplar için kurduğu Vatan Yayınları standında karşılaşırım Süleyman Kocabaş'la. Tarihi konular yanında 28 Şubat sürecine ışık tutan arşiv taramalarıyla da dikkat çeken bir araştırmacı o. 'Refahyol hükümetinin perde arkası 1996-1997' ve 'Post-modern darbe süreci - 28 Şubat'a doping' adlı kitaplarını el altında bulundurduğumu daha önce belirtmiştim. Süleyman Kocabaş'ın son çalışması travmalarını hâlâ üzerimizden atamadığımız Balkan savaşı (1912-1913) üzerine. Osmanlı'nın Avrupa'daki ayağını kesmeyle sonuçlanan savaşı 'Son haçlı seferi' olarak görüyor yazar ve o günlerde yaşananları kitabının sayfalarında bize de yaşatıyor. (Son haçlı seferi: Balkan harbi; Vatan Yayınları, Kayseri. Tel.: 352- 437-3990). FP ile ilgili kapatılma dâvâsının son aşamasına girdiği şu günlerde belleklerimizin tazelenmeye ihtiyacı var. Gazeteci Fehmi Çalmuk, 'Bir Erbakan hikâyesi: Selamun aleyküm komutanım' adını verdiği kitabında bunu yapıyor. Daha çok Refahyol döneminde yaşananlar üzerinde odaklanmış olsa da Erbakan'ın başlattığı siyasi hareketin geçmişine de göz atıyor. Kitap anekdotlar ve arşiv malzemesi zengini. RP/FP'yi yakından izleyebilme üstünlüğünü iyi kullanmış Fehmi Çalmuk... (Kim Yayınları, 312- 418-6570). İstanbul ve Ankara'da kitap fuarlarının sürdüğü şu günlerde, hem de indirimli tarifeden alacağınız eserlerle beyninize de ikramda bulunun...
tkivanc@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|