![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
El kesesinden af dağıtmakCumhurbaşkanı'nın tasdikini bekleyen yeni Af Kanunu, doğrudan bu kanundan yararlananlar dışında hiç kimseyi memnun etmeyen bir hilkat garibesi. Bu her bakımdan özürlü kanun, ortaya konan tepkiler karşısında hamisi Rahşan Ecevit'le olan nesep bağını da kaybedince adeta cami kapısına bırakılmış çocuk durumuna düştü. O zaman şu sorunun cevaplanması gerekiyor: Hiç kimsenin sahiplenmediği bu kanun neden çıktı. Aslında iyi işleyen bir hukuk sisteminde af kanunlarının çıkmaması gerekir. Çünkü bu tür kanunların sistemin hata ürettiğinin kanıtıdır. Adeta hatalı ürününü geri alan firmalar gibi, devlet de hatalı olarak verdiği cezalandırmaları geri almaktadır. Bu şekilde devlet 77 yılda 52 af kanunu çıkarmış; insanın inananası gelmiyor. Ancak bunu yaparken de devlet kendisine yönelik suçlarda hiç affedici bir tavır takınmıyor. Af kapsamı dışında bırakılan suçların önemli bir kısmı devletin şahsiyetine ilişkin suçlar teşkil ediyor. Bir başka ifadeyle mağduru devlet olan suçlarda genel olarak af yok, mağduru sade vatandaş olan suçlarda bol keseden af dağıtılıyor. Bu da tabiatıyla bu suçların mağdurlarını haklı olarak rahatsız ediyor. Af Kanunu'nun haberleri çıktığından beri bir yakınını bu şekilde cinayete veya trafik terörüne kurban vermiş kimseler feryad ediyorlar, "Bizim affetmediğimiz devlet nasıl affeder?" diye. Bu haklı bir feryattır; ateş düştüğü yeri yakar. Bir gazetecinin Rahşan Ecevit'e yönelttiği, "Bir yakınınız öldürülseydi de yine katillerin affedilmesi veya cezalarının indirilmesi için kanun çıkarılmasına öncülük eder miydiniz?" sorusu önemli bir sorudur ve "Faraziyeler üzerine hüküm yürütülmez" sözcükleriyle geçiştirilemez. Devlet sosyal barışı korumak istiyorsa, başkalarının acıları üzerine af bina edemez. Bu ilerde ihkak-ı hakları gündeme getirebilir. Kaldı ki bunun da ötesinde kanunda önemli tutarsızlıklar var: Daha ağır suçlara af getirilirken daha hafifleri muaf tutulmuş. TCK 414-418 af kapsamı dışında tutulduğu için ırza geçenler bu kanundan yararlanamıyor, ancak 448-450 af kapsamına dahil edildiğinden ırza geçtikten sonra bir de mağduru öldürenler aftan yararlanıyor. Kanunun ne kadar çala kalem hazırlandığının bundan daha iyi göstergesi olamaz. Türkiye'nin bir ceza reformuna daha da genel ifade etmek gerekirse bir hukuk reformuna şiddetle ihtiyaç duyduğu inkar edilemez. Adalet sisteminin toptan gözden geçirilmesi gerektiği bir vakıa. Yasama organı bunu yapmak yerine palyatif tedbirlerle günü kurtarmak istiyor. Böyle geçici bir tedbir vatandaşın yasama organına ve siyasi otoriteye güvenini azaltıyor. Bu kanunun aslında muhtemel iptal kararlarıyla genişletileceği ve yandaşların, Türkiye'yi sömürenlerin cezasız kalmalarını sağlanacağı endişesi doğuruyor. Vatandaşın devlete yönelik güven duygusu daha fazla zedelenmemeli.
makifaydin@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|