YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama


Ashabın aykırı torunları

Doç.Dr. Ahmet Demircan, 'Hâricilik Mezhebinin Doğuşu Bağlamında Din Siyaset İlişkisi" adlı eserinde, Hâriciler'in bilinmeyen yönlerini ve Hâriciliğin doğuşundaki farklı etkenleri çarpıcı tespitlerle anlatıyor.

Hâricilik mezhebinin doğuşu hakkında bilinen en yaygın anlatım, Sıffin Savaşı sırasında Hz. Ali'nin ordusunda bulunan bir grubun önce onu tahkimi kabule zorlayıp sonra da yaptıklarının yanlış olduğunu kabul ederek vazgeçmeleri ve Hz. Ali'den de tahkimden vazgeçmesini istemeleri sonucu gelişen olaylar olarak bilinir. Doç. Dr. Adnan Demircan'ın hazırladığı 'Hâricilik Mezhebinin Doğuşu Bağlamında Din Siyaset İlişkisi' adlı eserde, Hâriciliğin doğuşu hakkında genel kanaatin aksine görüş bildiren farklı tartışmalara ve fikirlere yer veriliyor.

Hâricilik-radikallik

Kitabının önsözünde, "Batılı bazı yazarlar, Hâriciler'in görüşleriyle günümüzdeki kimi radikal İslâmcı grupların görüşleri arasındaki paralelliğe dayanarak, radikal hareketlerin doğuşunu İslâm'a bağlama eğilimindedirler. Oysa her dinin bağlıları arasında radikal yorumlara sahip grupların mevcudiyeti, inkarı mümkün olmayan bilimsel bir tespittir. Bizce ilk Hâriciler ile günümüzdeki bazı gruplar arasında mevcut olan benzerliklerin nedenlerini, ortaya çıktıkları vasatlarda aramak daha uygundur" diyen Adnan Demircan'ın hazırladığı eser, üçü kendisine ait olmak üzere beş makaleden oluşuyor. Birinci bölümde Demircan, Hâriciliğin doğuşunu hazırlayan etkenleri ele alıyor. Buna göre Hâriciliğin doğuşunda; bedevi hayattan şehir hayatına geçen Arap toplumunun yaşadığı değişim sürecinin sonuçları, Hâricilik hareketine katılanların düşünce yapısı, dünyaya bakış açıları ve din hakkındaki genel tutumları, Arap toplumunun ilk iki halifeden sonra zamanla siyasal konulara ilgi duyması, ortaya çıkan siyasal sorunların çözümünde Kur'an ve sünnette kesin nasların bulunmayışı üzerine kişilerin ortaya koyduğu düşünce ve yorumların farklı görüşlere davetiye çıkarması ve Hz. Ömer devrinden bu yana fethedilen farklı ülkelerdeki milletlerin kültürlerinin etkisi.

Halifeler dönemi

Demircan, Hâriciliğin orijinini incelediği ikinci makalesinde, İslâm'ın ilk döneminin şartları ele alındığında dinin hayatta belirleyici etkenlerden birisi olması nedeniyle dindarlığın çoğu zaman ayırt edici bir özellik olmadığını, Hâriciler'in tartıştıkları konular, siyasal yaklaşımlar; ilk defa ortaya çıktıkları ortamda gösterdikleri tepkiler bakımından onların siyasi bir hareket olarak nitelendirilmesinin daha doğru bir tespit olacağını belirtiyor. Prof. Dr. Selim en-Nu'aymi Hâriciliğin doğuşunu araştırdığı makalesinde, Hâricilik hareketinin izlerini Hz. Osman ve Hz. Ali döneminin siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylarında sürüyor. Nu'aymi, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in güçlü ve otoriter kişiliği sonucu Müslümanlar arasında herhangi bir farklı görüşün ortaya çıkma fırsatı bulamadığını, yönetim anlayışı bakımından yumuşak ve müsamahalı olan Hz. Osman'ın devrinde, farklı görüşlerin kendilerini ifade edebilecek bir zemin bulabildiklerini belirtiyor. Prof. Dr. Mahmud İsmail Abdurrâzık Hâriciler ve tahkim olayı etrafındaki tartışmaları değerlendirirken, Doç. Dr. Adnan Demircan tarafından Hârici fırkalar ele alınıyor. (Beyan Yay. Tel: 0212-512 76 97)

Haricilik; siyasî-dînî bir mezhep

Bugün Hâricilik, İslam tarihinin ilk dönemlerindeki etkisini kaybetmiş ve sadece Umân, Zengibar ve Cezayir'in bazı bölgeleri dışında varlık gösterememiştir. Hârici fırkalarının bir kısmı ılımlı eğilimdeyken bir kısmı da şiddet yanlısıydı. Şiddet yanlısı en önemli fırka "Ezrakiler"di, ılımlı fırkaların en önemlisi ise "İbadiler"di. Diğer Hârici fırkaları fazla etkili olamamış ve sadece İbadiler günümüze kadar varlığını sürdürebilmişti. Ahmet Demircan kitabın sonunda Hâricilik hareketi hakkında şöyle diyor: "Hâriciler, siyasi tartışmalar etrafında ortaya çıkan önemli bir siyasi-dini mezhep olarak, İslâm dünyası açısından orijinal ve değerli bazı siyasal düşüncelere sahiptir. İmametin belirli bir aileye ya da gruba tahsis edilmediğini, yöneticinin yoldan çıkması halinde tebaanın başkaldırı hakkının olduğunu savunan ilk mezhep oldukları halde, görüşlerini şiddete başvurarak hayata geçirmeye çalışmaları ve zaman zaman aşırıya gitmeleri, onların bu önemli görüşlerine gölge düşürmüştür. Eğer Müslümanlar onların görüşlerini geliştirebilecek olanaklara sahip olsalardı, belki bugün Batı demokrasisinden daha güzel bir siyasal sistem oluşturabilirlerdi."

Havva Setenay İlhan


Kağıda basmak için tıklayın.

2 Sinemacı 2 Kadın
MarLeni

Yahya Kemal şiirleri ile anılacak
İş Sanat'ta düzenlenecek "Şair ve Müzik/ Rindlerin Akşamı" gecesinde, şiirleri müzik yapıtlarına en çok güfte olmuş usta şair Yahya Kemal'in eserleri, düşünceleri, güftelerinden yapılan besteleri eşliğinde seslendirilecek. 16 Aralık Cumartesi günü saat 19.30'da yapılacak gecede, şairin İstanbul'unun görüntülerinden oluşan bir gösteri de gerçekleştirilecek. "Rindlerin Akşamında", Toron Karacaoğlu ve Ayda Aksel, ünlü şairin yapıtlarından örnekler verirken, Gürsel Koçak yönetimindeki İstanbul Klasik Türk Müziği Orkestra ve Korosu başta Münir Nurettin Selçuk olmak üzere, çağdaş müzik ustalarının besteledikleri Yahya Kemal şiirlerini yorumlayacak. Bilet satış ve rezervasyon için: Biletix Çağrı Merkezi Tel: (0216) 454 15 55


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...