![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Televizyonlar kalitesizBizim okurlarımız bilinçli tüketici diyorum; yıllardır çeşitli yönlerden tüketici sorunlarıyla muhatap olduğum için bu tespiti yapıyorum. Köşemizin okurlarından aldığımız yoğun faks ya da e-mail mesajlarının her biri bu köşeyi hazırlarken bana yön veriyor. Bu yazılar, tüketici olarak birebir yaşanan ve çözümü için takibe aldığımız sorunlarla ilgili şikayetlerin yanısıra tüketim gündemini ilgilendiren ortak yakınmaları da anlatıyor. Ankaralı bilinçli tüketicimiz H.Taşçı da yazılarımızı hazırlarken mutlaka gönderdiği faks mesajlarını göz önünde bulundurduğumuz okurlarımızdan biri. Okurum yazılı olarak gönderdiği şikayetinde tüketicinin bilgilenme hakkına saygılı yayın yapmayan yayın kuruluşlarıyla ilgili eksiklere dikkat çekiyor ve şöyle diyor: "Tüketcinin bilinçlendirilmesi, tüketim ilişkisinde uğranılan zararın tazmini için nerelere başvurulabileceği hususunda bilgiler vermek televizyon yayını yapan kuruluşların görevidir. Fakat ileri teknoloji ürünü olarak evlerimize giren televizyonlar yayın kalitesi açısından çok geri konumda. Yayınların neredeyse %70 oranı magazin ve eğlence ağırlıklı. Asli görevi olmasına rağmen hiçbir televizyon kuruluşu halkın bilgilenmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Oysa örneğin, belediyelerin bilboardlarının bile işin içine katılarak tüketicinin bilgi eksiklerinin mutlaka giderilmesi gerekiyor." İletişim Fakültesi Radyo-TV Bölümü mezunu ve yıllarca televizyon programı hazırlamış, sunmuş biri olarak okurumuza aynen katılıyorum. Bugün maalesef sırf ticari kaygılarla, üstelik de amatörce yürütülen televizyon yayıncılığı akılalmaz boyutta bir kalitesizliğe doğru sürükleniyor. Televizyon kuruluşlarının, komedi programlarına malzeme olacak tarzda haber spikerleri gibi eleman vs. konularında mevcut altyapı durumları da gösteriyor ki, otokontrol mekanizması ile kalite sorunun çözümünü mevcut televizyon kuruluşlarından beklemek fazlaca iyimserlik olacak. Geçtiğimiz gün çizgi film Pokemon konusundaki kamuoyu tepkileri, Radyo Televizyon Üst Kurulu'- (RTÜK)'na kanal kapattırmıştı. Kalitesizliğin geldiği boyut bu işte. Bırakınız insanları bilgilendirmeyi falan, akılalmaz duyarsızlığın son örneği basit bir çizgi filmle çocuklarımızın ruhsal sağlığı tehdit edilebiliyor, bu yolla toplumun hayatına kastedilebiliyor. Televizyonların yayın kalitesizliğine etkin olarak dur denilmesini beklerken, yetkililere bu vesileyle açık mesaj yolluyorum; Radyo-Tv Yasası ve Tüketici Kanunu'nda tüketicinin eğitimiyle ilgili madde işletilmeli, bütün televizyonlara tüketici haklarını anlatan bilgilendirici program yayınlama zorunluluğu getirilmesi yönünde harekete geçilmelidir. Bu çağrının muhatabı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet Bakanlığı'dır. "Hastane pazarlamacıları" Bakanlık takibinde
Dünkü yazımızda yine çok önemli bir okur mektubuna yer vermiş, hastanelerin muayene saatlerini gasp eden "albenili giyimli-kocaman çantalı" ilaç tanıtımcılarıyla ilgili şikayetleri gündeme getirmiştik. Hasta ve tüketici hakları ihlali anlamına gelen muayene saatlerinde ilaç tanıtımı rezaleti ile ilgili yazımız Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından inceleniyor. Köşemizin Ankaralı okuru Mustafa Ateş'in "Sizden istirhamımız, lütfen Sağlık Bakanımız'a, bu konuyu açık bir mektupla intikal ettiriniz. Biz ilaçların tanıtılmasına karşı değiliz. Ancak, ilaç firmalarının görevlileri ve doktorlar, hastaların muayene edildiği saatleri, bu gibi faaliyetlerle doldurmasınlar. İlaç tanıtımının başka bir yolu yok mudur Allah aşkına? Doktorun muayene zamanı dışında bu işe ayıracağı bir vakti yok mudur?" şeklindeki sözlerle sorunun ciddiyetini dile getirdiği mesajını yayınlamış ve yine okurumuzun talebi üzerine, Sağlık Bakanlığı'na şu çağrıyı yapmıştık: Lütfen vakit geçmeden bir genelge yayınlayarak hastane hizmetleri bakımından "ayıplı sunum" anlamına gelen bu soruna, yani ilaç pazarlamacılarının hasta muayene salonlarında tüketicilerin zamanında ve kaliteli sağlık hizmeti alma hakkını gasp etmelerine bir son veriniz. Aynı mesajı hemen Bakanlık yetkililerine sözlü olarak da ilettim. Gelişmeleri bu köşeden takip edebilirsiniz. Duydunuz mu?
Pokemon dehşeti sürüyor
Ekranların çocukları kasteden dehşetli çizgi filmi pokemonun marifetleriyle ilgili son haber Kars'tan geldi. Evde çekyattan uçarken kolunu kıran küçük Emre hastanelik oldu. Su ailesinin küçük çocuğu 5 yaşındaki Emre Bekir Su, Pokemonlar'a özenerek evin içerisinde uçmaya yeltendi. Düşme sonucu kolunu kıran küçük Pokemonzede, hastaneye bile çok sevdiği çizgi film kahramını Pokemon kartı veren cips paketi ile geldi. Hastanede tedavisi yapılan Pokemonzede Su, Pokemon'u ve uçmayı sevdiğini, kolu kırılmasına rağmen, tekrar uçmayı deneyeceğini söyledi. Anne Sebahat Su ise, diğer küçük çocuklarının da aynı şekilde uçmaya çalıştığını söyledi. Sağlıklı gıda için doğru denetim
Gıda konusunda bir süreden beri bu köşeden belediyelere verdiğimiz "Tüketicinin sağlığı ve ekonomik çıkarlarının korunması için doğru, zamanında ve etkili denetim" çağrısına cevaplar gelmeye başladı. Ramazan dolayısıyla şehir genelinde bulunan fırınlarda denetimlerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, 5 fırın hakkında zabıt tuttu, etiketsiz 150 ekmeğe de el koydu. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Doğan Taşfiliz ile Bursa Fırıncılar Odası Denetim Kurulu Başkanı Bilal Canpolat'ın da katıldığı denetimlerde, fırınlarda hijyene uyulup uyulmadığı kontrol edildi ve ekmeklerin gramajları ölçüldü. Denetimler sırasında etiketsiz olarak satılan 150 adet ekmeğe el konulurken, 5 fırın hakkında da yasal işlem yapıldı.
hnisa@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|