![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Acele düşman aranıyorDüşüncelerinin büyük bir bölümüne katılmam; çoğunlukla geri, yoz ve ilkel gelir söyledikleri. Kemalizm'i anti-Batı temelinde yeniden yorumlayarak, buradan bir "çağdaşlaşma" modeli süzmeye çalışır ki, komik olduğunun kendisi de farkında değildir. "An gelir" farkeder. "An gelir Attila İlhan da..." Eskiden Divan tarzı şiirlerini çok severdim. Artık onlar da yavan geliyor bana. Bir "Yağmur Kaçağı"ndan, bir "Sisler Bulvarı"ndan fersah fersah uzaklar. Hani, "Yağmurdan çıkıp geleceksin Hannelise/yağmur gözlerinden çıkıp gelecek..." diyordu ya. İyi manzumeci. Kötü romancı. Şaşkın mütefekkir. "Batı" üzerine de isabet yüzdesi yüksek bir çuval laf etti bugüne kadar. Yüzlerce yazı yazdı. Aşağıda, o yazılardan birini okuyacaksınız. Bizi dinlemiyorlar. Belki Attila İlhan'ı dinlerler. Ahmet Taşgetiren, dünkü yazısında, "Türkiye ABD-AB-NATO ilişkilerini yeniden düşünecek. Türkiye (bazı konularda) net tavır koydu; AB'nin talebini reddetti, ABD'nin baskılarını da geri çevirdi. Şimdi Ankara'nın kararlılığını destekleme zamanıdır!" diyordu ya, ola ki batıyla ilişkiler konusunda yeni bir perspektif sunar. İnşaallah... "Batı'nın ('Sistem'in) vakti XIX. yy. boyunca sömürge (koloni) savaşlarıyla geçiyor; o zaman düşmanı ya Kızılderililer, ya kara derililer, ya da sarı derililerdir. Batılı, beyaz ve hristiyan olmayanı o dönemde adamdan saymıyor; onları yok ediyor, topraklarına el koyuyor, medeniyetlerini darmadağın ediyor..." (....) "II. Dünya Savaşı ertesinde Batı yeni 'düşmanını' öteki 'totaliter'de, yani eski müttefiki Sovyetler Birliği'nde, onun temsil ettiği anti-kapitalist düzende buldu. Bu çatışmayı, atom silahlarının dehşet dengesi sayesinde yeni bir dünya savaşına çevirmediyse de, 'Soğuk Savaş' o dengeyi korumanın gerektirdiği silahlanma (Arada çıkarılan yöresel savaşlar: Kore, Vietnam, Çin vs.) silah fabrikatörlerinin yüzlerini güldürmekte devam ediyordu." (....) "Sistem'in açıkça ilan edilmiş ya da edilmemiş yeni savaşlara, 'yeni düşmanlıklara' ihtiyacı vardır. İran, Batı için bir savaş odağıdır; ihtilaf hanidir sürüyor. Ya Irak? Irak Batılı koalisyonun resmen hasmıdır, ona karşı savaşılmıştır; şu anda kıskıvrak bağlanmış, hâlâ başeğmediği için de 'ambargo' ile birlikte yeni türden bir 'Sevres' dayatılmıştır." (....) "Peki, Libya'ya ne demeli? ABD uçakları Libya'yı bombalamış, Akdeniz'de sinek uçsa kabahatli olarak Libya gösterilmiştir. Son seçimlerden sonra Cezayir, oından önce Sudan, bu arada Somali, hatta Afganistan Batı'nın ('Sistem'in) potansiyel düşmanları arasında yer alıyorlar. Farkettiyseniz, saydığım ülkelerin hepsi 'radikal' değil, ama hepsi Müslüman... Sistem, 'radikallik' bahanesiyle bu defa en eski 'hasmına', yani Müslümanlığa takmış olmasın. Buradan yola çıkarak, 'küreselleşme' çağında Batı'nın kendine seçtiği yeni düşmanın kim olacağını anlamak zor değil."
meyavuz@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|