![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Dedikodulu muhalefet ve Ecevit'in sağlığıTürkiye iyi yönetiliyor mu? İktidar, ülke meselelerine ve her gün ortaya çıkan sorunlara karşı yeterince donanımlı ve kararlı mı? Bu soruların cevabından ve koalisyonun hükümet etme biçiminin sorgulanmasından daha önce tartışılması gereken bir konu var: O da Başbakan Ecevit'in sağlık durumudur. Herkes biliyor... Ecevit'in sağlığı hakkında giderek yaygınlaşan bir dizi rivayet ve fısıltılar vardır. Başbakan'ın iki gün evine kapanması bile akla en kötü ihtimalleri getirebiliyor. Yürüyüşü, köşeli vücut hareketleri, giderek azalan çalışma saatleri merakla izleniyor ve sağlığı konusundaki kaygılar dile getiriliyor. Ancak, Başbakan'ın sağlığı kadar, bu konu üzerinden muhalefet geliştirilmesi de kaygı vericidir. Aylardır, kulislerde konuşulanlar meşru siyaset zeminine bir propaganda malzemesi olarak taşınmaya başlamıştır. DYP'nin yeni stratejisi
Bu bağlamda, son zamanlarda özellikle DYP'den gelen, Ecevit'in sağlığının bozukluğuna dair atışlar dikkat çekicidir. DYP sözcüleri, başta Genel Başkan Tansu Çiller olmak üzere sık sık Ecevit'in sağlığının bozuk olduğunu dile getiriyorlar. Çiller'in "Başbakan nerede? Başbakanlığı kimin yaptığını millet görmek istiyor. Orada bir kayyum var" sözleri bu fitili ateşledi. Ardından, bazı DYP'lilerin Meclis'te de tartışmalara yol açan sözleri geldi. Birkaç ay önce yaptığımız bir görüşmede Çiller, Ecevit için "Yaşlı, hasta... Bu yüzden, ona karşı bir şey söylemeye içim elvermiyor" anlamında bazı sözler sarfetmişti. Bu hassasiyetin artık terkedildiği ve aslında herkesin bildiği ama nezaket gereği dile getirilmeyen gerçeğin ilan edilmeye başlandığı anlaşılıyor. Bütün bunlar da DYP'de; kamuoyuna Ecevit'in sağlık durumunun Başbakanlık yapmaya müsait olmadığı mesajını vermeye yönelik bir stratejinin varlığına delalet ediyor. Buraya kadar olanlar, eğer bir liderin sağlığı gerçekten Başbakanlık yapmaya müsait değilse muhalefetin görevinin bu durumu ortaya çıkarmak olduğu şeklide yorumlanabilir. Nitekim, bu kervana bir başka muhalefet partisi üyesi, FP'li Faruk Çelik de "Allah aşkına yürümekten aciz bir insan bu ülkenin meselelerini nasıl çözecek? Adam hasta. Üç-beş kişinin yardımıyla zor yürüyor" sözleriyle katılmıştır. Ortada, sorgulamaya değer böylesine önemli bir konu varsa, kimse bir muhalefet partisinden sonuna kadar nezaket beklememelidir. Ecevit yılbaşında bırakıyor mu?
Ancak, DYP'nin yapmakta olduğu şeyin, bugünlerde "sığ" değil, "derin" kulislerde dolaşmakta olan bir kıyamet senaryosunun ruhuyla birebir örtüşmesi bu haklılığı zayıflatmaktadır. Bu yeni senaryoya göre Ecevit, yılbaşında ya da yılbaşından kısa bir süre sonra, "sağlık" nedenleriyle görevini bırakacak veya bırakmak zorunda kalacak. (Hatta, tedavi için ABD'ye gidecek) Hükümetin başına tarafsız, muteber bir isim getirilecek ve DYP de hükümete girecek. Ve yorumlara göre, DYP cephesinden Ecevit'in sağlığına yönelik nokta atışlar bu senaryonun bir ayağını oluşturmaktadır. Böyle bir şey olur mu, böyle bir siyaset tahakkuk ettirilebilir mi? Bu tarz projelerden en fazla mağdur olan, son üç yılını, kendisine yönelik gayrımeşru siyasetin doktoralarıyla geçiren Çiller'in, bu tür bir siyasete onay vermesi mantık dışı görülüyor. Ancak, kabul etmek lazım ki sözkonusu proje, 28 Şubat'tan beri arkası kesilmeyen ara rejim talepleriyle örtüşmektedir. Ve esasen, ister Ecevit'in sağlığı ister de Fazilet Partisi'nin kapatılması marifetiyle siyasetin merkezden dizayn edilmesine yönelik arzular hâlâ egemendir. Doğrusu bu arzular, yazılan senaryolarda kendisine verilen her rolü oynamaya teşne politikacılar oldukça da kolay kolay bitmeyecektir.
mkaraalioglu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|