![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
2000, Türk Sineması açısından da hareketli bir yıldı; geçen seneye oranla daha fazla film çekildi, daha çok proje hayata geçirildi. "Kahpe Bizans" yabancı filmleri bile geride bırakan bir gişe başarısı kazandı. Bir asırlık ömrü geride bırakan sinemaya 2000 yılında da Hollywood yine bütün ağırlığını koydu. Ülke sinemaları içinde İran ve Çin yapımı filmler yükselişlerini sürdürdü. Avrupa'nın en itibarlı sinema ödülleri olan Berlin ve Cannes'da 'sanat'ını konuşturan ve 'insan'a daha yakından bakan, duyguları daha sahici aktarmayı başaran filmler ödüllendirildi. Amerikan hayatına oldukça sert eleştiriler getiren Amerikan Güzeli 2000 yılı Oscar ödüllerinin galibi oldu. Bu yıl ülkemizde gösterime giren yabancı filmler içinde en akılda kalanları "Amerikan Güzeli", "Erkekler Ağlamaz", "Gladyatör", "Manolya", "Aydaki Adam", "Yeşil Yol", "Köstebek", "Altıncı His", "Aşkın Sırları", "Annem Hakkındaki Herşey", "Garaj Olimpo", "Buena Vista Social Club", "Karanlıkta Dans", "The Matrix", "Sırlar Oteli" ve "Kapışma"ydı. "Köstebek"le Oscar'a aday olan Russell Crowe, "Gladyatör"le yılın en çok konuşulan aktörü oldu. Bol bol korku ve gerilim filmi seyrettiğimiz bir yıl boyunca korku filmlerinin baş kahramanı genellikle şeytandı. "Haykırış", "Yarasalar", "Kara Göl", "Çığlık 3", "Hayalet Süvari", "9. Kapı", "Stigmata", "Şeytanın Günü", "Derin Karanlık" ve son olarak da "Gizli Gerçek" bu yıl gösterime giren gerilim ve korku filmlerinden bazıları. Türk Sineması'nda az ama öz film dönemiTürk Sineması açısından da hareketli bir yıldı, geçen seneye oranla daha fazla film çekildi, daha çok projenin hayat bulabilmesi için harekete geçildi. Gişe filmi olarak düşünülen ve çok güçlü bir promosyon kampanyasıyla gösterime giren "Kahpe Bizans" uzun bir aradan sonra yabancı filmleri bile geride bırakan bir gişe başarısı kazandı. Ancak sinema çevreleri ve eleştirmenlerce pek de beğenilmedi. Yılın seyirciyle büyük oranda buluşmayı başaran bir başka yerli filmi "Güle Güle", sinema ve tiyatronun usta isimlerini buluşturduğu kadrosu, dokunaklı öyküsüyle her yaş grubundan seyirciyi sinema salonlarına çekti. Gecikmeli olarak gösterim şansı bulan "Yara", "Güneşe Yolculuk" meraklılarının izlediği filmler olarak kalırken bu yılın en iyi iki Türk filmi Antalya'da yarışan ve festival seyircisinden tam not alan ancak henüz ticari gösterime girmeyen "Filler ve Çimen" ile "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" olarak akıllarda yer etti. Bu yıl seyirciyle buluşan filmlerden "Oyun Bozan", "Filler ve Çimen" ile "Melekler Evi"nde derin devlet, mafya, faili meçhuller ve kara para ilişkilerinin konu edilmesi ilgi çekici bir noktaydı. Altın Portakal bu yıl olaysızdı ancak bu kez de gösterime girecek filmlerin galaları öncesi ve sonrası 'olay' çıkarmak moda oldu. Melekler Evi gösterime gireceği günlerde başrol oyuncuları Talat Bulut ve Hande Ataizi arasındaki sözlü düello gişeyi pek de etkilemedi. "Abuzer Kadayıf" filminde İbrahim Tatlıses'in hayatının konu edildiği söylentisi ise oldukça iş gördü. Son olarak belki bilinçli bir promosyon gösterisi değildi ama "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar"ın galasında yaşanan tinerci dehşeti filmin televizyonlara farklı bir biçimde haber olmasına yol açtı. Ticarî filmlere prim vermeyenler için vazgeçilmez olan Uluslararası İstanbul Film Festivali ve Türsak Sinema-Tarih Buluşması bu yıl da sinema seyircisini Avrupa filmleri ve ülke sinemalarıyla buluşturmaya devam etti.
Remziye İNANIR
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|