YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Politika

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


Ankara'da mektup krizi


MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici'nin Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiği AB karşıtı mektubu Ankara'da tartışma yarattı.

KATILIM Ortaklığı Belgesi "AB dayatmaları" diye nitelendirilirken, "etnik haklar" konusundaki bazı açıklamalar "baykuş sesleri", devletin 'kritik makamlarındaki' bazı kişiler de "zaafta olmakla" suçlandı

Milliyetçi Hareket Partisi'nin Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi ve Kürtçe yayın ile ilgili görüşlerini anlatan mektup, Ankara'da boma etkisi yarattı. NTV televizyonunda yayınlanan mektup, 4 sayfadan oluşuyor. Katılım Ortaklığı'nda yer alan hususlar, "Avrupa Birliği dayatmaları" olarak değerlendiriliyor ve "Devlet katında farklı seslerin yükseliyor olması, milletimizin geleceği bakımından ciddi endişeler duymamızı gerektirmektedir" deniliyor.

Avrupa Birliği'nin son ev ödevi listesinin iki önemli mesaj verdiğine dikkat çekilen mektupta, şu ifadeye yer veriliyor: "Birincisi, AB'nin ne olduğu ve gelecekte nelerle meşgul olabileceği; ikincisi, bir Kürt milliyeti yaratılması konusundaki çalışmaları, bizzat Avrupa Birliği'nin yürütmeye kararlı bulunduğu..."

Kıbrıs ve etnik ayrımcılık

Mektupta, belgedeki Kıbrıs hususunun Denktaş'ın tutumu ve devlet zirvesinin kararlılığı ile devredışı bırakıldığı belirtiliyor ve şu ifadelere yer veriliyor: "Lakin, aynı hassasiyet ve kararlılığın ikinci önemli Sevr maddesi ile ilgili olarak gösterilmemiş olması, işaret ettiğimiz kafa karışıklığının devletin zirvesinde yaşandığının bir göstergesidir. İşte bu büyük bir zaaftır. Aslında yapılması gereken ve yapılması doğru olan, tıpkı Kıbrıs konusunda olduğu gibi, tabii tepkinin hemen gösterilmesi idi."

"Etnik ayrımcılık Türk milletinin tanımadığı bir kavramdır" ifadesine yer verilen mektupta yapılan millet kavramı, MHP'nin değişen milliyetçilik tanımına da işaret ediyor: "Türk milleti kavramı, hem Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan kamusal iradede, hem devletin hukuki yapısında, hem de imparatorluk sonrası yeni devletin oluşmasına etki eden fikri harekette etnik bir kavram değildir; sosyolojik bir kavramdır."

Mektupta, "Türkiye'de bireylerin tamamına yakınının etnik kimlikleri ile anılmak gibi bir talebi olmadığı" düşüncesine de şu ifadelerle yer veriliyor: "Avrupa'da da tanınmış olan yazar Yaşar Kemal, kendi kimliğini 'Ben Kürt asıllı Türk yazarıyım' şeklinde açıklamıştır, doğru tarif budur."

Aydınlar ve siyasetçilere tepki

MHP'nin mektubunda aydınlara ve siyasetçilere dönük eleştiriler de yer aldı:

"Milletimiz, terör doruk noktasındayken, günde birkaç evladının şehid naaşını vatan toprağına verirken bile vakarından birşey kaybetmeden bu gibi baykuş seslerini de sabırla dinlemiştir. Zaafta olanlar, bütün devirlerde olduğu gibi aydınlarımız ve siyasetçilerimiz arasından çıkmaktadır."

Devletin kritik makamlarındakiler...

Mektubun son paragrafında ise isim verilmeden, sert eleştiriler dile getiriliyor:

"Özellikle devletin kritik makamlarında bulunan, ülke güvenliği için stratejik önem taşıyan kurumlarda görev yapanların, söz ve davranışlarına daha fazla önem göstermeleri şarttır. Zira iyice düşünülmeden yapılan çıkışlar, bu kurumların gereksiz şekilde siyasi polemiklerin içine çekilmesine, saygınlığının zedelenmesine yol açtığı gibi, yaşanılan ortamda canlı tutulması daha da önem kazanan milli reflekslerin yıpranıp yavaşlatılması sonucunu doğurur." n ANKARA

FP destekledi DYP eleştirdi

Yahnici'nin mektubu, partili milletvekillerinden de destek buldu. MHP'li milletvekilleri, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde özellikle azınlıklar konusunda ortaya konulan isteklerin kabul edilemez olduğunu görüşündeler. MHP Kayseri Milletvekili Sadık Yakut, "Kürtçe TV, azınlıklar, anadilde eğitim gibi isteklerin kabul edilmemesi lazım. Bu anlamda uyarıların yapılması lazım" dedi.

FP: Mektup yazılabilir

Yahnici'nin mektubunu yorumlayan FP Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç, her milletvekilinin "bazı konulara dikkat çekmek ve hassasiyetini dile getirmek için mektup yazma hakkının bulunduğunu" belirterek, "Ancak Türkiye'nin AB'ye girip girmeyeceği konusu, yetkili organlarca değerlendirilmiş, gerekli aşamalardan geçtikten sonra karara bağlanmıştır. Bundan sonra da gelişmeler bu yönde devam edecektir" dedi.

DYP'den sert tepki

Yahnici'nin mektubu, muhalefetin DYP kanadında ise "itiraf" olarak değerlendirildi. Bu itirazların işin başında yapılması gerektiğini kaydeden DYP'li kurmaylar, Yahnici'nin "testiyi kırdıktan sonra bağırmasının" gerçekçi olmadığını belirttiler.

Genel Başkan Yardımcısı Hacı Filiz, "Türkiye'nin AB-IMF-DSP üçlüsünün dayatmasıyla yönlendirildiğini, MHP'nin de bu dayatmaya koltuk değneği görevi üstlendiğini" öne sürdü. Filiz, "Yahnici, çıktığı bir televizyon programında 'Apo'yu kimse asamaz' demişti. Testi kırıldıktan sonra bağırmanın bir anlamı yok. Bu testiyi ise DSP ve MHP kırmıştır. AB'nin emrivaki gibi önümüze koyduğu bu talepleri kendileri kabul ettiler, şimdi niye bağırıp çağırıyorlar" diye konuştu.




Kağıda basmak için tıklayın.

2001 FIRTINASI
Hükümeti, 2001 yılında fırtınalı gelişmeler bekliyor. Ekonomi, insan hakları, düşünce özgürlüğü, Kürtçe Tv. Hükümet ortakları arasında derin görüş ayrılıkları Türkiye'nin kaderini belirleyecek.
'Beyin göçü' korkutuyor
TÜBİTAK tarafından yurtdışında burslu eğitim görmesi için bu yıl 21 kişi seçildi. Ancak 2000 yılında Türkiye'ye dönmesi gereken 26 bursiyer ise geri dönmedi.
Çiller liderler turunda
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller çıkacağı liderler turunda, Siyasi Partiler Yasası, seçim harcamaları ve üye kayıtları konusunu siyasi parti liderlerine götürecek.
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, yeni yılda siyasi parti liderlerini ziyarete hazırlanıyor. Meclis'te grubu bulunan dört siyasi lideri ziyaret edecek olan Çiller, "parti içi demokrasinin kurumsallaştırılmasına" destek isteyecek.
Çiller, seçim harcamalarının şeffaflaştırılması, üye kayıtlarının yenilenmesi, seçim kanununda değişiklik yapılması konusunda partisinin hazırladığı teklifi sunacak. DYP, Seçim Kanunu'nda yapılmasını istediği değişiklikle daha önce uygulanan 'tercih sistemi'nin yeniden getirilmesini öneriyor. Buna göre, her parti seçim bölgelerinde çıkarılacak milletvekili sayısının iki katı aday gösterebilecek. Seçmenler partilerin listesinden istediği isimleri tercih edebilecekler. SPK'da yapılması istenen değişiklikte ise, üye kayıtlarının bilgisayara geçirilerek Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi öngörülüyor. DYP bu değişikliğe gerekçe olarak, tüm partilerin şikayetçi olduğu mükerrer yazım ve sahte üyeliklerin engellenmesini gösteriyor.
DYP'nin dosyasındaki önemli bir teklif ise, siyasetçi-işadamı ilişkisini sorgulayan seçim harcamalarına ilişkin. Teklifte, partilerin seçim harcamaları için "seçim hesabı" oluşturulması projesi var. Özel seçim hesabının seçim dönemlerinin başlangıcından itibaren, en geç 7 gün içinde açılması ve oy kullanma gününü izleyen 7 gün içinde kapatılması öneriliyor.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...